Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin borçlu gözüktüğü senetler sahte olarak tanzim edilip imzalanmıştır. Bu tanzimi yapan ve imzaları atan müvekkilin damadı ...'dur. Lüks ve basiretsiz yaşam sonucu ... borca batmıştır. Damat ... borçlarını ödeme güçlüğü içine düşmüştür. Bundan dolayı müvekkil ... imzalamış gibi sahte senetler keşide etmiş ve bunları cirolayıp piyasaya sürmüştür. Müvekkil, damadının bu şekilde yaptığı senetler nedeniyle piyasaya borçlandıklarını ödemek için birçok gayrimenkulünü satmak zorunda kalmıştır. Ciranta ... tarafından sahte olarak tanzim edilip cirolanan senetler şu şekildedir: a./ Konya . İcra Dairesinde (kapatılan Konya . İcra Dairesi ... E.) dosyasında tahsil edilen 20/04/2016 tanzim tarihli, 30/10/2017 vadeli 12.500 TL'lik bono senedi, b./ Konya . İcra Dairesinde ... E. (kapatılan Konya . İcra Dairesi ... ) sayılı dosyasından tahsil edilen 20/04/2016 tanzim tarihli, 30/11/2016 vadeli 12.500 TL'lik bono senedi, ( sahteciliği sonradan eklerde sunduğumuz bilirkişi raporuyla ispatlanmıştır.) c../ Konya . İcra Dairesinde ... E. Dosyasından tahsil edilen 20/04/2016 tanzim tarihli, 30/12/2016 vade tarihli 12.500 TL'lik bono senedi,( sahteciliği sonradan eklerde sunduğumuz bilirkişi raporuyla ispatlanmıştır.) d../ Konya . İcra Dairesinde ... E. Sayılı dosyasından tahsil edilen 20/04/2016 tanzim tarihli, 20/12/2016 vade tarihli 12.500 TL'lik bono senedi, (senedin aslı icra kasasında bile yok. Fotokopisi de UYAP sisteminden gözükmemektedir. Tüm bunlar savcılığa verilen cevaptan anlaşılmaktadır. Ek-4) Aslı davalının elindedir veyahut hiç oluşturulmamıştır. Tek bildiğimiz bu senetteki imzanın da müvekkile ait olmayışıdır. Bu sahte senedin aslının davalı tarafça sunulması için davalıya kesin süre verilmesini talep ediyoruz. Alacaklı gözüken davalı taraf, icraya konulan bu sahte bono senetleri nedeniyle müvekkilin "... Mah. ... Sk. No:... İç kapı No:... ... /... " adresine hacze gelmiştir. Müvekkil, mal kaldırma ve icra tehditi ve korkusu ile ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Ödeme taahhütünü yerine getiremeyince alacaklı gözüken tarafın şikayeti üzerine Konya . İcra Ceza Mahkemesi ... E.'tan yargılanmıştır. Sahte senetten kaynaklanan borcu ödeyince şikayetten vazgeçilmiş ve ceza almaktan ancak bu şekilde kurtulabilmiştir. Müvekkil, borçları nedeniyle "... Mah. ... sk. ... Sitesi No:... ve ... nolu dairesini" ... isimli kişiye satmıştır. Bu satış, müvekkil cezaevinde iken ve müvekkilin kızına verdiği genel vekaletname ve rızasıyla gerçekleşmiştir. Evlerin satış bedeline mukabil müvekkilin ...'den alması gereken para, müvekkilden sahte senetlerden dolayı alacaklı gözüken davalı ...'ya ödenmiştir. ..., müvekkile ödemesi gereken paraları cebri icra zoruyla haricen davalıya ve davalının avukatı sayın meslektaş ...'a ödemiştir. Ancak bu şekilde icra dosyaları kapanmış ve müvekkil haciz tehdidi ve hapse girme tehditinden kurtulmuştur. Bu haciz tehditleri nedeniyle müvekkilin eşiyle arası bozulmuştur. Müvekkilin eşi Habibe Bayraktar ile müvekkil arasındaki boşanma davası devam etmektedir. Bu arada müvekkil eşi ile birlikte oturduğu müşterek evden kovulmuş ve üçte biri hacizli emekli maaşı ile açlık sınırında yaşamak zorunda kalmıştır. Müvekkil kendisini toparladıktan sonra dava konusu bono senetlerinden şüphelenmiştir. Damadı ...'a dava konusu bono senetlerindeki gerçeği sorduğunda ... kendisine cevaben; "sıkıştım, senetleri senin adına imzaladım" cevabını vermiştir. Bundan sonra müvekkil hemen Savcılığa sahte bono senedi düzenlemekten ... hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılığın soruşturması sonucu dava konusu bono senetleri hakkında dosyaya sunulan 23/10/2020 tarihli bilirkişi raporu ile bono senetlerinin sahte olduğu, (20/04/2016 tanzim tarihli 12500 TL'lik, ödeme günleri 30/10/2016, 30/11/2016 ve 30/12/2016 olan ), imzaların müvekkil ...'a ait olmadığı, imzaların bono senetlerinde lehtar gözüken ... tarafından atıldığı tespit edilip rapora bağlanmıştır. Bu tarihte müvekkil aldatıldığını imzasının taklit edilerek bono senetleri ile borçlandırıldığını öğrenmiştir. Bundan sonra savcılık Konya . Asliye Ceza Mahkemesine ... Esas sayılı dosyası ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açmıştır. Yargılama halen devam etmektedir. Bu arada müvekkil ödediği ve sahteciliğinden şüphelendiği 20/04/2016 tanzim tarihli 20/12/2017 vade tarihli 12500 TL'lik ... lehdarlı bono senedinden de şüphelenmiş ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılık soruşturması Konya CBS ... E. nolu hazırlık evrakı üzerinden devam etmektedir. Bu bono senedi altındaki imza da müvekkile ait değildir. ... kendisini lehtar, müvekkili borçlu olarak gösteren bu bono senedini de tanzim edip ciro silsilesi ile piyasaya sürmüştür. Ve yine alacaklı gözüken ..., cebri icra yoluyla bunları tahsil etmiştir. Sahte imza ile piyasaya sürülen bu dört adet bono senedi ile müvekkilden haksız yere tahsil edilen paranın toplamı 50.000 TL'dir. Davalı ciro silsilesi kendisine ulaşan bu dört adet bono senedini icra marifetiyle müvekkilden tahsil ederek müvekkilin aleyhine haksız yere sebepsiz yere zenginleşmiştir. Davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesi olumsuz sonuçlanmış ve bir anlaşmaya varılamamıştır. Öte yandan İcra tehditi ile borcun ödenmesi, borcun kabulü anlamına gelmediği gibi kökünden sakat olan alacağa da meşruiyet kazandırmamaktadır. Buna ilişkin Yargıtay kararı şu şekildedir: "Dava, alacak istemidir. Takibin yapıldığı gün alacaklıyla borçlu birlikte gelerek icra dosyasında, borçlunun beyanının alındığı ve takip talebinde ve ödeme emrinde yazılı borcun kendisine ait olduğunu, borca ve icra takibine herhangi bir itirazı olmadığını, borcu kabul ettiğini bildirmiş ve maliki bulunduğu araç üzerine haciz konulmasına da muvafakat etmiştir. Akabinde de alacaklı vekili alacağa mahsuben ... TL bedelle aracı satın almış ve alacaklı adına tescil edilmiştir.... Davacıyla davalı arasında bir sözleşme ilişkisi de bulunduğunu davalı kanıtlayamamıştır. Davacının aynı gün gelip icra dosyasına borcu kabul ettiğine dair beyanı icra baskısı altında verilmiş bir beyan olduğundan davacının hür iradesiyle verilmediğinden bağlayıcı değildir... ( Yargıtay . Hd. ... E. ve ... K. 04.11.2011 T.) " Müvekkil şu an üçte biri hacizli emekli aylığıyla tek başına yaşamaktadır. Bu olaylardan sonra ailesiyle arası bozulmuş ve eşi onu evden kovmuştur. Eşiyle ilk derece mahkemesinde görülen boşanma davası sonuçlanmış, boşanmıştır. Sahte senetleri düzenleyen damadı, kızı ve oğlu hep boşandığı eşinin yanında olmuşlardır. Değil yoksulluk açlık sınırının altında yaşamaktadır. 2019 yılında geçirdiği iş kazası yüzünden bir elindeki parmakları kopmuş çalışamaz durumdadır. Buna ilişkin engelli raporu ektedir. Savcılıktaki bilirkişi raporuyla bu senetlerin müvekkilin elinden çıkmadığı anlaşılmaktadır. Davamızı yaklaşık olarak ispat etmiş bulunmaktayız. Bu itibarla adalete erişimi zor olan müvekkil gibi engelli ve yaşlı bireylerin adli yardım müessesinden yararlanması elzemdir. Müvekkilin adli yardımdan yararlanarak harç ve masraflardan muaf tutulmasını talep etmekteyiz. Daha önce açtığımız boşanma davasında adli yardım talebi kabul edilmiştir. Yukarıda detaylıca açıkladığımız tüm bu sebeplerden dolayı davalır/alacaklı ... hakkında TBK m. 77 vd. genel hükümler çerçevesinde mahkemeniz önünde işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. " şeklinde dava açmıştır.