6. Hukuk Dairesi 2024/299 E. , 2024/1117 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2594 E., 2022/2817 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/185 E., 2022/312 K. - Birl. Dava 2019/307 E. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. …
**6. Hukuk Dairesi 2024/299 E. , 2024/1117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2594 E., 2022/2817 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/185 E., 2022/312 K. - Birl. Dava 2019/307 E. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 18.12.2014 ile 20.07.2015 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri gereğince yüklenici sıfatıyla 4 bloktan oluşan toplam 100 adet bağımsız bölüm yapıp her blok'tan %25'ini müvekkillerine teslim etmeyi yüklendiğini, davalı tarafça 16.08.2016 tarihinde her ne kadar bağımsız bölümlere ait kat irtifak tapularının devir ve teslimi yapılmış ise de eksik ve ayıplı teslimde bulunulduğunu, davalının yapılan uyarı ve ihtarlara rağmen sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde edimini ifa etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik işler ve ayıplı imalatların tespiti ile eksikliklerin tamamlanması ve ayıplı imalatların değiştirilmesi için gerekli olan eksik ve ayıplı imalat bedelleri ile müvekkillerinin sözleşme nedeniyle aldıkları dairelerin ortak alanları ile birlikte kataloglarda taahhüt edildiği gibi yapılmamasından dolayı meydana gelen değer düşüklüğünden hasıl olan kayıpları karşılığında şimdilik 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile 18.12.2014 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, ardından ana sözleşmenin eki mahiyetinde ... şirketi ile sözleşme imzalandığını, davalı ...'in 14.07.2015 tarihinde ve davalı ...'ın 30.12.2015 tarihinde bu şirkete ortak olduklarını, davalıların bu şirket ile eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik işler ve ayıplı imalatların tespiti ile eksikliklerin tamamlanması ve ayıplı imalatların değiştirilmesi için gerekli olan eksik ve ayıplı imalat bedelleri ile müvekkillerinin sözleşme nedeniyle aldıkları dairelerin ortak alanları ile birlikte kataloglarda taahhüt edildiği gibi yapılmamasından dolayı meydana gelen değer düşüklüğünden hasıl olan kayıpları karşılığında şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; anahtar teslimi olarak taahhüt edilmiş konutların eksik ve ayıplı imal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik işler ve ayıplı imalatların tespiti ile eksikliklerin tamamlanması ve ayıplı imalatların değiştirilmesi için gerekli olan eksik ve ayıplı imalat bedelleri ile müvekkillerinin sözleşme nedeniyle aldıkları dairelerin ortak alanları ile birlikte kataloglarda taahhüt edildiği gibi yapılmamasından dolayı meydana gelen değer düşüklüğünden hasıl olan kayıpları karşılığında şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davacılar ve asli müdahil vekili 30.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen davayı ıslah etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre 31.01.2015 tarihinde inşaatın başlayacağını, 4 yıl içinde inşaatı bitirip arsa sahiplerine kalan kısmın teslim edileceğini, müteahhitin talep ettiği takdirde 6 aylık ek süre kullanabileceğini, buna göre 31.06.2019 tarihine kadar süresi olmasına rağmen iş bu tarihten önce dava açıldığını, inşaatta yapılan imalatın sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, hatta sözleşmede belirtilenden daha fazla imalat yapıldığını, malzeme olarak sözleşmede kararlaştırılan malzemelerin kullanıldığını, davacının sözleşmede yer almayan taleplerinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaat yapımından şirketin sorumlu olduğunu, bu şirkete karşı açılmış dava varken müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin asıl sorumlu şirketteki payını 15.11.2017 tarihinde devrettiğini, yasal olarak hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların 20.07.2015 tarihinde davalı şirket ile yeni bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmede müvekkili ...'in imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin söz konusu sözleşmeyle ilgili hukuki bir sorumluluğunun olmadığını, davacıların yeni bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak müvekkili ile olan sözleşmeyi zımni olarak feshettiklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini kusursuz ve tam olarak yerine getirdiği için sözleşmeden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A blok dükkanda eksik yapılan imalatlar yönünden davalı şirketin sözleşme kapsamında yapması gereken imalatlar olduğundan 14.500,00 TL'lik miktar yönünden davacı tarafın haklı olduğu, balkon ve merdiven korkulukları yönünden sözleşmede açıkça belirtilen niteliklere rağmen imalatların krom nikelaj yapılmadığı sabit olduğundan davacı taraf haklı olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından mevcut imalatların bedelinin hesaplanarak bilirkişiler tarafından belirlenen bedelden düşülmesi gerektiği iddia edilmiş ise de davacılar tarafından krom nikelaj imalatı yapılması durumunda mevcut alüminyum imalatlar kullanılmaz hale geleceğinden bu itirazının kabul görmediği, sözleşmede mutfağın dolapsız yapılacağı sözleşmeye yazılmamış olsa da dolabı bulunmayan bir mutfağın kullanılamayacak olması karşısında mutfak dolabı bedellerinin de hüküm altına alınması gerektiği, aynı gerekçenin duşa kabin için de geçerli olduğu, giyinme odası ve vestiyer talepleri ise dairenin kullanımı için zorunluluk arz etmediğinden, bu imalatların yapımına sözleşmede yer verilmediğinden kabul hükmünde dikkate alınmadığı, ortak alandaki eksik imalatlar ve bu imalatların dava konusu bağımsız bölümlerde oluşturacağı değer kaybı yönünden ise; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında çevre düzenlemesinin yapılacağı belirtilmiş ancak içeriğinin belirlenmediği, sözleşme anahtar teslimi öngördüğünden çevre düzenlemesinin emsal yaşam alanlarının gerektirdiği asgari imalatları içermesi gerektiği, her ne kadar kataloglar sözleşme eki olmasa da sözleşmede yer alan çevre düzenlemesinin yapılacağı hususununda tarafların iradelerinin belirlenebilmesi için müteahhit tarafından hazırlanan bu belgenin yorumlanması gerektiği, katalogda gösterilen imalatların çevre düzenlemesinin içeriğinin belirlenmesinde esas alındığı, bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 11.10.2021 havale tarihli ek rapordaki ortak alandaki eksik imalata ilişkin değerlendirmeler ve gerekçelerin yerinde görüldüğü, davalı gerçek kişiler yönünden dava konusu sözleşmede ... ve ...'in de müteahhit sıfatıyla imzası bulunduğundan bu davalıların da müştereken ve müteselsilen kabul edilen miktarlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket ile davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteahhidin yükümlülüğünün sözleşme çerçevesinde belirlendiğini, arsa sahibinin sözleşme harici genel hükümlere göre herhangi bir talep hakkının bulunmadığını, sözleşme içeriğinde mutfak dolaplarının yapılacağına ilişkin bir kayıt olmadığını, dosyaya ibraz edilen 03/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda mutfak dolaplarının sözleşmede düzenlenmediğini, bölgede müteahhitlerin genel olarak mutfak yapmadığı ve bu nedenle sözleşmede yer almadığının mutfak dolaplarının bir eksiklik olarak değerlendirilmediğinin rapor edildiğini, mutfak dolapları konusunda iki farklı bilirkişi heyeti arasında iki farklı görüş bulunduğunu, bu konudaki çelişkinin giderilmediğini, mahalli örfe göre bu yerde müteahhitlerin sözleşmede açıkça düzenleme olmaması halinde mutfak dolaplarını yapmadıklarını, duşa kabine ilişkin sözleşmede vaatte bulunulmadığını, balkon korkuluklarının krom nikel yapılmaması sözleşme ile vaat edilen tek eksiklik olduğunu, balkon korkuluklarının alüminyum olarak yapıldığını burada talep edilebilecek bedel bu iki imalat değeri arasındaki fark olabileceğini, değer kaybı bakımından müteahhitin sadece sözleşme ile davacılara vaat ettiği edimi yerine getirmekle yükümlü iken sözleşme harici imalatlardan da müteahhiti sorumlu tuttuğunu, katalog ile satışa arz edilen bağımsız bölümler için vaad edildiği kabul edilen hususların arsa sahibine herhangi bir hak vermediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaattan sorumlu olan müteahhit şirketteki payının yarısını ...'e, diğer yarısını ...'e devrettiğini, yargılamada bu resmi pay devrinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin de müteahhit gibi tüm bedellerden sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin resmi olarak gerçekleştirilen pay devirleri sonrası hiçbir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapının tamamına yakının bitmiş olması, tarafların adi şekilde yapılmış olan sözleşmeye resmi şekilde yapılmasına yönelik itirazlarının bulunmaması, tapudan resmi olarak bağımsız bölümlerin taraflar arasında temlik edilmesi nedeniyle sözleşmenin adi şekilde yapılmış olmasının sonuca etkili olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu, ...'ın şahsi olarak da arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış olması nedeniyle davalı şirket hisselerinin temlikinin kendisini arsa sahiplerine karşı sorumluluktan kurtarmadığı, davacı ... haklarını temlik aldığını ileri süren davacı ...'un buna ilişkin yazılı temlik sözleşmesini dosyaya sunmasa da haklarını temlik eden davacı ... ile temlik alan davacı ...'ün davayı birlikte açtıkları görülmekle bu hususta yazılı temlik sözleşmesinin aranmasına gerek olmadığı, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davalı şirket ile birleşen davada davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. 2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474, 475 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde kataloğun sözleşmenin eki olduğu yönünde ibare bulunmamaktadır. Eldeki davada eksik ve kusurlu işler ve değer kaybı talep edilmiş olup, davacıların sözleşmede belirlenen koşullara göre yükleniciden talepte bulunabileceklerinden sözleşmenin eki olmayan katalog dikkate alınarak değerlendirme yapılması doğru olmamıştır. 2. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu önceki bilirkişi raporuyla çeliştiği gibi asıl ve ek raporlar yönünden de çelişkili bulunduğundan denetime elverişli görülmemiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz olmuştur. 3. Mahkemece yapılacak iş; yeni bir bilirkişi kurulundan denetime, hüküm kurmaya elverişli, bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak sözleşmede belirlenen koşullar yönünden davacıların eksik kusurlu iş ve değer kaybına ilişkin taleplerinin değerlendirilerek, değer kaybı yönünden eksik ve kusurlu işlerle mükerrerlik oluşturmayacak şekilde hüküm kurmaktan ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.