Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1721 E. , 2024/4826 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1721 Karar No : 2024/4826 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emniyet G…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1721 E. , 2024/4826 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1721 Karar No : 2024/4826 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulunun...tarih ve ...sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava dosyasına ekli terfi listesi incelendiğinde; davacının 16/07/2017 tarihinde bulunduğu rütbeye terfi ettiği, 657 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası olmadığı, hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma bilgisi bulunmadığı ve son performans puanının 5 olduğu, bunun yanında anılan listenin 60. sırasında bulunan bir personelin son performans puanının 4.88 olduğu ve emekliye sevk edilmediği, listenin 172. ve 176. sıralarında bulunan ve kınama disiplin cezası alan personelin de aynı şekilde emekliye sevk edilmediği, söz konusu listeden anlaşıldığı üzere, davalı idarelerce kadrosuzluktan emekliye sevk işlemlerinde yalnızca ilgililerin rütbesindeki bekleme süresi ile emeklilik / yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmasının kriter olarak değerlendirildiği, bunun dışında herhangi bir şarta bağlı kalınmadığı; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 20. fıkrası kapsamında davacının da aralarında bulunduğu 47 personelin emekliye sevk edildiği, buna karşın, 3201 sayılı Kanun'un anılan maddesi kapsamında olup da hizmet ihtiyacı nedeniyle emekliye sevk edilmeyen toplam 148 personelin bulunduğu dikkate alındığında, 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının emekli edilme sebebine dayanak gösterilen takdir yetkisi kullanılırken, idarenin hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterleri esas alınarak hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturmadığı; ayrıca, disiplin cezası almış olan ve performans puanı davacıdan düşük olan personelin emekliye sevk edilmeme gerekçesinin ve işlemin tesis edilmesini haklı gösterecek somut ve objektif bilgi ve belgelerin de ortaya konulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : İdarelerine tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kararının kısmen gerekçe değiştirerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödemesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin yirminci fıkrasında; "Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi altı yıldır. Bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanlar, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Başmüfettişi, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü olarak fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenler hizmete devam ettirilirler. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yılda bir Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından ayrıca karara bağlanır." hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Kanun ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Davalı idarenin, ilgili personeli çalıştırmaya devam ettirmesi veya emekli etmesi konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Öte yandan, takdir yetkisinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple, idarenin işlemlerinde keyfiliğin, subjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle memurların daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı da şüphesizdir. Bu bakımdan, emeklilik işlemine dayanak olan gerekçenin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi ve yapılacak değerlendirmede ilgilinin durumu, kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının emekli edilme sebebine dayanak gösterilen takdir yetkisi kullanılırken, idarenin hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterleri esas alınarak hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturmadığı, işlemin tesis edilmesini haklı gösterecek somut ve objektif bilgi ve belgelerin ortaya konulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; yukarıda yer verilen gerekçeler karşısında, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Kararın, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine davanın, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Dava,Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödemesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrasında; "Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi altı yıldır. Bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanlar, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Başmüfettişi, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü olarak fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenler hizmete devam ettirilirler. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yılda bir Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından ayrıca karara bağlanır." hükmü öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 3870 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup, hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Yukarıda anılan mevzuata bakıldığında, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada gerekli şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve yargı denetimine açık olduğu idare hukukunun bilinen ve kabul gören ilkelerindendir. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması gereken kadro sayısını emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının on binde 25' i ile sınırlanmasının yani atanacak kadroların sayıca az olmasının, sadece kıdeme göre yapılacak atamalarda alt kıdemlerde bulunanların hiçbir zaman 1. sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atanamayacağı sonucunu doğuracağı, atama kriteri olarak daha yüksek puan ve başarı belgesinin kıstas alınmasının ise idareyi yargı kararı ile boş bir kadroya atama yapma konusunda zorlama sorununu doğuracağı açıktır. Ayrıca dava konusu işlemin tesisinde idarenin subjektif davrandığı ve değerlendirme hatasına düştüğüne ilişkin dosyada herhangi bir tespit ya da haklı bir nedenin de bulunmadığı görüldüğünden, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddenin yirminci fıkrasındaki "Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresinin altı yıl olduğu, bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanların, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri, madde hükmünde sayılan unvanlı görevlerde fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin hizmete devam ettirileceği" hükmü kapsamında 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde 6 yıllık bekleme süresini dolduran ve bu süre içinde ünvanlı bir görev verilmeyen davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın iptale ilişkin kısmının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının onamaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.