(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8639 E. , 2013/929 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, ... Köyü, 737 p…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8639 E. , 2013/929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, ... Köyü, 737 parsel sayılı 2/B parselinin bitişiği olan zilyetliğindeki 26000 m²'lik taşınmazının tesbit dışı bırakıldığını iddia ederek, bu yere ada parsel numarası verilerek tapuya tescili ve kullanımında olduğunun belirtilmesini istemiştir. Çekişmeli ... Köyü 737 parsel sayılı 44780 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davacı adına tapuda kayıtlı olup, tapu kaydı Kartal Tapulama Mahkemesinin 1956/203 - 1968/82 sayılı kararı ile oluşmuştur. Kadastro mahkemesince dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmediğinden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Pendik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2011 gün 2011/6591 -9951 sayılı kararıyla onanmış ve dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece zilyedin aynî hakkı olmadığı kişisel hakkı olup, ancak kullanım kadastrosu sırasında hak sahipliği tesbiti komisyonca değerlendirilmesi itiraz ve dava hakkının o aşamada ve kadastro mahkemesinde kullanılması mümkün olduğu zilyedin taşınmazın ada, pafta, parsel nosu verilerek zilyetlik şerhi verilmesini talep etme hakkı genel mahkemelerden isteyemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tesbit dışı bırakılan taşınmazın tapuya tescili ve kullanım şerhi verilmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi ile 25.6.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 27.02.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.