(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/13315 E. , 2011/19673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı ... 'ın davalı ile imzalamış olduğu 26.05.2006 tarihli sözl
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/13315 E. , 2011/19673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı ... 'ın davalı ile imzalamış olduğu 26.05.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarını kendisine 10.06.2008 tarihli devir protokü ile temlik ettiğini, temlik konusu olan ... Üçkuyular 1. Etap Toplu Konut projesi kapsamındaki gayrimenkul satış sözleşmesinin 3. Maddesine göre, gayrimenkulün teslim süresi 16 ay olup, davalı idarenin konutu, 26.9.2007 tarihinde teslim etmesi gerekirken, 2.3.2009 tarihinde teslim ettiğini, dolayısıyla davalıdan kira kaybına ilişkin tazminat alacağı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL miktarındaki kira kaybına dayanan maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.03.2011 havale tarihli dilekçesiyle de talep sonucunu 5.540,00 TL artırarak davasını ıslah etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının devir protolokünü imzaladığı tarih ile taşınmazın teslim tarihine kadar olan kira kaybı hesaplanmış ve bu bedel üzerinden hüküm tesis edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalının taşınmazı geç tesliminden dolayı ... tüm kira kaybı bedelini istemiş; mahkemece, davacının devir protolokünü imzaladığı tarih ile taşınmazın teslim tarihine kadar olan döneminin kira kaybını hesaplanmış ve bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak ... da o kişiye aittir. Bununla beraber, alacaklının alacağının üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, alacağın temliki, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla bereber devralana geçmektedir. (Borçlar Kanununun 168. maddesi) Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir. Borçlar Kanununun 167/1. maddesinde de, borçlunun temlik edene karşı haiz olduğu def’ileri, temellük edene karşı da ileri sürebileceği belirtilmekle alacağın, temlik sırasındaki durumu ile yeni alacaklıya geçeceği ifade edilmektedir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; Davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış olan, davalının vekili olarak hareket eden dava dışı T.C. ... Bankasının da onay verdiği 10.6.2008 tarihli "Devir Protokolü" başlıklı sözleşmenin ilk pragrafında, “... , TOKİ idaresiyle akdeylediği 26.5.2006 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinden ... her türlü haklarını bu sözleşmeye göre bu protokol tarihine kadar yaptığı ödemeler tutarını devir alan ... Apaydın'a temlik etmiştir.” Hükmü mevcut 2011/13315-19673 olup, alacağın temliki, borcun nakli niteliğinde olan böyle bir sözleşme ile, dava dışı önceki malik, temlik tarihi itibariyle her türlü hak ve alacaklarını davacıya devretmiş olduğundan, devredilen hak ve alacaklar içinde, temlik tarihi itibariyle devredenin borçluya karşı sahip olduğu, geç teslim nedeniyle kira kaybından ... alacaklarının da bulunduğu tartışmasızdır. Temlik edenin, daha önce borçluya karşı kira kaybına ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunmamış olması da, bu konuda açık bir feragat söz konusu olmadığından sonuca etkili değildir. Zira kira kaybından ... tazminat talebi, temlik tarihi itibariyle sona ermeyip, hukuken varlığını devam ettirmektedir.Az yukarda da açıklandığı üzere, söz konusu “alacağın temliki” sözleşmesi ile, gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar, alacağı temellük eden davacıya geçmektedir. Sonuç olarak davacının, dava dışı ... ile imzalamış olduğu 10.06.2008 tarihli “Devir Protokolü” ve bu protokolün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen, davalı ile dava dışı ... arasında imzalanmış olan 26.05.2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince, alacağın temliki hükümlerine göre, taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli alacağı yönünden davalı satıcıya karşı taşınmazın teslimi gereken tarihten itibaren kira alacağı yönünden dava ve talep ... mevcut olup, mahkemece bu yönde karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle devir protokolü tarihinden itibaren hesaplama yapılmak suretiyle hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının 2. bentte belirtilen nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.