19. Ceza Dairesi 2016/4722 E. , 2017/8812 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan sebeplerden biri de hata halidir. Genel anlamda hata, dış dünyaya ait bir şeyin gerçekte olduğu gibi değil, yanlış …
**19. Ceza Dairesi 2016/4722 E. , 2017/8812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan sebeplerden biri de hata halidir. Genel anlamda hata, dış dünyaya ait bir şeyin gerçekte olduğu gibi değil, yanlış bir biçimde tanınmasına ve bilinmesine neden olan zihinsel bir durumdur (Antolıseı: Par. gen., s. 342). Hata, kural olarak, iradenin oluşum sürecine etki eder ve bu durumda irade, gerçeğin yanlış bir biçimde tasavvuru veya bilinmesi ile bozulmuş olarak doğmaktadır. Hata, kavramsal olarak bilmemeden farklıdır. Bilmeme, bilgi eksikliği veya yokluğudur. Bu özelliği ile negatif bir nitelik taşımaktadır. Oysa ki hata, yanlış bir bilgi ve kanıyı içerir ve bu nedenle pozitif bir niteliğe sahiptir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 30. maddesinde çeşitli hata halleri düzenlenmiştir. Birinci fıkrada suçun maddi unsurlarında hataya ilişkin hükme yer verilmiştir. Kast, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik veya yanlış bilgi sahibi olunması durumu ise, maddi unsurlarda hata olarak isimlendirilir ve bu hata ile işlenen olaylarda failin bilgisi gerçeğe uygun olsaydı, işlediği fiil haksızlık teşkil etmeyecektir. Dolayısıyla anılan hata durumunda kasten işlenmiş bir suçtan söz etmek mümkün olmamaktadır. Aynı fıkrada taksirle sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmaktadır. Buna göre, meydana gelen neticeye ilişkin olarak gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olsaydı böyle bir netice ile karşılaşılmazdı şeklinde bir yargıya ulaşılabiliyorsa taksirle işlenmiş bir suç söz konusu olur. Ancak bu durumda neticenin taksirle gerçekleştirilmesinin kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekmektedir. Kastın varlığına engel olan hata, suçun sadece temel şekline ilişkin unsurlar hakkında değil, aynı zamanda failin daha ağır veya hafif ceza ile cezalandırılmasını gerektiren nitelikli unsurları bakımından da ortaya çıkabilmektedir. İkinci fıkra ile kişinin, suçun nitelikli unsurlarına ilişkin hatasından yararlanması öngörülmektedir. Üçüncü fıkra da, hukuka uygunluk nedenlerinde hata hali düzenlenmiştir. Somut olayda söz konusu nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yaralanabilecektir. Ancak, bunun için hatanın kaçanılmaz olması gerekir. Hatanın kaçınabilir olması durumunda ise, kişi işlediği fiilden dolayı sorumlu tutulacak ve bu hata, temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacaktır.