Başvuru, 30/9/2004 tarihinde başvurucuların yakınları Y. K. ’nin İdare tarafından yaptırılan olimpik yüzme havuzu inşaatında boğularak hayatını kaybettiği iddiasıyla 22/2/2005 tarihinde açılan tam yargı davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, 30/9/2004 tarihinde başvurucuların yakınları Y.K.’nin İdare tarafından yaptırılan olimpik yüzme havuzu inşaatında boğularak hayatını kaybettiği iddiasıyla 22/2/2005 tarihinde açılan tam yargı davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 26/12/2013 tarihinde Bursa İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede, başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 20/2/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 5/6/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, yakınları Y.K.’nin 30/9/2004 tarihinde Bursa ili, Karacabey ilçesinde bulunan ve İdare tarafından yaptırılan yüzme havuzunun inşaatında boğularak hayatını kaybettiğini belirterek, uğradıkları zararın giderilmesi istemiyle 23/11/2004 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne (İdareye) yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine, 22/2/2005 tarihinde Bursa İdare Mahkemesinde 000,00 TL tutarında maddi ve 000,00 TL tutarında manevi tazminat ödenmesi istemiyle tam yargı davası açmışlardır. Mahkemenin 19/10/2007 tarihli ve E.2005/272, K.2007/2112 sayılı kararıyla, bilirkişi heyetince düzenlenen raporda İdarenin %100 oranında kusurlu bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında ölenin annesi Seher Korkmaz için 756,42 TL, ölenin babası Yasin Korkmaz için ise 649,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, manevi tazminat olarak ise ölenin anne ve babası için ayrı ayrı 000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, ölenin altı kardeşinin her biri için ise 000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği belirtilerek başvuruculara toplam 406,25 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 26/2/2010 tarihli ve E.2008/1280, K.2010/1592 sayılı ilamıyla; başvurucuların temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu, bu nedenle başvurucuların temyiz istemlerinin süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği ifade edilmiş, davalı İdarenin temyiz istemi hakkında ise, manevi tazminat talepleri yönünden kararın onanmasına karar verilmiş, maddi tazminat talepleri yönünden ise olay tarihinde henüz on bir yaşında olan Y.K.’nin yüzmek amacıyla inşaatı tamamlanmamış havuza girdiği, olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen anne ve babanın da kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı, tazminat miktarının hesaplanmasında başvurucuların ortak kusurunun da dikkate alınması gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 14/10/2011 tarihli ve E.2010/986, K.2011/986 sayılı kararla; hayatını kaybeden Y.K.'nın babasının %10 oranında kusurlu olduğu, İdarenin ise %90 oranında kusurlu bulunduğu, alınan 5/7/2011 tarihli bilirkişi raporunda ölenin annesi için 123,39 TL, ölenin babası için ise 961,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, toplamda 084,82 TL olan tazminat miktarı yerine taleple bağlı olarak toplam 000,00 TL maddi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/10/2013 tarihli ve E.2012/1490, K.2013/7375 sayılı ilamıyla; ilk Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle başvurucular bakımından kesinleştiği, bu nedenle maddi tazminat istemlerinin ölenin annesi Seher Korkmaz için 756,42 TL, ölenin babası Abdulbaki Korkmaz için ise 649,83 TL ile sınırlı olarak incelenmesi gerektiği, bununla birlikte başvurucuların toptan tazminat istemlerinin kabulünün hukuka uygun olmadığı, ölenin annesi Seher Korkmaz’a 756,42 TL, ölenin babası Abdulbaki Korkmaz’a 649,83 TL maddi tazminatın İdareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken, başvurucuların maddi tazminat istemlerinin tamamının kabulü ile toplam 000,00 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Başvurucular, 26/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada; 18/4/2014 tarihli ve E.2014/314, K.2014/457 sayılı kararla; ölenin annesi Seher Korkmaz için 756,42 TL, ölenin babası Abdulbaki Korkmaz için ise 649,83 TL maddi tazminatın İdareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2014 tarihli ve E.2014/4098, K.2014/8249 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 31/12/2015 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.