10. Hukuk Dairesi 2025/14097 E. , 2026/1523 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/144 E., 2025/265 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünül…
10. Hukuk Dairesi 2025/14097 E. , 2026/1523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/144 E., 2025/265 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde 2001 yılının 2. ayında çalışmaya başladığını ve o tarihten itibaren kesintisiz ve sürekli olarak 27.05.2011 tarihine kadar çalıştığını, ancak sigorta kaydının yapılmadığını ve primlerinin de ödenmediğini, bu hususu pek çok kez işverene bildirse de davalı işverenin sigorta yaptıracağını beyan ederek davacıyı oyaladığını, davacının da haklı olarak işten ayrılarak davalı aleyhine İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2014/511 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığını ve dosyanın halen derdest olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya ait işyerinde Şubat 2001 – 27.05.2011 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının, davalı yanında sürekli bir çalışması olmadığını, davacının davalıya ait işyerinin bulunduğu muhitte günlük iş karşılığından bahşiş ile çalıştığını, iş oldukça kendi aracı ile davalının mallarının nakli şeklinde bir kaç saatlik çalışmalar ve yük taşımacılığı yaptığını, emeğinin karşılığını günlük veya haftalık olarak aldığını, davalı ile davacı arasında ne sözlü ne de yazılı bir iş akdi kurulmadığını, davacının yevmiye usulü hizmetlerinin iş kanununa tabi olamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında mevcut durumun davacının iddiaları aleyhine karine teşkil ettiğini, aksini iddia eden davacının HMK uyarınca aynı nitelikte belgelerle davasını ispatı etmesi gerektiğini, ayrıca eylemli veya gerçek çalışma olgusunun da yöntemince ortaya konulması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2016 tarih ve 2014/690 - 2016/298 E.K kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarih ve 2016/12127 Esas - 2018/1525 Karar sayılı kararı ile; "dosyadaki kayıt ve belgelerden, ... sicil numaralı davalı işyerinin 01.08.1990 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davacının davalı işyerinden ve ihtilaflı dönemde sigortalı bildirimi olmadığı, davacının şikayeti üzerine davalı kurum tarafından yapılan tahkikat neticesinde davacının davalı işyerinde çalıştığına dair belge sunamadığı gerekçesiyle hizmet bildirimine karar verilmediği, dönem bordrolarının gönderildiği, davalı işverenin davacının günlük işlerde yevmiye karşılığı sürekli olmayacak şekilde çalıştığını belirttiği, davacı tanıklarının ise davacının çalışma iddiasını doğruladıkları, davacı tanıklarından bordro tanığı olan iki tanıktan birinin davacının kardeşi olduğu, davacının davalı işveren nezdinde çok uzun bir süre çalıştığının tespitine karar verildiğinden davacı tanık beyanlarının yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerinin ihtilaflı dönem boyunca taşındığı tüm adreslerden işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.05.2025 tarih ve 2018/144-2025/265 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, vergi kayıtları, durum tespit raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının hizmet akdi ile davalı işverene ait işyerinde, 22.02.2001 - 31.03.2001 tarihleri arasında, 37 gün, günlük 5.000.000,00 TL kazançla, 01.04.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında, 270 gün, günlük 7.000.000,00 TL kazançla, 01.01.2002 - 31.03.2002 tarihleri arasında,90 gün, günlük 7.400.025.00 TL kazançla, 01.04.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında, 90 gün, günlük 9.262.400.00 TL kazançla, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 10.919.443.00 TL kazançla, 01.01.2003 - 31.03.2003 tarihleri arasında, 90 gün, günlük 10.919.443.00 TL kazançla, 01.04.2003 - 30.06.2003 tarihleri arasında, 90 gün, günlük 13.103.332.00 TL kazançla, 01.07.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 15.267.194.00 TL kazançla, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 18.321.000.00 TL kazançla, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 14.805.000.00 TL kazançla, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında, 360 gün, günlük 16,29 TL kazançla, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında, 360 gün, günlük 17,70 TL kazançla, 01.01.2007 - 31.06.2007 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 18,75 TL kazançla, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 19,50 TL kazançla, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 20,28 TL kazançla, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 21,29 TL kazançla, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 22,20 TL kazançla, 01.07.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 23,10 TL kazançla, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 24,30 TL kazançla, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında, 180 gün, günlük 25,35 TL kazançla, 01.01.2011 - 27.05.2011 tarihleri arasında, 147 gün, günlük 26,55 TL kazançla çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacının davalı yanında sürekli bir çalışması bulunmadığını, taraflar arasında iş akdinin de olmadığını, davacının davalı yanında haftada bir kaç kez günlük yevmiye usulü düzensiz iş yaptığını, zira davalıya ait işyerinde sigortasız işçi çalıştırılmadığını, tanık beyanların yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, eylemli ve gerçek çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarını Kurum resmi ve yazılı kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatlaması gerektiğini, Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda gereği ve yeteri kadar araştırma yapılmadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ayrıca Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, işbu davanın 01.12.2014 tarihinde açıldığı, karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı olarak gösterildiği, 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkra uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davada fer'i müdahil olarak yer alması gerektiği dikkate alınarak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiği, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı sayılı geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme hükmünün yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin 3. ve 5. satırlarının silinerek yerlerine "Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere masrafından ibaret toplam 1.550,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ve "davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılmasına, Sosyal Güvenlik Kurumunun fer'i müdahil olduğunun karar başlığında belirtilmesine, hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.