(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12331 E. , 2013/1398 K. "" Cinsel taciz suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; sanığın eyleminin hayâsızca harekette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetine dair ... 5. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2011 gün ve 2010/1465 Esas, 2011/323 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairey…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12331 E. , 2013/1398 K.** **"İçtihat Metni"** Cinsel taciz suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; sanığın eyleminin hayâsızca harekette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetine dair ... 5. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2011 gün ve 2010/1465 Esas, 2011/323 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın cinsel organını çıkartıp mağdureye göstermesi şeklindeki sabit görülen eylemi 5237 sayılı TCK.nın 105. maddesindeki cinsel taciz suçunu oluşturduğu, aynı Kanunun 73/4. maddesi gereğince bu suçun takibinin şikâyete tâbi olması, mağdurenin şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, sanıktan sorularak kabulü halinde şikâyet yokluğundan 5237 sayılı Kanunun 7/2 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği halde, sanık hakkında suç vasfında yanılğıyla eylemin 5237 sayılı TCK.nın 225. maddesi kapsamında kaldığı kabülüyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy Sanığın, Kayseri Kadir Has stadı karşısındaki sokakta, cinsel organını sertleştirip dışarı çıkartarak, mağdurenin yanına yaklaştığı ve bahane ettiği bir hususu sorduğu olayda, mağdureye yönelik TCK 105 maddeki cinsel taciz ve TCK 225 deki teşhircilik suçlarının oluşacağı, tek eylemin kanundaki iki ayrı suçu oluşturması nedeniye TCK 44. maddesindeki fikri içtima halinin oluştuğu, bu durumda fikri içtima kuralları gereğince ağır olan TCK 105 deki cinsel taciz suçunun oluşacağı, mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle mağdure yönünden takip ve kovuşturma şartının kalktığı, ancak sanığın eylemini sokakta, herkesin görebileceği bir yerde gerçekleştirmesi sebebiyle aleni yerde teşhir suçunun ortadan kalkmadığı, mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle artık eylemin TCK'nın 225. maddesindeki suça dönüşeceği gözardı edilerek, suçun sadece cinsel taciz suçunu oluşturacağı ve şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesi gereketiğinden bahisle yerel mahkeminin TCK 225. maddesinden verdiği mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmesini usul ve yasaya uygun olmadığını düşündüğümden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.