5. Hukuk Dairesi 2025/15854 E. , 2026/4849 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1570 Esas, 2025/3183 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/681 Esas, 2024/161 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar…
5. Hukuk Dairesi 2025/15854 E. , 2026/4849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1570 Esas, 2025/3183 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/681 Esas, 2024/161 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 17.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan davacılar ..., ..., ..., ..., ... dışındaki davacılara ödenmesine karar verilen tazminat bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; taraf vekillerinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... dışındaki davacılara ödenmesine karar verilen tazminat bedeli yönünden temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin davacılar ..., ..., ..., ..., ...'ya ödenmesine karar verilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ..., ... köyü 26 88... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanında kalması nedeniyle kamulaştırılmasız olarak el atıldığını, müvekkillerine herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, müvekkillerinin mevcut haliyle taşınmazı kullanamadığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların uzlaşma talebinde bulunmadıklarını, davanın diğer hissedarlar tarafından açılan davalarla birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın öncelikle görev, dava şartı, husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, taşınmazda imar uygulamasının başlamış olması nedeniyle bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacılar tarafından uzlaşma başvurusu yapılmadığını, bedelin fahiş olduğunu, hesaplanan değerin emlak vergi değerinin çok üstünde olduğunu, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, hissedarlar tarafından bir çok dava açıldığını, usul ekonomisi gereği davaların birleştirilmesi gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi gereğince seri davalar için uygulanması gereken vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği, ancak taşınmazın paydaşınca açılan dava dosyalarında, 2023 yılı Mart ayı itibari ile 890,00 TL/m² birim değeri üzerinden karar verildiğinden ve bu değer Dairelerince uygun bulunduğundan, dava dosyalarındaki bedelden ayrılma noktasında ek rapor alınarak alınan ek rapor doğrultusunda hüküm kurularak davalı idare vekilinin istinaf başvursunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı taşınmaz için başka paydaş tarafından açılan davada verilen ve kesinleşen kararın yalnızca güçlü delil niteliği taşıdığını, istinaf mahkemesinin bu kararı bağlayıcı kabul ettiğini, tespit edilen bedelin dosyaya sunulan emsal karar ve satış verileriyle çeliştiğini, alınan ek raporda eski bir satışın emsal alındığını, yerel mahkemede alınan rapor ile tespit edilen bedelin gerçekçi olduğunu, istinaf mahkemesince alınan rapor ile tespit edilen bedelin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamından idarenin sorumlu tutulması ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine davada yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacıların vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Fiilen el atılmayan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Taraf Vekillerinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ... dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B.Taraf Vekillerinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B.6) numaralı bendinde yer alan "345.651,00" sayısının çıkarılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.