5. Ceza Dairesi 2009/13350 E. , 2012/7014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Müteselsilen nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar...ve... hak.), müteselsilen nitelikli zimmet (sanık ... hak.), kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar ..., İ.... ve ... hak.) HÜKÜM : Sanıklar ...,... ve ...'in atılı suçtan ayrı ayrı beraetlerine, sanıklar...ve...'ın müteselsilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zincirleme basit zimme
**5. Ceza Dairesi 2009/13350 E. , 2012/7014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Müteselsilen nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar...ve... hak.), müteselsilen nitelikli zimmet (sanık ... hak.), kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar ..., İ.... ve ... hak.) HÜKÜM : Sanıklar ...,... ve ...'in atılı suçtan ayrı ayrı beraetlerine, sanıklar...ve...'ın müteselsilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zincirleme basit zimmet suçlarından mahkümiyetlerine, sanık ...'ın zincirleme basit zimmet suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ile hükmolunan ceza miktarları gereğince sanıklar...ve ... müdafiilerin, sanıklardan .... müdafiin ise süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zincirleme basit zimmet, ... ve ... haklarında müteselsilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanıklar haklarında nitelikli zimmet suçundan kamu davası açıldığı, bu suçun sahtecilik suçunu da bünyesinde barındırdığı, bu itibarla sanıklara atfedilen tedavi avanslarına ait sayman mutemedi alındılarının tasdikli suretleri ile mükerrer iade işlemi yapmak ve bir kısım hastalar veya yakınları tarafından yatırılan tedavi avanslarını hak sahiplerine iade etmedikleri halde hak sahipleri yerine imza atmak suretiyle iade etmiş gibi işlem yapmak şeklindeki eylemlerinden dolayı sanıklar haklarında sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı kabul edilerek yapılan incelemede: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30/03/1981 gün ve 5-2/106 sayılı Kararında açıklandığı üzere ceza yargılamasının temel amacının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sanıklardan...ve ...'ın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, diğer sanık ...'ın cezaevinden göndermiş olduğu 05/05/2004 ve 10/05/2004 tarihli tevil yollu ikrara yönelik dilekçeleri, tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulan bir kısım mağdurların bilirkişilerce zimmet miktarına dahil edilen avansları tamamen ya da kısmen iade aldıklarını beyan etmeleri ile kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda 5999, 5911 ve 5342 belge no.lu avans ödemelerinin hem sanık ...'ın hem de sanık ...'in zimmetine dahil edildiğinin görülmüş olması karşısında; bilirkişi raporlarında ismi geçen hak sahiplerinin tamamının tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup, tedavi ya da yatış avansı olarak hastane veznesine yatırdıkları paranın ne kadarını iade aldıkları, bu işlemler sırasında hangi sanık ya da sanıklarla temas ettikleri, isim ve imzaları bulunan tahakkuk müzekkeresi ve verile emirlerindeki imzaların eli ürünü olup olmadığı hususlarının tanıklardan sorulmasından, yine hak sahiplerine atfen atıldığı görülen imzaların hak sahiplerinin eli ürünü olup olmadığının, mükerrer ödemeye ilişkin tediye belgelerindeki, verile emri ve tahakkuk müzekkerelerindeki ve mutemetlikler tahsilat ve ödeme defterinin ilgili sayfalarındaki yazı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığının, ilgililerin yeteri kadar yazı ve imza örneğinin alınmasına ve tatbike medar yazı ve imza örneklerinin teminine müteakip Adli Tıp Kurumundan ya da kriminal laboratuvarından aldırılacak rapor ile tespitinden sonra, dosyanın kül halinde Sayıştay Emekli Denetçilerinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek, bilirkişilerden önceki bilirkişi raporları, sanık savunmaları, tanık anlatımları ile lehe yasanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Yasanın 212. maddesi de irdelenmek suretiyle zimmet miktarını ve kimin zimmetinde kaldığını saptayan rapor aldırılmasına müteakip sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, sanıkların zimmet ve sahtecilik suçlarına ne surette iştirak ettikleri ve bunlara ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde yeterince gösterilip tartışılmadan ve Dairemiz uygulamalarına göre iddianamede dava konusu edilen zimmet miktarının 'hafif' değerde olduğu, ancak mahkemece kabul edilen miktarın ise 'normal' değerin üzerinde kaldığı gözetilmeden fark zimmet miktarı ile ilgili olarak dava açtırılması sağlanmadan zimmet ve sahtecilik suçlarından eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan mükerrer avans iadesine ilişkin zimmet eylemlerinde, ikinci ödemeler için düzenlenen tahakkuk müzekkeresi ve verile emirleri ekine gerçek hastaya ait belgelerin tasdikli suretlerinin eklenmesi nedeniyle bu eylemlerinin basit bir denetimde kurum içi incelemeyle tespiti mümkün ise de, hak sahiplerine iade edilmediği halde iade edilmiş gibi gösterilen tedavi avans iadelerine ilişkin zimmet eylemlerinin ancak hak sahiplerinin müracaatı ve/veya verile emri ve tahakkuk müzekkereleri ile ödeme belgelerinde yaptırılacak imza incelemesiyle ortaya çıkartılabileceği, bu itibarla sanıkların hileli davranışları nedeniyle daire içi olağan denetimle durumun belirlenemeyeceği anlaşıldığından, sanıklar haklarında zincirleme nitelikli zimmet suçu yerine yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, Şanlıurfa devlet hastanesinden suç tarihleri itibariyle sanıklardan...'ın hukuki statüsü, hastane idaresince tedavi avansı işleri ile ilgili olarak yazılı ya da sözlü bir görevlendirilmesinin bulunup bulunmadığı, sorulup tespitinden sonra suç tarihinde kamu görevlisi olmadığının anlaşılması halinde sanık ...’ın eylemlerinin bunlardan hangisine (azmettiren mi yoksa yardım eden mi) temas ettiğine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmeden asli fail olarak cezalandırılması, Sanıkların mükerrer ödemelere ait suç delili niteliğinde olan 18 adet muhasebe belgesi ve eki ödeme belgelerinin asıl nüshalarını ortadan kaldırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabul edilmiş ise de; sanıklara atfedilen bu eylemin zimmet suçunun açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlardan olup, ayrıca 5237 sayılı Yasanın 205. maddesinin aynı Kanunun 212. maddesi kapsamında olmaması itibariyle zimmet suçunun unsuru olarak kabulü gerektiği halde, sanıklar haklarında iddianamede anlatılan sahteciliğe ilişkin eylemler yanlış nitelendirilmek suretiyle sahtecilik suçundan yazılı gerekçeyle hüküm kurulması, Özgü suç niteliğinde olan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun failinin yalnızca kamu görevlisi olan kişilerin olabileceği, kamu görevlisi olmayan kişilerin ise 765 sayılı TCK'nın 342. maddesinin ilk fıkrasındaki (5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi) suçun faili olabilecekleri, her ne kadar bu kimseler kamu görevlisinin göreviyle ilintili olarak işlediği 5237 sayılı TCK'nın 204/2. madde ve fıkra hükmündeki suçun azmettireni veya yardım edeni olarak sorumlu tutulabilecek olsa da, faillik sıfatının suç ortaklığına göre asli norm olması sebebiyle, tali normun geri çekilmesi kuralı gereğince sadece anılan Yasa ve maddenin 1. fıkrası uyarınca sorumlu tutulabileceklerinden, yukarıda belirtilen eksikliğin ikmalinden sonra sanıklardan...'ın kamu görevlisi olmadığının tespiti halinde hakkında 765 sayılı Yasanın 342/1. madde ve fıkra hükmü yerine anılan Kanunun 339/1. madde ve fıkra hükmü uyarınca uygulama yapılması, Suçların 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar .... ve ... haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.