9. Ceza Dairesi 2022/14257 E. , 2023/3024 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/69 E., 2020/127 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi...'ın şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Suça sü…
**9. Ceza Dairesi 2022/14257 E. , 2023/3024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/69 E., 2020/127 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi...'ın şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/811 Esas, 2019/609 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.04.2020 tarihli ve 2020/560 Esas, 2020/2021 Karar sayılı kararı ile özetle suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.10.2022 tarihli ve kısmi ret ve kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Suça Sürüklenen Müdafiinin Temyiz İstemi Temyiz sebebi içermeyen dilekçeyle temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianame, suça sürüklenen çocuğun savunması, kanuni temsilcinin beyanı, tanık anlatımları, olay tutanakları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; otizmli mağdurenin 17.04.2018-18.04.2018 tarihlerinde iki gün boyunca okula gelmemesi nedeniyle okul öğretmenlerinin, mağdurenin annesi... ile yaptıkları görüşmede, mağdurenin annesinin, kızının cinsel istismara maruz kaldığını kendilerine söylediği, olay tarihi olan 16.04.2018 tarihinde mağdurenin mahallede oyun oynadıktan sonra eve geçerken suça sürüklenen çocuk ile karşılaştığı, suça sürüklenen çocuğun mağdureye telefonuyla oynayabileceğini söylediği, telefon gösterme bahanesi ile ağzını kapatarak onu bir binaya götürdüğü, burada kendisinin ve mağdurenin çamaşırlarını çıkartarak cinsel organıyla bacaklarının arasına sürtündüğü, bu sırada suça sürüklenen çocuğun cinsel organından yere sıvı döküldüğü, mağdureye arkadan sarıldığı bu suretle otizm rahatsızlığı bulunan ve suça sürüklenen çocuğun da bu durumunu bildiği mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğu, sonrasında suça sürüklenen çocuğun mağdurenin elbiselerini giydirerek metruk binadan geri getirirken mahalledeki tanıklar... ve ... isimli çocuklarla karşılaştığı ve... ile ...'ın mağdureyi eve getirdiği, eve geldiğinde mağdurenin külotunun ters giydirilmiş vaziyette olduğu, vajinasının kızarmış ve tahriş olmuş durumda olduğu, mağdurenin annesi...'ın olay sırasında mağdurenin üzerinde bulunan iç çamaşırını yıkamadığı ve bu haliyle inceleme yapılması için görevlilere teslim ettiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiş ve hüküm yerinde esas alınmıştır. 2. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiş ise de mağdure ve annesinin beyanı ile tanık anlatımlarının birbirlerini destekler nitelikte ve aynı doğrultuda olması, İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nin 09.07.2018 tarihli raporunda mağdureye ait pembe renkli kilot 4 nolu lekede elde edilen DNA profilinin suça sürüklenen çocuğun DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği karşısında, suça sürüklenen çocuğun beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii İle Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği ve suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi...'ın şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile mağdure vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin esastan incelenmesine yönelik Tebliğname görüşüne ret sebebine uygun olarak iştirak edilmemiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun kastının ağırlığı, amaç ve saiki dikkate alınarak temel cezanın teşdiden on üç yıl hapis cezası şeklinde belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin bu husustaki temyiz sebeplerinin reddi ile hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Rızaya dayalı olarak teslim edilen mağdureye ait eşyalar üzerinde moleküler genetik inceleme yapılmak suretiyle delil elde edilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilemiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii İle Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ile mağdure vekilinin, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.