3. Hukuk Dairesi 2008/11154 E., 2008/14633 K. 3. Hukuk Dairesi 2008/11154 E., 2008/14633 K. - ASGARİ ÜCRET - BOŞANMA - NAFAKA MİKTARI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 175 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 176 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 182 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ] Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde…
3. Hukuk Dairesi 2008/11154 E., 2008/14633 K. **3. Hukuk Dairesi 2008/11154 E., 2008/14633 K.** **- ASGARİ ÜCRET - BOŞANMA - NAFAKA MİKTARI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 175 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 176 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 182 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü. Davada; tarafların 20.01.2006 tarihinde boşandıkları, davalı lehine 200 YTL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, ancak boşanma kararından sonra davalının sigortalı olarak çalışmaya başladığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davalının yoksulluğunun kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nın 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir. Ancak, Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir (HGK'nın 07.10.1998 gün ve 1998/2-656 E. ve 1998/668 K., 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158 E. ve 2001/1185 K. sayılı kararları gibi). Yine; Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2007 tarih ve 2007/3-84 E. ve 95 K. sayılı kararında da asgari ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir. Bu durum, ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalının asgari ücretle çalışıyor olmasının onu yoksulluktan kurtarmayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Ancak, tarafların mali durumlarının değişmesi iradın artırılması veya azaltılmasını gerektireceğinden, davalının işe girmiş olması ve gelir elde etmesi nedeniyle nafakada uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken, davanın tümden kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.