Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7780 E. , 2024/6969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7780 Karar No : 2024/6969 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Yönetimi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7780 E. , 2024/6969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7780 Karar No : 2024/6969 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Yönetimi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki plaza otoparkının 09.06.2019 tarihinde yaşanan şiddetli yağmur sebebiyle su basması sonucunda zarar gördüğünden bahisle olayda davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 309.208,56-TL zararın ödenmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile 309.208,56 TL zararın başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 309.208,56-TL maddi zararının tazmini istemiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali istemi yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi uyarınca idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında, idareye başvurularak ön karar alınmasının zorunlu olduğu, ancak böyle bir ön karar alındıktan sonra tam yargı davası açılabileceği, bu nedenle, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmaması nedeniyle, anılan Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine açılan tam yargı davasında, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptal davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı; bu durumda, idari eylemden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olarak davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin yukarıda belirtildiği üzere ön karar olması nedeniyle ortada idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığından, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; davacının, 309.208,56 TL maddi zararının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden, meydana gelen yoğun yağışın niteliğinin tespiti amacıyla, Mahkemenin 16/10/2020 tarihli ara kararı ile ... Genel Müdürlüğü'nden, 09.06.2019 tarihinde ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... .../... adresinde ve bu adresin bulunduğu mevkiide sel olayı yaşanıp yaşanmadığının, yaşanmış ise sebebinin bildirilerek, sel olayının yağan yağmur nedeniyle olması halinde hangi oranda yağış gerçekleştiğinin ve bu oranın son yıllar ortalamasına göre durumunun bildirilmesinin istenilmesine karar verildiği, ara karar üzerine sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıda, "Genel Müdürlüğümüz kayıtlarına göre 09.06.2019 tarihinde ... İli, ... İlçesi'nde 09.06.2016 tarihi saat 09:00 ile 10.06.2019 tarihi saat 09:00 arasında 44.6 mm (kg/metrekare) şiddetli karakterde yağış ölçülmüş, meydana gelen yağış sonuçları itibarı ile meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebir." şeklinde cevap verildiği, bu durumda, afet boyutundaki yağışlar nedeniyle, davacıya ait otoparkta meydana gelen zararda; oluşan zarar ile idarenin eylemi arasındaki illiyet bağının kesileceği, davaya konu hasara sebebiyet veren yağışın afet boyutunda bir yağış olduğu, bu haliyle davalı idarelere kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından, davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemler yönünden davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; bir daha böyle bir olay yaşanmaması için bina yönetimince masraf yapıldığı, plazanın güney tarafında ... yolu üzerinde belediyeye ait alanda yol kenarına 70-80 cm yükseklikte beton duvar yaptırıldığı, meydana gelen zararın altyapı yetersizliğinden, bölgede yağmur sularının tahliyesine yönelik kanalın olmayışından yahut yetersiz, eksik veya hatalı yapılmasından kaynaklandığı, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan tespit davasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunun da zararın varlığını ortaya koyduğu, idarelerin altyapı eksikliğini kabul ederek 2019 yılı Aralık ayı içerisinde altyapı çalışmaları yaparak sel sularının tahliyesi için ek önlemler aldığı, yağış afet boyutunda ve çok şiddetli olsaydı çevredeki pek çok ev ve işyerinin de zarar görmesi gerektiği, oysa bu yönde herhangi bir tespit bulunmadığı, plazanın inşası sırasında projede yer alan miktardan daha fazla tahliyeye yönelik menfez ve tahliye pompası yerleştirildiği, bu nedenle temyiz istemine konu kararın bozularak, Bölge İdare Mahkemesince, Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (...) tarafından, Mahkemece yapılan ara kararı üzerine Meteoroloji Genel Müdürlüğünce dava dosyasına sunulan cevabi yazıdan, 09.06.2019 tarihinde davaya konu plazanın bulunduğu bölgede meydana gelen yağışların doğal afet kapsamında değerlendirildiğinin görüldüğü, zararın doğal afet neticesinde gerçekleştiğinin tespit edildiği durumlarda idareye herhangi bir kusur atfedilemeyeceği belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve Bölge İdare Mahkemesince, Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ... ilçesi,... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki plazanın otoparkının 09.06.2019 tarihi saat 16:30 sıralarında başlayıp ertesi güne kadar devam eden yoğun yağış nedeniyle su basması sonucu zarar gördüğü, anılan olay nedeniyle otoparkta oluşan zararın tespiti için davacı vekilince ... ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...... D.iş saylı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde su basmasından dolayı zararın meydana geldiğinin tespit edildiği, davalı idarelerin meydana gelen olayda kusuru bulunduğundan bahisle zararın tazmini istemiyle davalı idarelere 07.10.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu başvuruların ... tarafından 13.12.2019 tarihinde reddi ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından zımnen reddi üzerine, 309.208,56-TL zararın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun; "Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin (r) bendinde, su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak, büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. 2560 sayılı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 5. maddesinde, ''Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 2. maddesinin (a) bendinde; İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek; (b) bendinde, "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek" ve (d) bendinde, "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" Su ve Kanalizasyon İdaresinin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 25. maddesinde ise, "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Kullanma izni alınmamış yapılar" başlıklı 31. maddesinde, inşaatın bitme gününün, kullanma izninin verildiği tarih olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, ancak kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden istifade ettirileceği kuralına yer verilmiştir. Aynı Yasanın 32. maddesinde, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir. Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, zararın mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar. Bakılan uyuşmazlıkta; dava konusu binanın bulunduğu parsele ilişkin imar durumu, binaya ait yapı ruhsatı ile yapı kullanma (iskan) ruhsatının bulunup bulunmadığı, davaya konu otoparkın mimari projeye uygun olup olmadığı, binanın sigortalı olup olmadığı ve sigortalı ise sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının Mahkemece araştırılmasının gerektiği, ancak bu konularda inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği görülmektedir. Bu durumda; Mahkemece, davaya konu binaya ait iskan ruhsatı, yapı ruhsatı, mimari proje ile binanın imar durumuna ilişkin belgeler getirtilerek, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, olayın gerçekleştiği tarihte meydana gelen aşırı yağışlar nedeniyle binanın bulunduğu alanda ve otopark çevresinde biriken yağmur sularının tahliyesi için davalı idarelerce alınması gereken tedbirlerin olay günü ve öncesinde alınıp alınmadığı, bu bölgedeki altyapı, drenaj ve tahliye sistemlerinin yeterli olup olmadığı ve davalı idarelerin olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, karşılıklı kusur durumları ve kusur oranları ile maddi zararın tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.