22. Hukuk Dairesi 2017/23501 E. , 2017/14634 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı işyerinde tanker şoförü ola…
**22. Hukuk Dairesi 2017/23501 E. , 2017/14634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı işyerinde tanker şoförü olarak 1.500,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı, davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle kendisinin sona erdirdiğini, hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Açtığı karşı dava ile davalı işçinin şirkette çalıştığı dönemde kendisine teslim edilen akaryakıtı eksik teslim ederek şirketi 19.718,69 TL zarara uğrattığını belirtmiş ve sözkonusu zararın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın kısmen kabulüne, işçinin mühürlü olan yakıt yüklü tanka yolda müdahale ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, bu durumda iddia edilen zararın oluşmasına davalı işçinin kusurlu sayılabilecek bir eylemi ile sebebiyet verdiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundadır. Tır şoförleri yurt içinde veya yurt dışına sefer yapmak olmak üzere iki şekilde çalışabilirler. Ülke içinde taşımacılık işinde çalışan tır şoförlerinin ücretleri taraflar arasında temel ücret olarak kararlaştırılabileceği gibi, sabit ücrete ilave olarak sefer sayısına ya da katedilen kilometre başına ödenen prim şeklinde gerçekleşebilmektedir. Uluslararası alanda çalışan tır şoförlerinin ücretleri genelde asgari ücret ve sefere bağlı prim esasına göre belirlenmektedir. Bazı işveren uygulamalarında ise garanti ücret olarak adlandırılan asgari ücret ödenmeyip, sadece sefere bağlı prim ödemesi yapılmaktadır. Bu ihtimalde de tır şoförünün ücreti salt sefer primlerinden oluşur. Sefer primi, uygulamada harcırah olarak adlandırılmakta ve gidilen ülkeye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Sözü edilen sefer primi, yol geçiş ücretleri ve diğer masraflar için verilen, Türkiye’ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan farklı olup, tamamen işçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilmektedir. Uluslararası taşımacılık işinde çalışan tır şoförünün aylık ücretinin tartışmalı olması durumunda, tarafların ikame ettikleri delillerle kesin bir sonuca ulaşılamaması halinde ilgili işçi ve işveren meslek kuruluşları ile gerektiğinde sendikalardan ücret araştırması yapılmalıdır. İşçinin çalıştığı süre içinde taşıma işini gerçekleştirdiği ülkeler belirtilerek sefer başına ne kadar ücret alabileceği belirlenmeli ve dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Sefer primi hesabı yönünden işçinin aylık veya yıllık sefer sayılarının tartışmalı olması ve bu konunun diğer delillerle kesin olarak kanıtlanamaması durumunda işçinin yurda giriş ve çıkış kayıtları emniyet birimlerinden getirtilmeli ve buna göre değerlendirme yapılmalıdır. Yurt dışı sefer primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas ücrette doğrudan dikkate alınır. Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret tespit olunur. Yurt dışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle günlük tazminata esas ücret belirlenir. Somut olayda, davacı, aylık net 1.500,00 TL ücretle çalıştığını iddia ederken davalı taraf kayıtlarda görülen ücretle çalıştığını savunmuştur. Tanıklar, davacının asgari ücrete ilaveten gidilen mesafeye göre ödenen sefer primi ile çalıştığını beyan etmişlerdir. ... Şoförler ve Otomobilciler Odası, tanker şoförlerinin asgari ücretin iki katı kadar aylık ve ek olarak harcırah aldıklarını belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, aylık iki asgari ücrete ilaveten on yurt içi ve iki yurt dışı seferi ile çalıştığı, brüt 2.095, 27 TL ücret aldığı kabul edilmiştir. Davacının görevi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının asgari ücrete ilave harcırah ile çalıştığının kabulü gerekirken iki asgari ücrete ilave harcırah toplamı ile belirlenen ücrete göre karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca davacının yurda giriş ve çıkış kayıtlarının Emniyet Genel Müdürlüğünden getirtildiği görülmüştür. Mahkemece bu kayıtlar ve temyiz eden davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek davacının ayda kaç kez yurt dışı sefere çıktığının tespiti gereklidir. Tanık beyanlarına göre davacının ayda iki kez yurt dışı sefere çıktığı kabul edilerek ücrete esas harcırah miktarının belirlenmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.