5. Ceza Dairesi 2006/4730 E. , 2010/2713 K. "İçtihat Metni" Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme eyleminin reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve atılı rızaen kaçırıp alıkoyma suçundan mahkümiyetine dair, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2005 gün ve 2004/313 Esas, 2005/182 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca
**5. Ceza Dairesi 2006/4730 E. , 2010/2713 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme eyleminin reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve atılı rızaen kaçırıp alıkoyma suçundan mahkümiyetine dair, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2005 gün ve 2004/313 Esas, 2005/182 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK. nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında, suç tarihinde 16 yaşında bulunan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraeti yerine mahkümiyetine karar verilmesi, Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup, zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde .../... -2- yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...