5. Hukuk Dairesi 2017/2615 E. , 2018/14822 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemli karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davada konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karşı davanın kabulüne dair ve…
**5. Hukuk Dairesi 2017/2615 E. , 2018/14822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemli karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davada konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karşı davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, karşı dava 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli degildir. Şöyle ki; 1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Dava konusu 242 ada 2 parselin yüzölçümü 26.812 m2, 257 ada 14 parselin yüzölçümü 9541 m2, 257 ada 16 parselin yüzölçümü 49.094 m2 olup somut emsal olarak alınan taşınmazın ise yüzölçümü 3361 m² olduğundan aralarındaki büyüklük farkı ve emsalin satış tarihinin 2001 değerlendirme tarihinin 2012 olup emsalin eski tarihli satış olması dikkate alındığında Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerektiğinden bu durumda değerlendirmede yanıltıcı sonuçlara ulaşılacağından rapor inandırıcı görülmemiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi, 2-Konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilen asıl dava yönünden; davalı idare, taşınmaza el atmakla davaya sebebiyet verdiğinden ve davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.