6. Hukuk Dairesi 2024/2276 E. , 2025/567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3017 E., 2024/717 K. İHBAR OLUNAN : S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/154 E., 2023/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi
**6. Hukuk Dairesi 2024/2276 E. , 2025/567 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3017 E., 2024/717 K. İHBAR OLUNAN : S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/154 E., 2023/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...ilçesi, ... Mahallesi, 6651 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde toplam 148 daireden oluşan 5 blok bina bulunduğunu, kat mülkiyeti ve/veya kat irtifakı kurulmadığından binaların hâlen inşaat vasfında olduğunu, davalının davacı ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak, davacının rızası olmadan, yükleniciyle yaptığı temlik işlemi akabinde inşaat vasfındaki dava konusu daireyi yükleniciden teslim aldığını ve gerek bizzat gerekse de üçüncü kişilere kiraya vererek hâlihazırda kullandığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas-2021/458 Karar sayılı kararı ile geriye etkili olarak feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini, böylece davalı ile yüklenici arasındaki işlem dayanaksız kaldığından ve davalının lehine herhangi bir tapu veya ayni hak devri de söz konusu olmadığından, davalının daireyi davacıya mülkiyet hakkı uyarınca teslim etmesi gerekirken tahliye ve teslime yanaşmadığını ileri sürerek taşınmaz üzerinde yer alan davaya konu daireye el atmanın tahliye ve teslim suretiyle önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/200 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın haksız işgali nedeniyle tahliye davası açtığını ve bizzat davacı tarafından bu talepten vazgeçildiğini, davanın öncelikli dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalının haksız olarak değil hukuki bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu, yüklenici ve yapıları inşa eden kooperatif olmasına rağmen davada taraf olarak gösterilmediğini, davacının el atmanın önlenmesi ve tahliyesini talep ettiği yapıların maliki yada inşa edeni olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davalının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat hakkı ödenmedikçe hapis hakkı olduğunu, aktif ve pasif husumet ile zorunlu dava arkadaşlığı itirazında bulunduklarını, yüklenici tarafından Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduğundan sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, ispat yükünün davacıda olduğunu, dava konusu taşınmazın yüklenici kooperatif tarafından inşaat yapım işlerinin karşılığı olarak Merve Endüstriyel Mineral Madencilik A.Ş'ye devredildiğini, son devir alan Zeynep Müdüroğlu tarafından ise bedeli ödenmek suretiyle davalıya devir edildiğini, davaya dayanak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 Esas sayılı dosyanın birleşen davalar ile birlikte yargılamasının 25 yılı aşkın süre devam ettiğini, davalının ortağı olduğu kooperatifin edimlerini ifa ederek tahsis işlemini yaptığını ve yapı kayıt belgelerini aldığını, davaya gerekçe olarak gösterilen dosyada istinat duvarları yapılmak ve bloklar güçlendirilmek suretiyle inşaatın yasal hale getirilip getirilmeyeceğinin mahkeme tarafından araştırılmadığını, hak ihlallerinin açık olduğunu ve yeniden yargılama ve tedbir talebi ile Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru talebinde bulunulan mahkeme kararı dayanak alınarak açılan işbu davanın haksız olduğunu, davalının dava dışı yüklenici kooperatif tarafından yapılan ve bedelini ödemek suretiyle satın aldığı, şahsına tahsis edilen taşınmazda hak sahibi olduğunu, davacının taşınmazların maliki olmadığını, kal talep etmeyen davacının taşınmazı teslim alması durumunda sebepsiz zenginleşeceğini, 25 yıl sonra açılan el atmanın önlenmesi davasının TMK'nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, Anayasa Mahkemesi başvurusunun bekletici mesele yapılmasına, esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI [adres satırı maskelendi] IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve toplanan delillere göre, çekişme konusu 6651 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tam hisse olarak davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalının ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici S.S. ...Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi arasında çekişme konusu taşınmaza ilişkin olarak Ankara 21.Noterliği'nin 12.06.1987 tarih ve 22031 sayılı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ancak davacı tarafından yüklenici aleyhine açılan dava sonucunda, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas-2021/458 Karar sayılı kararıyla, anılan sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri, yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, davaya konu uyuşmazlıkta dava değerinin alınan bilirkişi raporuna göre arsa değeri ve yapı değeri toplamı (1.341.250,00 TL) olduğu ve davacı tarafça bu değer üzerinden eksik harç ikmal edildiği halde ilk derece mahkemesince sadece arsa değeri (725.000,00 TL) dikkate alınarak bakiye harca hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bununla birlikte; yeniden hüküm tesis edilirken Dairece karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücreti yerel mahkeme karar tarihinde hükmedilen vekalet ücretinden fazla olacağı ancak bu durumun yerel mahkeme hükmünün sadece davalı tarafından istinaf edildiği gözetildiğinde aleyhe karar verme yasağına aykırılık teşkil edeceği kanaatine varıldığından, davacı yararına yerel mahkeme kararında belirtilen miktar kadar vekalet ücreti takdir edilerek karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanıkları dinlenmeyerek davalının adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/572 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini ancak talebin reddedildiğini, belirtilen davanın neticesinde tapu maliki değişebileceğinden veya tazminata hükmolunması durumunda tazminat değeri kadar taşınmazı alıkoyma, hapis hakkı olacağından, tazminat ödenmediği sürece de yüklenici kooperatifin ve hak sahibi olanların taşınmazı boşaltmaları istenemeyeceğinden, bu dava neticesi belli olmadan hüküm tesisinin yasaya aykırı olacağını, Anayasa Mahkemesince verilecek hak ihlali ve yeniden yargılama kararının davayı dayanaksız bırakacağı aşikar olup, bu başvurunun sonucunun beklenmemesinin ileride telafisi imkansız zararlara, hak ihlallerine ve tazminatlara yol açacağını, raporlara karşı itirazlarının mahkeme tarafından nazara alınmadığını, rapordaki çelişkili hususların giderilmediğini, seri dosyalarda aynı taşınmazla ilgili harca esas değer konusunda farklı kararlar verildiğini, davacı tarafından açılan tüm davalar hakkında birleştirme kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, seri davalarda hükmedilecek vekalet ücretinin dikkate alınmadığını, davalının haksız işgalci olmadığını ve dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı bulunduğunu, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, davaya dayanak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 Esas sayılı dosyanın birleşen davalar ile birlikte yargılamasının 25 yılı aşkın süre devam ettiğini, davalının ortağı olduğu kooperatifin edimlerini ifa ederek tahsis işlemini yaptığını ve yapı kayıt belgelerini aldığını, davaya gerekçe olarak gösterilen dosyada istinat duvarları yapılmak ve bloklar güçlendirilmek suretiyle inşaatın yasal hale getirilip getirilmeyeceğinin mahkeme tarafından araştırılmadığını, davalının bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazda iyiniyetli mülkiyet hakkı sahibi olduğunu, davalının tazminat hakkı ödenmedikçe tahliyesinin talep edilemeyeceğini, TMK'nın 2. maddesinin uygulanması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yine; davacı arsa sahibi ile ihbar olunan yüklenici kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili şekilde feshine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kooperatif üyesi olan davalının yüklenici kooperatiften gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca satın aldığı dava konusu taşınmazda korunmaya değer yasal hakkı olmadığından davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün harç yönünden düzeltilerek yeniden davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın arsa bedeli olan 725.000,00 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden harç hesaplanması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu (hatanın/yanlışlığın) giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin 03.05.2024 tarihli, 2023/3017 Esas, 2024/717 Karar sayılı kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "2-Alınması gereken 91.620,78 TL ilam harcından peşin alınan ve sonradan tamamlanan harçların mahsubu ile bakiye 68.715,57 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Maliye Hazinesi'ne gelir yazılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "2-Alınması gereken 49.524,75 TL karar ve ilam harcından peşin alınan ve sonradan tamamlanan harçların mahsubu ile bakiye 26.619,54 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Maliye Hazinesi'ne gelir yazılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.