13. Hukuk Dairesi 2016/13172 E. , 2017/2766 K. "" ... vekili avukat ... ile 1-..., 2-... Konut ..... A.Ş., 3-.... İnşaat Taahhüt San. ve Tic.A.Ş., 4-... İnşaat Taahhüt İşleri Tic. A.Ş., 5-... Pazarlama İnş. Prj. Yönetim ve Tic. Aş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Tüketici Mahkemesinden verilen 28/02/2013 tarih ve 2011/18-2013/220 sayılı hükmün Dairenin 29/06/2015 tarih ve 2014/17371-2015/22536 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı…
**13. Hukuk Dairesi 2016/13172 E. , 2017/2766 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile 1-..., 2-... Konut ..... A.Ş., 3-.... İnşaat Taahhüt San. ve Tic.A.Ş., 4-... İnşaat Taahhüt İşleri Tic. A.Ş., 5-... Pazarlama İnş. Prj. Yönetim ve Tic. Aş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Tüketici Mahkemesinden verilen 28/02/2013 tarih ve 2011/18-2013/220 sayılı hükmün Dairenin 29/06/2015 tarih ve 2014/17371-2015/22536 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalıların yaptığı “...” adlı projeden... ada 1 nolu parselde kayıtlı taşınmazdan patara sitesi .... numaralı bağımsız bölümü 9.9.2008 tarihli sözleşme ile satın aldığını, konutun 3.12.2008 tarihinde de teslim edildiğini, ancak gerek daire içi alanlarda gerekse dış cepheye ilişkin ortak alanlarda eksik ve ayıplı işler olduğunu ileri sürerek, asıl davada daire içi alanlardaki eksik ve ayıplı işler nedeni ile uğradığı zararın tazmini için başlattığı takibe vaki itirazın şimdilik 5000 TL üzerinden iptaline, birleşen davada ise ortak alanlardaki eksik ve ayıplı işler için uğradığı zararın şimdilik 5000 TL sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, asıl davada davalıların itirazının iptaline, takibin 5000 TL asıl alacak üzerinden devamına, Birleşen davada ... ye karşı açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 4760 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan mütesilsilen tahsiline dair mahkeme kararı Dairemizce bozulmuş, davalılar bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Dairemiz bozma ilamında; gizli ayıplarla ilgili bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Malın ayıplı olması halinde taraflara ait hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğu, 4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde düzenlenmiş; ayıbın gizli ya da açık olması halleri için ayrı ihbar süreleri getirilmiş; hatta ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı, açıkça ifade edilmiştir. Maddeye göre, tüketici kendisine sağlanan mal ve hizmetle ilgili ayıplı olup olmama konusunda gerekli muayeneyi (denetimi) yapacak ve bu muayene sonucu, mal yada hizmetle ilgili saptadığı ayıpları, mal veya hizmetin sağlanmasından itibaren ihbar süreleri içinde, kendisine mal yada hizmet sağlayan sözleşmenin tarafına bildirecektir; bu bildirim (ayıp ihbarı) ödevi ihmal edildiğinde, tüketici, ayıba dayalı yasal haklarını kaybedecektir. 6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198/2’de) maddesinde ifade edildiği gibi, ayıp ihbarının yapılmaması, tüketicinin ifa konusu mal ya da hizmeti, bulunduğu hal üzere kabul ettiği sonucunu doğuracak ve bu yönde gerçekleşen varsayımın aksi, hiçbir suretle kanıtlanamayacaktır.