4. Hukuk Dairesi 2021/18232 E. , 2023/11285 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/120 E., 2021/558 K. HÜKÜM/KARAR : Red / Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2019/573 K. Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18232 E. , 2023/11285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/120 E., 2021/558 K. HÜKÜM/KARAR : Red / Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2019/573 K. Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 30.03.2011 - 20.06.2012 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi dekanlığı görevinde bulunduğunu, üniversitenin yerleşkesi içerisinde bulunan ve Ziraat Fakültesine eğitim öğretim amacıyla tahsis edilen ancak Ziraat Fakültesi tarafından 3. şahıslarla yarı yarıya olmak üzere kiraya verilmek suretiyle işletilen tarım arazileri üzerinde üniversite tarafından yapılan inceleme sonucu davalının görev yaptığı döneme ilişkin 621.622,63 TL tutarında elektrik borcu çıkarıldığını, borçların ödenmesi hususunda gerekli yazışmaların yapıldığını, borcun 120.000,00 TL’lik bölümünün ödendiğini, ancak bakiye kalan kısmın ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 590.087,59 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; elektrik tüketimini gösterir herhangi bir faturanın davacı tarafından inceleme komisyonuna gösterilemediğini, davaya konu elektrik borcunun davalının dekan olarak görev yaptığı dönemde bir kısım tarım arazisinde ürün yetiştirmesi hakkındaki projenin, üniversite yönetim kurulunca kabul edilmesinden sonra ve araziler kullanılmaya başlanılmadan önce sayaç okuma sonucu düzenlenen tutanağa dayandığını, Dicle Üniversitesi kampüsünün 30.03.2011 tarihli ilk okuma ile 20.06.2012 tarihli ikinci okuma dönemine ait elektrik faturaları miktarlarının ne olduğu ve elektrik kurumuna hangi tarihlerde ödendiği açıklanmadığı gibi, davacı tarafın bu faturalara delil olarak da dayanmadığını, bu nedenle kamu kurumlarında süzme sayaç kullanımının kamu hizmetine özgülenen alan ve faaliyetler dışında piyasa ekonomisi anlamında faaliyet gösteren kiracı, işletmeci kamu kurumunda benzeri biçimde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri nedeniyle kullandıkları elektriğin bedelini ödemelerinin temini için öngörüldüğünden, davalıdan istenen elektrik bedelinin özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerince kullanıldığının ortaya konulması gerektiğini, davacının üniversite elektrik borcunu ispat etmesi gerektiğini, yapılan sözleşmelerin üniversite yönetim kurulunun izni ile yapıldığını, davalının yararına davacı kurumun da zararına yönelik bir kazanım olmadığını, ekilen tarım arazilerinden elde edilen gelirin üniversitenin döner sermayesine aktarıldığını, kurum zararının ispat edilemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu elektrik borcunun, Ziraat Fakültesi Dekanlığınca 3. kişilere ortakçılık suretiyle kullandırılıp, zirai faaliyet sonucu elde edilen ürünlerin, maliyeti karşılığı olup, borcun idareye ait olduğu, kullanılan enerji bedelinin ne kadarlık bölümünün arazilerin işletilmesinden kaynaklı olduğunun açıkça ortaya konulamadığı, Ziraat Fakültesi Dekanlığının, bu konudaki haklı itirazları ve yine daha sonraki yıllarda, mahsuplaşma ve taksitlendirme taleplerinin davacı tarafından karşılanmadığı, araziden elde edilen gelirlerin 2012 yılı içerisinde, yönetmeliğe uygun olarak döner sermaye gelirleri içerisine aktarıldığı, 2012 yılı sonuna kadar Ziraat Fakültesi Dekanlığının, enerji bedelinin belirlenmesine yönelik talep ve bu konudaki itirazlarının davacıda karşılık bulmaması üzerine borç miktarının da somutlaştırılmadığı, Ziraat Fakültesi Dekanlığının ödemesi gereken miktarın davacı tarafından tespit edilmesi gerektiği, her yıl döner sermayeye aktarılan miktarlardan yıl sonu itibariyle yönetmeliğe uygun şekilde dağıtım yapılmasında davalıya yüklenecek bir kusurun bulunmadığı, bu dağıtımlar yapılırken davacı rektörlük yönetim kurulu da herhangi bir ihtirazi kayıt ve itirazda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın doğru olmadığını, davalının dekanlık yaptığı dönemde Ziraat Fakültesi Dekanlığına tahsis edilen arazilerin mevzuata aykırı olarak 3. kişilere yarıcılık sözleşmeleriyle kullandırıldığını, buradan elde edilen gelirin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının özel hesabı yerine Ziraat Fakültesi Dekanlığının döner sermaye hesabına yatırılmış olmasının da hukuka aykırı olduğunu, ayrıca Yüksek Öğretim Kurumları Kanunu'nun ek 25 inci maddesinde belirtilen şekilde döner sermaye gelirinin dağıtılmadığını, dava dilekçesinde belirtilen miktarda ödenmesi gerekirken ödenmeyen elektrik borcu kadar kurum zararının oluştuğunu, bu zarara davalının sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda da davalının kusurlu olduğunun ifade edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 10.11.2009-12.12.2012 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi dekanlık görevini yürüttüğü, bu dönemde üniversite tarafından üniversite yerleşkesinde bulunan bir kısım arazilerin Ziraat Fakültesine eğitim-öğretim amaçlı tahsis edildiği, Ziraat Fakültesi tarafından bu arazilerin dava dışı şirketlere kiralanması konusunda Üniversite yönetim kurulundan onay verildiği, davacı üniversitenin TEDAŞ’ta tek bir elektrik aboneliğinin bulunduğu, Üniversite bünyesindeki tüm elektrik harcamalarının bu abonelikten karşılandığı, Ziraat Fakültesi tarafından arazilerin sulanması için kullanılan elektriğin süzme sayaç vasıtasıyla kullanıldığı, süzme sayaç okuma işlemlerinin TEDAŞ-TEİAŞ-BEDAŞ vb. görevlileri tarafından okunmasının söz konusu olmadığı, kurum içinde bedel paylaşımının yapılması gerektiği ancak paylaşımın nasıl yapılacağına dair bir protokolün de dosya kapsamında bulunmadığı, davacı rektörlük tarafından elektrik fatura bedellerinin ödendiği, ödenme aşamasında kurumlara, paylarına düşen ve ödemeleri gereken miktarların bildirilmediği, bu kapsamda Ziraat Fakültesine de süzme sayaç ile kullandığı elektrik bedelinden ne kadarını ödemesi gerektiğine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davalının döner sermayeye dahil etmeden, elde edilen gelirden elektrik borçlarını ödemesi gerektiği kabul edilse dahi, sonuçta ödenen elektrik borcunun davacı Üniversitenin genel anlamda borcu olduğu, davalının döner sermayeye dahil ederek üçüncü kişilere ödeme yaptığı, kendi menfaatine bir sonuç temin etmediği, döner sermaye ödemelerinde herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığı, ödeme ile borçtan kurtulanın davacı kurum olmasından dolayı davacı üniversitenin malvarlığında bir eksilme meydana gelmediği, dolayısı ile davacı üniversitenin bir zarara uğramadığı anlaşıldığından zarar unsuru bulunmaması nedeni ile dava konusu tazminatın talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının dekanlık yaptığı dönemde Ziraat Fakültesi Dekanlığına tahsis edilen arazilerin mevzuata aykırı olarak 3. kişilere yarıcılık sözleşmeleriyle kullandırıldığını, buradan elde edilen gelirin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının özel hesabı yerine Ziraat Fakültesi Dekanlığının döner sermaye hesabına yatırılmış olmasının da hukuka aykırı olduğunu, ayrıca Yüksek Öğretim Kurumları Kanunu'nun ek 25 inci maddesinde belirtilen şekilde döner sermaye gelirinin dağıtılmadığını, dava dilekçesinde belirtilen miktarda ödenmesi gerekirken ödenmeyen elektrik borcu kadar kurum zararının oluştuğunu, bu zarara davalının sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda da davalının kusurlu olduğunun ifade edildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının Ziraat Fakültesi dekanı olarak görev yaptığı dönemde Ziraat Fakültesine eğitim-öğretim amacıyla tahsis edilen, ancak fakülte tarafından üçüncü şahıslara yarıcılık suretiyle kiraya verilerek işletilen tarım arazileri için kullanılan elektrik borcunu davacı üniversiteye ödemesi gerekirken ödememesi iddiasına dayalı kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile davalının ziraat fakültesi dekanı olduğu dönemde, arazilerden elde edilen gelirin, döner sermaye ile ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak, döner sermaye gelirleri içerisine alınıp yine yönetmeliğe uygun şekilde harcamalar yapılmış olmasına, ilgili arazilerin dava dışı şirketlere kiralanmasında davacı üniversitenin olurunun bulunmasına, kullanılan enerji bedelinin ne kadarlık kısmının ziraat fakültesi tarafından kullanıldığının ispat edilememiş olmasına, döner sermaye ek gelirlerinin usule uygun şekilde dağıtılmış olmasına, kurum zararı ile davalının kusurunun ispat edilememiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.