Başvuru, başvurucunun hissedarı olduğu bir bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun hissedarı olduğu bir bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı ve Bankanın Fona Devri Sümerbank A.Ş. (Banka) 11/9/1987 tarihli ve 87/12184 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özelleştirme kapsamına alınan Sümer Holding A.Ş.nin bağlı kuruluşu iken 14/6/1995 tarihli ve 95742 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Bankanın blok satış yöntemi ile özelleştirilmesi amacıyla yapılan ihale sonucunda hisseleri G. Grubuna dâhil başvurucu Şirkete satılmıştır. Özelleştirme ihalesinin sonuçlanmasından sonra başvurucu Şirket tarafından Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yazılan bir yazı ile Banka hisselerinin Ama. Teks. San. A.Ş., Akm. San. A.Ş., K.Ga., H.Ga. ve H.Gü. tarafından sırasıyla %19, %19, %19, %10 ve %10 oranlarında devralınacağı bildirilmiştir. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile başvurucu Şirket arasında Banka hisselerinin devri ile ilgili olarak 17/10/1995 tarihli hisse satış sözleşmesi imzalanmıştır. Banka nezdinde Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu (Kurul) tarafından 31/12/1997 tarihli mali tablolar ve daha sonraki gelişmeler dikkate alınarak mali bünye incelemesi gerçekleştirilmiş, bu inceleme sonucunda ilgili murakıp tarafından 6/8/1998 tarihli mali bünye raporu düzenlenmiştir. Gerek bu rapordaki tespitler ve gerekse 1998 yılı ikinci altı aylık dönemindeki gelişmeler dikkate alınarak 11/10/1998 tarihli Bakanlık onay yazısı ile Banka 25/4/1985 tarihli ve 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun maddesi kapsamında yakın takibe alınmıştır. Akabinde Kurul tarafından başvurucu Şirket hakkında sırasıyla 21/12/1998, 30/9/1999 ve 21/12/1999 tarihli mali bünye raporları hazırlanmıştır. Mezkûr raporları dayanak alan Bakanlar Kurulu 21/12/1999 tarihli ve 99/13765 sayılı Kararname ile Bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 3182 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmesine ve aynı Kanun'un maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da Bankanın hisse senetlerinin mülkiyetinin Fona intikaline karar vermiştir.B. İptal Davası Süreci Bankanın TMSF'ye devredilmesine ilişkin mezkûr Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin iptali talebiyle Başbakanlık aleyhine başvurucu Şirket tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay nezdinde iptal davası açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi 27/2/2002 tarihli kararında davanın reddine karar vermiştir. Daire gerekçeli kararında;i. Bankaların denetlenmeleri sonucunda alınacak önlemlere 3182 sayılı Kanun'un maddesinde yer verildiği, ilgili maddede denetimde ortaya çıkan durumların niteliği ve özelliğine göre farklı önlem türlerinin öngörüldüğü, yine ilgili maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin bankaların mali bünye sorunlarının ağırlık ve önemine göre tedbirin uygulanması yönünde idareye takdir yetkisi verdiği, ii. 31/12/1997 tarihinde mali tabloları üzerinde yapılan inceleme üzerine Bankanın öz kaynak yetersizliği içinde bulunduğu, likitide ve yüksek kur riski sorunu ile karşı karşıya kaldığı, 3182 sayılı Kanun'un kapsamına alınan Bankadan bazı tedbirler alınmasının talep edildiği, hâkim sermayedar gruba dâhil firmalara ve bu firmalar ile ilişkisi olan diğer firmalara kredi kullandırmaya devam edildiği, sermaye artırımının muvazaalı işlemlerle gerçekleştiği, banka kaynaklarının dolaylı yoldan hâkim sermayedara aktarıldığı, mevcut koşullar içinde Bankanın ihtiyacını karşılayacak sermaye artırımına gidilmesinin mümkün olmadığı ve Banka tarafından bazı önlemler alınacağının belirtilmesine karşılık tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı,iii. Bankanın ayrıca 21/12/1999 tarihinde mali tabloları üzerinde yapılan inceleme üzerine Banka öz kaynaklarının daha da eksildiği, grup firmalarına kullandırılan kredilerin daha da arttığı, Banka zararının yüksek bir miktar arz ettiğinin belirlendiği, bağımsız bir serbest muhasebecilik mali müşavirlik şirketince kurum mali tabloları üzerinde yapılan incelemede de benzeri bir zarar miktarının tespit edildiği, bu itibarla başvurucunun talep ettiği yeni bilirkişi görüşünün temin edilmesine gerek görülmediği, bu hâliyle Bankanın faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesinin imkân dâhilinde olmadığı,iv. Kurul raporlarında ortaya konulan tespitler ışığında Bankaya yönelik alınması gereken tedbirlerin başında hâkim sermayedar grubun Bankadan kullandığı kredilerin Banka için risk teşkil ettiğinin bilinen bir gerçek olması karşısında 3182 sayılı Kanun'un maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediğine dair başvurucunun iddiasının kabul edilebilir bulunmadığı, sonuç olarak tüm toplanan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden Bankanın faaliyetinin devamının tasarruf sahiplerinin haklarının korunmasını imkânsız hâle getirip mali sistemin güven ve istikrarını bozacağı tespitleri yapılmıştır. Başvurucu Şirket tarafından ilgili Daire kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 7/2/2003 tarihinde verdiği kararla temyize konu edilen kararı onamıştır. Anılan karara karşı başvurucu Şirketin karar düzeltme talebi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 4/4/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 4/6/2018 tarihinde başvurucu Şirketin vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu Şirket 4/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu Şirket 2/2/2021 tarihli dilekçesiyle bireysel başvurusundan feragat ettiğini belirtmiştir.