19. Ceza Dairesi 2018/3864 E. , 2018/9474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1
**19. Ceza Dairesi 2018/3864 E. , 2018/9474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede; Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda sanıklar ... ve ... hakkında herhangi bir karar verilmemiş olduğu halde, gerekçeli kararda sanıkların suçun işlendiği tarih itibariyle şirket yetkilisi veya ortağı olmadıkları ve böylece üzerlerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı belirtilerek beraat hükmü kurulduğu belirtilmek suretiyle karar arasında çelişki oluşturan hüküm kurulması, 2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde ise başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun oluşabilmesi için öncelikle kesinleşmiş bir icra takibinin varlığı gerekir. Borçluya ödeme emrinin 26/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği ve takip kesinleşmeden 30.10.2013 tarihinde alacaklı tarafından şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de, 1- İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenen suçun yaptırımının "üç aydan bir yıla kadar hapis cezası" öngörüldüğü gözetilmeksizin ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi, 2- Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğunun uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- TCK’nın cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin 50 ve 62. maddelerinde gösterilen nedenler bağlamında ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden sadece takdire dayanılarak anılan maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, ./.. 4- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.