2. Hukuk Dairesi 2007/18742 E. , 2008/15352 K. MAHKEMESİ :Ankara 9.Aile Mahkemesi TARİHİ :7.6.2007 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* temyiz eden tebligata rağmen gelmedi. Karşı taraf davacı-karşı davalı H. K. vekili Av. H.S.geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlan…
**2. Hukuk Dairesi 2007/18742 E. , 2008/15352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 9.Aile Mahkemesi TARİHİ :7.6.2007 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* temyiz eden tebligata rağmen gelmedi. Karşı taraf davacı-karşı davalı H. K. vekili Av. H.S.geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl boşanma davası eylemli ayrılık (TMK.166/4) nedenine, karşı dava ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK.166/1) nedenine dayalı olarak açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 166/4. maddeye dayalı davanın dayandığı önceki boşanma davası (2002/205 E.) koca tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddeye göre açılmış; “geçimsizliğin kanıtlanamadığı” gerekçesiyle reddedilerek kesinleşmiş, daha sonra kadın tarafından açılan dava sonucu da yararına tedbir nafakasına hükmolunmuştur. Tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalı H. karısını bayram ziyareti bahanesiyle ailesine gönderdiği, daha sonra ilgilenmediği, arayıp sormadığı, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı G.önceki boşanma davasına karşı çıkması, boşanmak istemediğini açıklaması, o davadan sonra da birlik görevlerini yerine getirmeyen kocanın kusurunu ortadan kaldırmaz. Daha önce “kusurun kanıtlanamadığı” gerekçesiyle reddedilen ve o davada mahkemece itibar edilmeyen tanık beyanlarına dayanılarak davalı-karşı davacı G.kusur yüklenmesi de doğru değildir. O davadan sonra da taraflar arasında evlilik birliğinin yeniden kurulmadığı, davalı-karşı davacıdan kaynaklanan kusurlu bir davranışın varlığı da kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-karşı davacı G.Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı davasının da kabulü gerekirken yanlış değerlendirme sonucu karşı davanın reddi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.11.2008 (Salı)