(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1058 E. , 2009/7657 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankada mevcut hesabı nedeniyle ... Visa kartı aldığını ve bu karttan ek kart çıkartarak oğlu ... ’e de verild…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1058 E. , 2009/7657 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankada mevcut hesabı nedeniyle ... Visa kartı aldığını ve bu karttan ek kart çıkartarak oğlu ... ’e de verildiğini, ancak 2004 yılının Eylül ayında davalı banka tarafından mevcut ... Visa kartının Axess Visa ile değiştiğinin bildirildiğini, kendisi tarafından davalı banka arandığında, kartın bankaya iadesinin gerekmediğinin ve kartın kullanıma kapatıldığının bildirilmesi üzerine kartı kullanmayı bıraktığını, daha sonra ek kart sahibi oğlunun hesap özetinde ARTI LET M/BA CILAR/STA’dan yapılan 3.850,00-YTL tutarındaki alışverişi gördüklerini, hesap özetine itiraz ettiklerini, davalı bankanın itiraz üzerine otomatik olarak yapılan ödemeyi iptal ettiğini ve inceleme başlatıldığını, incelemenin aleyhine sonuçlandığını, alışveriş fişindeki imzanın oğlu ek kart sahibi ...’e ait olmadığını, bankanın kart değişimi sonrası eski kartları kullanıma kapattığını bildirmesine rağmen, kullanıma kapatmayarak 3.850,00-YTL’lik alış verişin yapılmasına sebebiyet verdiğini bu bedeli ödemek zorunda kaldığını öne sürerek, borçlu olmadığının tespitine, 3.850,00 YTL ödemenin ödeme gününden hesaplanacak faiz ile birlikte iadesine, karar verilmesini istemiştir. Davalı, öncelikle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, bu yönden davanın reddi gerektiğini, davacının, banka tarafından gönderilen yazıdan sonra elinde bulunan kartları imha etmesi gerektiğini, ancak davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kredi kartının başkaları tarafından kullanılmasına izin verdiğini yapılan harcamadan sorumlu olduğunu, bu harcamadan dolayı kusurlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı bankanın kart değişimi sonrası eski kartları kullanıma kapattığını bildirmesine rağmen, kullanıma kapatmayarak 3.850,00-YTL’lik alış verişin yapılmasına sebebiyet verdiğini bu bedeli ödemek zorunda kaldığını öne sürerek bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalı bankanın kullanıma kapatacağını bildirdiği bir kart için bildirdiği tarihten yaklaşık 3 ay sonra harcama yapıldığında bunu sisteminde yakalayıp provizyon vermemesi ve bu alışverişin yapılmamasını sağlama borcu ile yükümlü olduğu, zarardan davalı bankanın sorumlu tutulması gerektiği, bankanın kusuru nedeniyle oluşan zararın kart sahibine yüklenmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Harcama yapıldığı sabit olan kredi kartı davacı tarafından kaydedilmemiş veya çaldırılmamış olup, davacı elinde olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi taraflar arasında da çekişme konusu değildir. Burada ihtilaf, bankaca bildirilen yazı ile ... Visa kartının 30/09/2004 tarihinde kullanıma kapatılacağı, ancak kapatılmayarak kartın kullanılması nedeniyle oluşan zarardan hangi tarafın sorumlu olacağına ilişkindir. Davacı, alışveriş fişindeki imzanın kendisi veya oğluna ait olmadığını belirtmiş, mahkemece de, harcama belgelerindeki imzaların davacıya veya ek kart sahibi oğluna ait olup olmadığının belirlenmesi için davacının ve oğlunun imzaları alınmış ancak, isticvap olunan üye işyeri tarafından slip asılları gönderilmediğinden imza incelemesinin yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Harcama sliplerindeki imzaların davacı veya kart sahibine ait olduğu sabit olduğu takdirde davacının harcamadan sorumlu olacağının kabulü gerekir. Mahkemece 15.5.2007 tarihli celsede, davalı vekiline belge asıllarını sunması için mehil verilmiş, 31.1.2008 tarihli celsede ise "davalı vekiline,sözleşme aslını sunmak ve 1.9.2004 tarihli yazı gereğince banka tarafından kredi kartının neden kullanıma kapatılmadığı hususunu açıklamak için gelecek celseden 10 gün öncesine kadar kesin süre verilmesine,aksi halde delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılmasına" denilmiştir. Mahkemelerin gerek maddi hukuka gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararların hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olması ve sonuçlarının sıfatı ne olursa olsun taraflara açıkça anlatılması gerekir. (HGK 2004/9-512-464 sayılı ve 6.10.2004 tarihli karar)Davalıya slip asılların ibrazı için yöntemine uygun süre verilmemiş slip asılları ibraz edilmediği takdirde müeyyidenin ne olacağı açıklanmamıştır. (HGK 2003/11-319-331 7.5.2003 sayılı kararı) Bu durumda verilen mehlin Yöntemine uygun olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece davalıya slip asılları için yönteme uygun mehil verilip ibrazı halinde bilirkişi incelenmesi yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.