11. Ceza Dairesi 2019/2349 E. , 2023/8545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2018/400 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebi
**11. Ceza Dairesi 2019/2349 E. , 2023/8545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2018/400 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/639 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 06.03.2017 tarihli ve 2015/10340 Esas, 2017/1145 Karar sayılı kararı ile " sanıkların 24.09.2010 tarihinde yapmış oldukları kısmi ödeme üzerine "...'e yapılan ödemeler toplamıdır" yazıp imzalattıkları belgeyi sonradan ibraname şeklinde düzenleyerek icra hukuk mahkemesine sunduklarından bahisle açılan kamu davasında; suça konu belgenin sanıkların ortak avukatları ... tarafından 10.07.2012 tarihinde mahkemeye ibraz edildiği, sanık ...'un belgeyi tarafların isteği doğrultusunda miktarı 2000 TL olarak ve sadece "...'e yapılan ödemeler toplamıdır" şeklinde yazdığını, belge düzenlenirken babası Ahmet'in ve diğer abisi Hıdır'ın da orada olduğunu, bir dönem ticaret yaptıktan sonra öğretmenlik yapmaya başladığını, sonradan yapılan eklemeleri kendisinin yazmadığını savunduğu, ...'un ise belge düzenlenirken orada olmadığını ancak belgenin 2000TL yazılıp 112000 TL olarak tahrif edildiğini sonradan öğrendiğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda belgedeki "...'e yapılan ödemeler toplamıdır", 24.09.2010, 2000TL ve atılı bulunan imzların siyah renkli bir kalemle, diğer tüm yazılar ve "11" rakamının ise sonradan başka bir ton ve kalibredeki siyah bir kalemle atılmış olduğunun belirtildiği ancak belgedeki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda inceleme yapılmamış olduğu,suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazılmış olsa da, belgenin bu hali ile aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılmadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, belgede yapıldığı iddia olunan tahrifatın ilk bakışta dikkat çekip çekmediği ve bu suretle belgenin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tartışılarak; iğfal kabiliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise; maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve sanıkların savunmalarının doğruluğunun tespiti bakımından, suç tarihi itibariyle sanık ...'nın fiilen şirketin işleri ile ilgilenip ilgilenmediği, öğretmenlik yapıp yapmadığı araştırılıp, şirket ortağı olduğu beyan edilen ...'un tanık sıfatıyla beyanları alınarak belgenin ne şekilde kim tarafından ve kimlerin huzurunda düzenlediği hususlarının sorulması, keza sanıkların avukatı ...'in tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak, suça konu belgenin kim tarafından kendisine verildiğinin sorulup tespiti, belgedeki yazıların ve sonradan yapılan eklemelerin kime ait olduğunun tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra elde edilen deliller bir bütün olarak değerlendirilip,sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda belgenin Musa tarafından ibraz edilerek kullanıldığı ve sanık ... tarafından düzenlenmiş olduğu şeklindeki yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/216 Esas, 2018/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın suçtan zarar gören Recep'e verdiği 2.000 TL para karşılığında düzenlediği ve suçtan zarar gören Recep'in imzasını taşıyan, üzerinde sadece "...'e yapılan ödemeler toplamıdır, 24.09.2010 ve 2.000 TL " yazıları bulunan suça konu ibranameye 11 rakamını ve borçlulardan alacak kalmadığına dair yazıları tahrifen ilave ederek suçtan zarar gören Recep'in alacakla ilgili yaptığı takibe karşı suça konu ibranamenin ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne açılan icra takibine itiraz davasında sunularak kullanıldığı, bu şekilde sanık ...'nın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek " o gün ibraname düzenlemesinin istendiğini, kendisinin yazdığını, kendisine ne söyledilerse onu yazdığını, yazdığı yazıları hatırlamadığını, rakam kısmını yazdığını da hatırlamadığını beyan etmiştir. 3. Kriminal raporda; 112.000 rakamlarındaki 11 rakamlarının yazıldığı kalemin mürekkep renk tonunun diğer rakamlardan farklı olduğu,"...'e yapılan ödemeler toplamıdır...24.09.2010...2000,00 TL " yazıları ve atılan imzanın benzer fiziksel renk tonlu mürekkepli kalemle, 11 rakamı ve diğer tüm yazıların ikinci bir kalemle yazıldığı, sonradan eklenen 11 rakamının tahrifen ilave edildiği, sahteciliğin kolaylıkla anlaşılamayacağı belirtilmiştir. 4. Kriminal raporda; inceleme konusu belge üzerindeki yazı ve rakamların sanık ...'nın eli ürünü olduğu belirtilmiştir. 5. Mahkemece suça konu belge incelenmiş ve yapılan gözlemde; miktara ilişkin kısımda yazan 112.000 TL'lik kısmın dışarıdan çıplak gözle bakıldığında tüm rakamların aynı renk kalemle yazıldığı, rakamların arasında boşlukların eşit mesafede olduğu, başındaki 11 rakamının diğer rakamlardan herhangi bir farklılık arzetmediği, büyüklük olarak aynı ölçüde olduğunun görüldüğü belirtilmiştir. 6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanık ...'nın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık ... hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi ve gerekçeli karar başlığında 14.06.2012 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu belgenin ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde kullanıldığı 10.07.2012 olarak ve gerekçeli karar başlığında ...'in katılan olarak yazılan sıfatının suçtan zarar gören olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Dosya kapsamında elde edilen deliller karşısında, sanık ...'nın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve mahkemenin sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma sonrası suçtan zarar gören ... adına vekilinin zararın giderildiği için şikayetten vazgeçtikleri yönündeki beyanı nazara alındığında ... hakkında verilen katılma kararının hükümsüz kaldığı ve bu halde lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/216 Esas, 2018/400 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ile ilgili paragrafın hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.