10. Hukuk Dairesi 2025/12556 E. , 2026/1881 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2835 E., 2025/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/151 E., 2023/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... ta…
10. Hukuk Dairesi 2025/12556 E. , 2026/1881 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2835 E., 2025/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/151 E., 2023/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin murisi ...’ın 19.04.2019 tarihinde davalı şirketlere ait Yozgat ili ... ilçesinde bulunan ... tesislerinde meydana gelen elektrik arızasını gidermek üzere yevmiye karşılığı çalıştığı sırada yüksek gerilime kapılarak ağır yaralandığını, oluşan yanıklar nedeniyle 28.04.2019 tarihinde hayatını kaybettiğini, olayın işverenin işi kapsamında ve işverenin talimatı doğrultusunda gerçekleşmesi nedeniyle iş kazası niteliğinde olduğunu, buna rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmediğini ileri sürmüştür. Tanık beyanları ve sağlık kayıtlarıyla olayın iş kazası olduğunun sabit olduğunu, davalılar arasında asıl işveren–alt işveren ilişkisi ve organik bağ bulunduğunu belirterek davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia etmiştir. Bu nedenlerle olayın iş kazası olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş için 200.000 TL, çocuklar için ayrı ayrı 100.000’er TL olmak üzere toplam 400.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; muris ...’ın olay tarihinde başka bir işveren nezdinde sigortalı olduğunu ve hafta tatili izni kullandığını, olayın gerçekleştiği tarihte davalı şirketler ile muris arasında herhangi bir hizmet akdi, sigortalılık veya işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...San. ve Tic. A.Ş. vekili; davanın sorumluluğu bulunduğu iddia edilen diğer şirket ve kurumlara ihbar edilmesi gerektiğini, iş kazası tespiti talebinin tefrik edilerek bekletici mesele yapılmasını, muris ile müvekkil şirket arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş; ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını ve müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı ...A.Ş. vekili ise iş kazası tespitine ilişkin dosyanın tefrik edilerek bekletici mesele yapılmasını, müvekkil şirket yönünden husumet bulunmadığını, esasa girilmesi hâlinde davanın diğer ilgili şirket ve ... kuruluşlarına ihbarını talep ederek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını savunmuştur. İhbar olunan ...San. ve.... Şti. vekili; ihbarı kabul etmemekle birlikte davanın haksız olduğunu ileri sürerek davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... ... A.Ş. vekili; dava açılmadan önce müvekkil şirkete herhangi bir tazminat başvurusu yapılmadığını, müvekkil şirketin davada taraf olmadığını belirterek şirket hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini ve vekilliğinin kabulü ile UYAP sistemine kaydının yapılmasını talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekili ise ihbarı kabul etmemekle birlikte davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; işçinin birden fazla işveren yanında çalışmasını engelleyen yasal bir sınırlama olmadığını, hizmet akdi, ücret ve bağımlılık unsurunun olduğunu, ... yetkililerinin ... nakil hattındaki arıza nedeni ile şirket yetkilisi ... ... aradığı, ... ... nakil hattını yapan şirketten işçi göndermesini istediği, gönderilen işçi ile ... ... yevmiye karşılığı anlaştığı, işçinin ... ... ... ve talimaları doğrultusunda iş yaparken iş kazası geçirdiğinin açık olduğunu, olayın tek tanığı olan.... A.Ş. güvenlik görevlisi ... in beyanlarından "ben senin yevmiyeni (bir günlük ücret) peşin ödedim arızayı gidereceksin" demiş olmasının taraflar arasında ücret ilişkisinin olduğunu gösterdiğini, ... ... ile.... A.Ş. arasında emek ağırlıklı ... nakil hattındaki arızanın giderilmesi için kısmi süreli olarak yerine getirilmesine dair anlaşma yapıldığını, ... ...’ın zamana bağlı olarak çalışmayı üstlendiğini, hizmet sözleşmesi olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacılar murisi murisi ...’ın 19.04.2019 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.