4. Hukuk Dairesi 2022/149 E. , 2024/11496 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2281 Esas 2021/2562 Karar.. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/45 Esas 2019/477 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi t…
**4. Hukuk Dairesi 2022/149 E. , 2024/11496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2281 Esas 2021/2562 Karar.. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/45 Esas 2019/477 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların imtiyaz sahibi, eser sahibi, tüzel kişi temsilcisi ve yönetim kurulu başkanı olarak sorumlu olduğu Takvim Gazetesi ve www.takvim.com.tr isimli haber sitesinde 30.12.2016 ve 31.12.2016 tarihlerinde yayınlanan köşe yazılarında kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, köşe yazılarındaki ifadelerin gerçek dışı olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek her bir yayın için 25.000,00'er TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, davacı hakkında daha önce yapılan haberlerde yer alan iddiaların dava konusu köşe yazılarında dile getirildiğini, köşe yazılarının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu köşe yazılarında, davacı hakkında rahatsız edici ve sert ifadelerin yer aldığı anlaşılmakta ise de davacının kamuoyunda tanınan ve bilinen bir iş insanı olduğu, sahibi olduğu medya şirketleri aracılığıyla hakkındaki iddialara karşı geniş bir savunma imkanı bulduğu, davacıya yönelik eleştiri sınırlarının sıradan vatandaşa kıyasla daha geniş olduğu, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu köşe yazılarının kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, kamu yararının amaçlandığı, demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen sözlerle değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerli olduğu, köşe yazılarının davacının kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri