Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektubun idarece sakıncalı bulunarak mektuba el konulmasının haberleşme hürriyetini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektubun idarece sakıncalı bulunarak mektuba el konulmasının haberleşme hürriyetini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan tutuklu olarak Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, annesine gönderilmek üzere bir mektup yazmıştır. Mektubun incelenmesi neticesinde; 20 sayfadan oluşan mektubun 19 sayfasının başvurucunun Reber diye hitap ettiği kişi tarafından yazılan bir metinden oluştuğu görülmüştür. İlk sayfasında ise babasına kısa bir hitaptan sonra, gönderdiği metnin Reber tarafından yazıldığını ve ceza infaz kurumunda mahpuslar tarafından çoğaltıldığını belirten başvurucunun gönderdiği metni okumasını ve çocuklara da okutmasını babasından istediği anlaşılmıştır. Gönderilen metin ise genel olarak Reber'in toplumsal ve güncel siyasi konular ile Reber'e göre önderliğe bağlı kişilerin niteliklerine ilişkin görüşlerinden oluşmaktadır. İnfaz Kurumu Mektup Okuma Komisyonu mektup hakkında bir karar verilmek üzere mektubun Disiplin Kurulu Başkanlığına(Kurul) sevkine 26/10/2017 tarihinde karar vermiştir. Kararda ilgili mevzuata atıf yapılarak İnfaz Kurumunun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, mektubun tamamında sakıncalı ifadeler bulunduğu vurgulanmıştır. Kurul 26/10/2017 tarihinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası gereği mektubun gönderilmemesine karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara karşı Karabük İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı itirazlarında; mektuba el konulmasının hukuki bir dayanağının olmadığını, mektubunu annesine yazdığını, bu mektubun başka ceza infaz kurumu tarafından okunup sakıncalı bulunmayarak kendisine gönderildiğini ve mektubun şiddet, tehdit ya da propaganda içermediğini belirterek haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İnfaz Hâkimliği, başvurucunun itirazını 31/10/2017 tarihli kararıyla reddetmiştir. Anılan kararlarda ilgili mevzuat hükümleri ile Kurulun gerekçesi tekrarlandıktan sonra mektubun çizilemeyecek kadar sakıncalı ifadeler içerdiği, itiraza konu kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun anılan kararlara itirazı ise Karabük Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 28/11/2017 tarihinde İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Nihai karar 6/12/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/12/207 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez..."