17. Hukuk Dairesi 2016/3809 E. , 2016/6325 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ....'ndan 04.05.2010 ve 31.12.2010 tarihlerinde kullandığı krediler nedeniyle davalı tarafından haya…
**17. Hukuk Dairesi 2016/3809 E. , 2016/6325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ....'ndan 04.05.2010 ve 31.12.2010 tarihlerinde kullandığı krediler nedeniyle davalı tarafından hayat sigortası yapıldığını, söz konusu kredilerin 04.05.2010 tarihinde 80.000 TL teminat tutarlı uzun süreli kredi hayat sigorta poliçesi ve 23.02.2011 tarihinde 10.000 TL teminat tutarlı yıllık kredi hayat sigorta poliçesi ile davalı tarafından sigortalanmak suretiyle teminat altına alındığını, murisin 08.06.2011 tarihinde vefat ettiğini, kredi borcunun hayat sigorta poliçeleri tutarlarından ödenmesi için yapılan başvurunun, sigorta poliçesi düzenlenirken murisin ölüme neden olan hastalıklarını poliçe tanzimi sırasında kasten gizlediği gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL teminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.02.2013 tarihinde harcını tamamlamak suretiyle talebini 82.042 TL'ye yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, sigortalının diyabet ve hipertansiyon hastalıklarını poliçe imzalanırken beyan etmediğini ve ölümün bu hastalıklara bağlı olarak gerçekleştiğini, TTK.'nun 1290. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesi imzalanırken sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne aykırı davrandığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; bilirkişi raporu benimsenerek ve ıslah doğrultusunda, davanın kabulü ile, 82.042 TL tazminatın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmüne uyulan, Dairemizin 20.11.2013 tarihli, 2013/5440 Esas, 2013/20940 Karar sayılı bozma ilamında; "... sigorta tazminatını talep etme hakkı menfaattar olan ...'na ait olduğundan mülga 6762 sayılı TTK 1329 maddesi gereğince mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; muris Hasan'ın mirasçısı davacılar tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine, asli müdahil-davacı bankanın davasının kabulü ile, 82.042 TL'nin 05.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.