8. Hukuk Dairesi 2017/4774 E. , 2018/2832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı bor
**8. Hukuk Dairesi 2017/4774 E. , 2018/2832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davacının itirazın kaldırılmasına yönelik davasının ana para alacağının ödenmiş olması ancak kira farkları alacağı yönünden alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflara arasında 01/11/2011 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve aylık 650,00 TL bedelli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, 15/12/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Ekim ayı için 710,59 TL, 2014 yılı Eylül ve Ekim ayı için aylık 762,67 TL' den 1.525,34 TL, 2015 yılı Ekim ay için 829,78 TL kira ve 2012 yılı Kasım ayı ila 2013 yılı Ekim ayı arasına ait 362,09 TL kira farkı, 2014 yılı Kasım ayı için 79,78 TL kira farkı, 3,08 TL 2015 yılı Kasım ve Aralık ayı kira farkından ödenen 202,22 TL bedelin mahsubu ile toplam 3.482,66 TL kira ve 395,00 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; 2013 yılı Ekim, 2014 yılı Eylül ve Ekim, 2015 yılı Ekim aylarına ait kira bedellerinin eksiksiz ödendiğini, her yıl tarafların karşılıklı mutabakatları ile kira bedellerinin belirlendiğini, alacaklı tarafından uygulanan artışın kabul edilemeyeceğini belirterek borca itiraz etmiştir. Takip dayanağı kira sözleşmesinin 5. maddesinde kiracının kontrat bitiminde kira bedelini TEFE-TÜFE'ye göre % ... Oranında arttırmayı şimdiden kabul ve taahhüt edeceği düzenlenmiş olup kira bedelinin TEFE mi TÜFE mi oranında artırılacağı belli değildir. Bu haliyle artış şartı belli ve muayyen olmadığından hüküm ifade eder nitelikte değildir. Mahkemece kira farkına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Aylık kira miktarını ispat yükü kiraya verene , kira bedelinin ödendiğini ispat yükü kiracıya aittir. Davacı alacaklı, aylık kira miktarını ispata yarar bir mahkeme kararı ya da yazılı bir belge getirmediğine göre davalı borçlunun kabul ettiği aylık kira miktarları kabul edilerek sonuca gidilmesinde de bir usulsüzlük bulunmamakta ise de davalı borçlu tarafından ibraz edilen ödeme belgelerinde yapılan kira ödemelerinin hangi aya ait olduğu açık değildir. Bu durumda mahkemece kira ilişkisinin başından itibaren davacı alacaklıya ait banka hesap hareketleri getirtilerek yapılması gereken ödemelerden yapılan ödemeler düşülmek suretiyle 2013 yılı Ekim, 2014 yılı Eylül ve Ekim, 2015 yılı Ekim aylarına ait kira bedellerinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre itirazın kaldırılması ve tahliye davası hakkında karar verilmesi gerekirken kira asıl alacağının ödenmiş olması gerekçesiyle kira alacağına ve tahliyeye ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.