13. Hukuk Dairesi 2016/23015 E. , 2016/19603 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılar murisi ... 23.8.1988 tarihli harici sözleşme ile yapımına başlanan 1 nolu parseldeki iki adet ve 3 nolu parseldeki iki adet villa …
**13. Hukuk Dairesi 2016/23015 E. , 2016/19603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılar murisi ... 23.8.1988 tarihli harici sözleşme ile yapımına başlanan 1 nolu parseldeki iki adet ve 3 nolu parseldeki iki adet villa arsasını su basmanı seviyesinde satın aldığını, 3 nolu parseldeki villa inşaatını tamamladığını, tapu devri verilmediğinden açtığı dava ile 1 nolu parsel için bedel iadesine karar verildiği halde, 3 nolu parsel için temliken tescil koşulları oluşmadığından reddine karar verildiğini ve davalılar tarafından 3. Kişiye tapusunun devredildiğini ileri sürerek, 3 nolu parselde yaptığı iki adet villa için 60.000 euro ile arsa için ödenen 40.000 DM alacağından şimdilik fazla hakları saklı kalarak 40.000 TL.nin dava tarihinden yasal faiz ile ödetilmesini istemiştir. Davalılar, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.706, eski MK.634 BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Mahkemece, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen imalatların imara aykırı olduğunun belirlenip kaline karar verildiği, harici sözleşmedeki ödemelerin vadeye bağlandığı ve peşin ödeme yapılmadığı, ödeme belgesinin ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalılar murisi arasında yapılan 23.8.1988 tarihli adi sözleşmede, su basmanı yapılan 4 adet villa arsasının 80.000 DM. Karşılığında davacıya satıldığı, satış bedelinin muhtelif bedel ve tarihlerde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 1990/371 esasta görülen dava ile, davacının anılan villa inşaatını yapıp tamamladığından temliken tescil isteğinin, inşaatın imara aykırılığı nedeni ile yıkımına karar verildiğinden ve harici sözleşmenin de geçersiz olması nedeni ile reddedilip kesinleştiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacı satış bedelinin davalılar murisine tamamen ödendiğini bu hususta davalılar murisi ... beyanını içeren satış vaadi sözleşmesinin bulunduğunu ileri sürmüştür. Dosyaya ibraz edilen 20.9.1990 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi ve inşaat sözleşmesinde, satıcının davalılar murisi ... ve alıcının dava dışı ....ve Hasan ... olduğu, harici sözleşmeye konu taşınmazın satışının bu sözleşme ile vaad edildiği, sözleşmede; satış bedelinden bu arsa üzerine yapılan villaların satışından 250.000.000 TL.nin villa alıcılarından alındığı açıklandıktan sonra, üçüncü şahıslara satılan villa ve arsaların satış bedeli ile alınan paraların tek tek yazıldığı ve davacıdan alınan bedelin de 60.000.000 TL olup iki adet villa ( 4 villalık ) açıklamasının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. O halde davalılar murisi tarafından sözleşmedeki bu açıklama, satış bedelinin davacı tarafından ödenip ödenmediğinin değerlendirilmesi açısından önem arzetmektedir. Bu nedenle, davacının diğer villa arsası için ödediği bedelin iadesi için açtığı ve kabulle sonuçlandığını bildirdiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1990/370 esas sayılı dosya kapsamı da gözönünde tutularak, davalılar murisi ... imzasını taşıyan 20.9.1990 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde alındığı belirtilen satış bedeli tutarından, davacının eldeki dava ile talep edebileceği bedel belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve yanlış değerlendirime ile, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.