4. Hukuk Dairesi 2009/7668 E. , 2010/3634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 25/07/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 22/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan .... vekili taraflarından süresi içinde istenilme
**4. Hukuk Dairesi 2009/7668 E. , 2010/3634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 25/07/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 22/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan .... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle araç hasarından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece araç sahibi olan davacılardan ...’nın maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... Turizm ve Ticaret Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalılardan ...’in, sürücüsü olduğu diğer davalıya ait araç ile içinde bulundukları araca çarptığını, davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğunu, araçlarının hasara uğraması nedeniyle çocukları ile birlikte gittikleri tatilden geri dönmek zorunda kaldıkları gibi çarpışmanın etkisi ile çocuklarının ve kendilerinin ruhsal bunalım yaşayıp sıkıntılı günler geçirdiklerini belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararların ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, araçtaki değer kaybı, çekici ücreti ve kiralanan araç bedeline ilişkin maddi zararının davalılardan alınmasına, kaza sırasında yaralanmamış olan davacılar yararına manevi tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesinde yer alan bedensel zarar kavramına ruhsal bütünlüğün bozulması, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi zararların da girdiği; bedensel zararın, sadece yaralanma biçimindeki vücut bütünlüğünün bozulmasını değil, ruhsal ve sinirsel bütünlüğün bozulmasını da kapsadığı kabul edilmelidir. Dosya içeriğine göre, davacıların çocukları ile birlikte tatile gittikleri sırada meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmadıkları; ancak, kazanın korkusunu (şokunu) yaşayıp araçlarının hasarlanması nedeni ile tatil yapamadan geri döndükleri anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıların ruhsal bütünlüklerinin bozulduğunun kabul edilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacılar yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Davacılar, dava dilekçelerinde istemlerini açıklarken, maddi ve manevi zararlarının olay gününden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istedikleri halde yerel mahkemece, davacıların bu istemleri hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son aykırı olduğundan, karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.