T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1879 - 2025/2226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1879 KARAR NO : 2025/2226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2025 NUMARASI : 2020/497 E. 2025/295 K. DAVANIN KONUSU : ALACAK İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1879 - 2025/2226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1879 KARAR NO : 2025/2226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2025 NUMARASI : 2020/497 E. 2025/295 K. DAVANIN KONUSU : ALACAK İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 17/09/2019 tarihli " Fatura Karşılığında Ödemesi Yapılacak Hakediş Usulü Sağlık Hizmet Alımı" sözleşmesi ve buna bağlı 6 adet ek protokol yapıldığını, buna göre davalının sağlayacağı, hemşire, bina, tıbbi cihaz ve malzeme ile davacının sağlayacağı göz doktorları vasıtasıyla göz hastalıkları branşında hizmet verileceğinin, sunulacak sağlık hizmeti cirosunun gelir paylaşımı yöntemiyle sözleşmede belirlenen şekilde paylaştırılacağının, davacının davalıya verdiği hizmet karşılığında ise davalı şirketin faturalanmış hizmet cirosunun 100.000,00 TL üzerindeki kısmının %20'sinin hak ediş bedeli olarak hesaplanıp davacıya ödeneceğinin, ayrıca protokole ek 6.maddesine göre de sözleşme süresince KDV hariç brüt 25.000,00 TL'nin sabit hak ediş olarak davacıya ödeneceğinin anılan sözleşmeyle kararlaştırıldığını, ancak davalının davacıya sözleşmeye göre ödemesi gereken sabit ücret ile cironun 100.000,00 TL'yi aşan kısmın %20'sine tekabül eden hak ediş ödemelerinin de ödenmediğini, bu durumu davalıya ihtar ettiklerini, ihtarla sözleşmeyi feshettiklerini belirterek, sabit ücret için şimdilik 5.000,00 TL, cirodan verilmesi gereken hak ediş payı için de şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06/07/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle sabit ücret alacağı nedeniyle eksik ödenen bedele ilişkin talebini 5.000,00 TL' den 45.600,00TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, Dünya Sağlık Örgütünün 12/03/2020 tarihinde pandemi ilan ettiğini, bu durumun mücbir sebep oluştuğunu, 6098 sayılı Kanun uyarınca hastane bünyesinde aşırı ifa güçlüğü oluştuğunu, bu durumu davacı ile paylaştıklarını, hastane cirosunda özellikle Nisan-Mayıs-Haziran 2020 aylarında belirli baz rakamların altına düşülmediğini, özellikle Nisan ayının 25 çalışma gününün 13 günü hizmet verilemediğini, davacının sözleşmeyi feshetmesi ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, iddia edilen dönemlere ilişkin davacı tarafça herhangi bir fatura kesilmediğini, bedeli ödenmeyen fatura bulunmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 45.600,00TL'nin temerrüt tarihi olan 16/07/2021'den itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekili, fatura alacağında alacağın 56.290,00 TL olduğunu, bilirkişinin yanlış hesapladığını, 2019 yılından 2020'ye kadar devreden alacağın hesaplanmadığını, mahkemece davalının sunmadığı faturalar nedeniyle ciro alacağından bir kısmının reddedildiğini, oysa ki dava dilekçesi ekinde sundukları belgelerle bakılan hasta sayısı ve yapılan işlemlerin gösterildiğini, hesabın uzman tıbbi hesap bilirkişisinin yapabileceğini, hükme esas alınan 06/08/2024 tarihli rapordaki hesaplamada şube çok vs.diye hesaplamadan kaçıldığını, davalının MEDİN sisteminin çöktüğüne ilişkin beyanlarına itibar edilerek yerinde inceleme yapılmadan hatalı karar verildiğini, yerinde inceleme yapılarak ciro kazancının hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise istinaf dilekçesinde, savunmalarına itibar edilmediğini, Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan ettiğini, mücbir sebep bulunduğunu, bu duruma her iki tarafın da katlanması gerektiğini, aşırı ifa güçlüğünün göz önüne alınması gerektiğini, davacının ihtirazı kayıt koymadan ticari ilişki kapsamında kestiği faturaların ödemesini aldığını, başka bir alacağının bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, iş ortaklığı sözleşmesinin feshi sonrasında ödenmeyen kâr payı/gelir alacağının tahsili istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (6098 sayılı Kanun md. 620). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Taraflar arasında 17/09/2019 tarihli "Fatura Karşılığında Ödemesi Yapılacak Hakediş Usulü Sağlık Hizmeti Alım" Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 2. maddesinde; "Davacı şirket bünyesindeki doktor ya da doktorlar tarafından göz hastalıkları branşına ilişkin tıbbi işlemlerin meslek gereklerine uygun olarak, davalı sağlık kurumunun sağlayacağı hemşire ve vb. yardımcı sağlık personel, tıbbi cihaz, malzeme ve hastane binası bünyesinde sunulacağı ve sunulacak sağlık hizmetleri cirosunun "gelir paylaşımı yöntemi" ile iş ortaklığı kapsamında sözleşmede kararlaştırılan şekilde taraflar arasında paylaştırılacağı", sözleşme eki 2 nolu hak ediş hesabı başlıklı protokolün 3. maddesinde ise; "Davacı şirketin sağlık kurumunda vermiş olduğu sağlık hizmetleri karşılığında bu protokolde belirtilen esaslara göre hesaplanmış faturalanmış hizmet cirosu 100.000,00 TL üzerindeki kısmın %20'sinin hak ediş bedeli olarak hesaplanacağı ve ödeneceği, yine sözleşme ek 6 nolu sabit bedel protokol ile de, şirketin sağlık kurumunda verdiği sağlık hizmetine karşılık olarak sözleşme süresince KDV hariç brüt 25.000,00 TL hesaplanacak sabit hakediş bedelinin de ödeneceğinin " kararlaştırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Hükme esas alınan bilirkişiler S.M.Mali Müşavir ..., SGK Uzmanı ..., Nitelikle Hesaplamalar Uzmanı ... tarafından tanzim edilen ve mahkemece hükme esas alınan 18/03/2025 tarihli heyet raporunda; "Davanın hizmet alım/gelir paylaşım sözleşmesine ilişkin alacak davası niteliğinde olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, davacının faturalandırılmış hizmet alacağının 45.600,00 TL olduğu, sözleşmenin 3.1 madesine göre davacının 'faturalandırılmış hizmet cirosu 100.000,00 TL üzerindeki kısmın %20'sinin hakediş bedelinin hesaplanabilmesi için davalı tarafından 2018-2019-2020 dönem göz tedavisi' içerikli faturaların ve yine aynı döneme ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin sunulması halinde ancak hesaplama yapılabileceği, ancak davalı yanca bahse konu kayıtların sunulmamış olması nedeniyle davacının hakediş bedelinin hesaplanamadığı" belirtilmiştir. Dosya kapsamından, davacının faturalandırılmış hizmet alacağı talebi bakımından bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada ve 2018-2019-2020 dönemleri göz tedavisi içerikli faturaların ve yine aynı döneme ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin davalı sağlık kuruluşunun MEDİN sisteminin çökmesi nedeniyle incelenememesi nedeniyle mahkemece; alınan rapor doğrultusunda bu kısma ilişkin talebin reddiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.114,94 TL harcın davalı tarafından yatırılan 11.400,00 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 8.285,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır