5. Hukuk Dairesi 2021/15184 E. , 2022/8991 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. ma…
**5. Hukuk Dairesi 2021/15184 E. , 2022/8991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelemesinde; Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2014 gün ve 2014/9234 esas - 2014/13260 sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin 27/06/2013 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, ilgili bozma ilamında ‘’Kamulaştırma bedeli hesaplanırken toplam zemin bedeli üzerinden irtifak değeri hesaplanıp, bulunan irtifak değerine ağaçların ve yapının zarar gördüğü tespit edilmiş ve varsa ağaç ve yapı bedeli eklenmesi gerekirken bilirkişi raporunda ağaçların davacı idare tarafından kesilip götürüldüğü ve irtifak kamulaştırması sebebi ile ağaçların ve yapının zarar görüp görmediği yolunda herhangi bir araştırma yapılıp, bu yönde deliller ortaya konulmadan sadece irtifaklı alana isabet etmesi nedeniyle ağaçlar için ve yapı için değer düşüklüğü sebebiyle bedele hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası hükme esas alınan 06/05/2015 havale tarihli raporda; davaya konu taşınmaz için % 100 oranında objektif artış verilmesi gerektiği, taşınmazın içerisinden geçen Enerji Nakil Hattı yüksekliğinin taşınmaz içerisinde bulunan muhdesatlara zarar vermeyecek kadar yüksekten geçtiği bu nedenle muhdesat bedelinin hesaplama dışına çıkarıldığının belirtildiği, ilk derece mahkemesince bu defa ağaç ve yapı bedeli eklenmeksizin kamulaştırma bedeline hükmedildiği, ilgili kararın taraf vekillerince temyiz edildiği, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2016 gün ve 2016/3578 esas – 2016/6024 sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin 03/09/2015 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, ilgili bozma ilamında ‘’Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde kullanılan veriler ve objektif artış yönünden bir bozma yapılmadığı halde, mahkemece bozma kapsamı dışına çıkılarak ve davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan, daha yüksek objektif artış öngören ve daha yüksek zeytin fiyatı esas alınarak hesap yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;