1. Ceza Dairesi 2024/5765 E. , 2025/1172 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1246 E., 2024/1283 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; Suça sürüklenen çocuk müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra sunduğu 31.05.2024 tarihli dilekçed…
**1. Ceza Dairesi 2024/5765 E. , 2025/1172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1246 E., 2024/1283 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; Suça sürüklenen çocuk müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra sunduğu 31.05.2024 tarihli dilekçede ve beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 19.09.2024 tarihli tutanakta temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir. Katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararları ile suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/1844 Esas, 2023/414 Karar sayılı karaları ile kısmen esastan ret, kısmen mahkûmiyet kararları verilmiş, bu kararların lehe ve aleyhe temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/4309 Esas, 2024/1086 Karar sayılı ilâmı ile özetle; suça sürüklenen çocuğun cezasından haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanıkların ise suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/1246 Esas, 2024/1283 Karar sayılı kararları ile; a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 31/3. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik araştırma yapıldığına, suça sürüklenen çocuk ve sanıkların tasarlayarak kasten öldürme suçundan müşterek fail olarak cezalandırılmaları, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin en üst hadden uygulanması, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 29. maddesi ile sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, suçu kabul etmemekle birlikte fazla ceza verildiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, suçu kabul etmemekle birlikte fazla ceza verildiğine ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanıkların, asli fail olarak olaya katıldıklarına dair somut delil bulunmaması ancak maktulün olay yerine davet edilmesi, olay yerine birlikte gidilmesi, öldürme sırasında asli failin yanında bulunmaları, ona engel olmamaları, maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atmaları ve olaydan sonra kaçmaları karşısında, bu eylemlerinin fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma boyutuna ulaşmadığı ancak suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıklarının saptandığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, sanıkların yaptıkları yardımın ağırlığı ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan ... bulunduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasının ve haksız tahrikin niteliği ile ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen ceza miktarının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar ... ve ... hakkında uygulanmasına, sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR 1. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Suça sürüklenen çocuk müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra sunduğu 31.05.2024 tarihli dilekçede ve beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 19.09.2024 tarihli tutanakta temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılanlar Vekili, Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii Ve Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/1246 Esas, 2024/1283 Karar sayılı kararlarında katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle; sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y 5237 sayılı TCK’nin “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasındaki; “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında ... cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Buna göre; 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olan herhangi bir suç nedeniyle alt ve üst sınırlar arasında bir ceza belirlenmesi gerektiğinde, kural olarak göz önünde bulundurulması gereken ölçüt, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddenin 1. fıkrasındaki düzenlemedir. Hâkimin ... cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin, TCK’nin 61. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, basamaklı ceza öngören suçlarda, iki sınır arasında cezayı belirleme konusundaki takdir yetkisi her somut olayın özelliğine göre kanunun genel amacı ve felsefesi gözetilerek TCK’nin 61. maddesinde sıralanan ölçütlere göre kullanılmalıdır. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden önceki tarihlerde sanık ...'ın işletmiş olduğu, sanık ...'in sürekli olarak, sanık ...'ın ise zaman zaman çalıştığı ekmek fırınında çalışmaya başladığı ve olay tarihinden bir hafta kadar önce maktül ile arasında geçen bu olayları diğer sanıklar ..., ... ve ...'e anlatıp maktul ile arasında yaşanan olaya ilişkin çekmiş olduğu videoyu sanıklara izlettirdiği ve bunun üzerine Sanıkların maktulü çağırıp konuşmaya karar verdikleri, 11/12/2021 günü sanık ...'ın arkadaşı olan ...'e ait Çevril Mahallesinde bulunan bağ evini ayarladığı, Suça sürüklenen çocuğun kendi telefonundan araması halinde maktulün gelmeyeceğini düşündükleri için sanık ...'ın suça sürüklenen çocuktan elde ettiği numaradan sondaj işi yapan maktulü arayarak Çevril mahallesindeki bağ evinde sondaj işi olduğunu söyleyip maktulün olay yerine çağırdığı, Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun olay günü saat 18:00 sıralarında bağ evine geldikleri, burada iken sanık ...'in maktulü tekrar arayarak eve davet ettiği ve evin yerini tarif ettiği, bir süre sonra sanık ...'in olay yerine geldikleri kendisine ait arabada sıkıntı olduğunu söylemesi üzerine SSÇ ... ve sanık ...'ın, ...'in aracını alarak şehir merkezine götürdükleri, sonrasında şahısların sanık ...'in ikametine giderek ...'in eşinden, ...'e ait ... plaka sayılı aracı aldıkları ve yeniden olay mahalli olan bağ evine döndükleri, bu süre zarfında maktul ...'ın ... plaka sayılı aracı ile olay mahalli olan bağ evine geldiği, Maktul ...'ın oturma odasında koltukta oturduğu sırada, ...'in, maktule istismar olayı ile ilgili sorular sorduğu sırada suça sürüklenen çocuğun evin mutfağından aldığı siyah saplı bıçak ile odaya döndüğü ve maktul ...'ın sol bacak popo kısmının alt tarafına bıçak ile vurduğu, bıçağın yamulması üzerine suça sürüklenen çocuğun tekrar mutfağa giderek bu kez yeşil saplı bıçağı alarak odaya geldiği ve maktul ...'ın yine sol bacak baldır üst yan kısmına 2 kez daha sapladığı, hırsını alamayan suça sürüklenen çocuğun ...'ın bir kere daha mutfağa gittiği ve yeni bir bıçak alarak odaya döndüğü ve maktul ...'ın sol baldır kısmına ve batın alt kısmına sapladığı, bu sırada bütün sanıkların odanın içerisinde olmalarına karşın suça sürüklenen çocuğa müdahale etmedikleri, suça sürüklenen çocuğun en son kullandığı iki adet bıçağı sobanın içerisine attığı, beyaz bir çarşafla maktulün kanını durdurmaya çalıştığı ve ambulansı arayarak maktulü bıçakladığını söyleyerek yardım çağırdığı, sonrasında diğer sanıklar ile birlikte maktulü sürükleyerek evin balkon kısmına çıkardıkları ve maktulü orada bırakarak ambulans gelmeden olay yerinden kaçtıkları, Maktul ...'ın vücuduna isabet eden 5 adet kesici alet yarası nedeniyle büyük ve orta çaplı damar kesilerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği sabit olan olayda; Suça sürüklenen çocuğun olayın meydana geldiği evden temin ettiği üç ayrı bıçağı kullanarak maktulü yaralamak suretiyle büyük ve orta çaplı damar kesilerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu ölümüne neden olmak suretiyle asli fail olduğu, Her ne kadar bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde sanıklar ..., ... ve ...'in suça sürüklenen çocuk ile fikir ve ... birliği içerisinde hareket ettikleri ve suça sürüklenen çocuğun eylemine asli fail olarak iştirak ettikleri gerekçesiyle TCK 37/1. maddesi uyarınca asli fail olarak sorumlu oldukları kabul edilmiş ise de Yargıtay 1. Ceza Dairesinin uyulmasına karar verilen 20/02/2024 tarihli, 2023/4309 Esas, 2024/1086 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; sanıklar ..., ... ve ...'in suça sürüklenen çocuğun eylemine asli fail olarak katıldıklarına dair somut delil bulunmaması, ancak maktulün olay yerine davet edilmesi, olay yerine birlikte gidilmesi, öldürme sırasında asli failin yanında bulunmaları, ona engel olmamaları, maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atmaları ve olaydan sonra kaçmaları karşısında, bu eylemlerinin fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma boyutuna ulaşmadığı, ancak suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine TCK 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları kabul edilerek sanıklar ..., ... ve ...'in maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c( yardımın ağırlığı dikkate alınarak 15 yıl) 62, 53. maddeleri uyarınca 12 şer yıl 6 şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında ise kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 53, 58. maddeleri uyarınca yardımın ağırlığı dikkate alınarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına Karar verilmiş ise de; Sanıklar ... ve ...'in ancak maktulün olay yerine davet edilmesi, olay yerine birlikte gidilmesi, öldürme sırasında asli failin yanında bulunmaları, ona engel olmamaları, maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atmaları ve olaydan sonra kaçmaları şeklindeki eylemlerinin TCK’nin 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak belirtilen 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım olarak a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, 2- Manevi yardım olarak a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, şeklindeki unsurların tamamını veya tamamına yakın kısmını kapsaması halinde TCK'nin 81. maddesi delaletiyle TCK'nin 39/1-2. maddesinde belirtilen üst sınır olan 15 yıla kadar hapis cezası verilebileceği şeklindeki düzenleme de TCK’nin 61. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, sanıkların suça katılma kasıtları, sanıkların amaç ve saikleri gibi yasal unsurlara göre sanıkların eylemlerinin üst sınır olan 15 yıl hapis cezasının verilmesini gerektirmediği gibi, mahkemenin teşdit gerekçesinde belirtilen Sanıklar ... ve ...'in ancak maktulün olay yerine davet edilmesi (sadece sanık ... telefon ederek çağırmıştır), olay yerine birlikte gidilmesi (ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilemez), öldürme sırasında asli failin yanında bulunmaları( Manevi yardım olarak Suç işleme kararını kuvvetlendirmek mahiyetindedir), ona engel olmamaları ile maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atmaları ve olaydan sonra kaçmaları (suça katıldıklarının gerekçesi) eylemlerine göre alt sınır (10 yıl) veya alt sınıra yakın bir ceza verilmesi gerektiği görüşündeyim.