DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1753 E. , 2025/682 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1753 Karar No : 2025/682 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... DİĞER DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2022/4996, K:2023/4574 sayılı kararının davacı tarafından esas yönünden, davalı idarel…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1753 E. , 2025/682 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1753 Karar No : 2025/682 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... DİĞER DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2022/4996, K:2023/4574 sayılı kararının davacı tarafından esas yönünden, davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik), "Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma" (SKHA) başlıklı Ek-1 kısmında yer alan 41. maddesi ile Hizmet Bedelleri başlıklı Ek-2 kısmında yer alan “DSİ ile Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalayarak EPDK'dan lisans alan şirket, yukarıda belirtilen hizmet bedellerini ve aşağıda kurulu güçleri belirtilen üretim tesisleri için yıllık toplam enerji üretim miktarının kWh başına 0,0009586-TL ile çarpılarak hesaplanacak Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'ni EK-5 Taahhütname çerçevesinde yıllık olarak DSİ'ye öder. Bu bedeller şirket tarafından, kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesislerinin işletmeye açılmasını müteakip lisans süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanır ve ödenir. Ödenecek bedeller aşağıda tabloda belirtilen üst sınır bedelini aşamaz” bölümü ve Taahhütname başlıklı Ek-5 kısmında yer verilen “(4) Yönetmelik kapsamında Ek-2’de yer alan ve aşağıda belirlenen bedelleri taahhüt ettiğimiz şekilde DSİ’ye ödeyeceğimizi,” ibaresi ile “(8) Tesis edilecek enerji üretim tesislerinin işletmeye alınmasını müteakip bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanan Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'ni üretim lisansı süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bildirilecek hesap numarasına yatıracağımızı kabul ettiğimizi,” ibaresinin iptali ve anılan düzenlemeler uyarınca davacıdan tahsil edilen toplam 100.769,70-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/10/2022 tarih ve E:2021/2310, K:2022/2951 sayılı kararıyla; Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2019/2651, K:2021/506 sayılı kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2022/4996, K:2023/4574 sayılı kararıyla; Davacı şirket tarafından hukuka aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemi yönünden; Olayda, DSİ tarafından Yönetmelik hükümlerine göre her yılın Ocak ayının sonuna kadar tahsil edilen "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" olarak ... tarih ve ... sayılı yazı ile Kesme regülatörü için 14.608,11-TL; ... tarih ve ... sayılı yazı ile Sebil regülatörü için 86.161,59-TL'nin ödenmesi gerektiğinin, aksi hâlde sözleşmedeki hükümlere göre tahsilatın yapılacağının bildirilmesi üzerine davacı şirketçe toplam 100.769,70-TL ödeme yapıdığı, Davacı şirket tarafından, Sebil regülatörü için tahsil edilen 86.161,59-TL'nin fazla olduğu, 145.728,00 TL'nin yarısı olan 72.864,00-TL tahsil edilmesi gerekirken 86.161,59-TL tahsil edildiği iddia edilerek fazla tahsil edilen 13.297,59-TL'nin ödeme tarihi olan 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle ayrıca açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davanın reddedildiği, bu kararın davacı şirket tarafından istinaf başvurusuna konu edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği, Tazminat istemine konu "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" talebine ilişkin mezkûr yazılara bakıldığında, üretim çarpanı olarak (15/06/2019 tarihli yürürlükteki yönetmelikte belirlenen tutarla aynı şekilde) 0,17191-kr'un gösterildiği, 2018 yılı hizmet bedeline ilişkin hesaplamanın buna göre yapıldığı, UYAP üzerinden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin E:... sayılı dosyasının incelenmesinden, güncellenen tutarlara ilişkin DSİ internet sitesinde yayınlanan ekran görüntüsünün dava dilekçesine eklendiği, Sebil regülatörü için hesaplanan tutara dair itirazın yönetmelik uyarınca getirilen %50 indirim uygulamasına yönelik olduğu, fazla tahsil edildiği iddia edilen 13.297,59-TL'nin iadesinin talep edildiği, Sebil regülatörü için hesaplanarak talep edilen tutar (86.161,59-TL) yönünden hukuka aykırılık bulunmayarak, davanın ret yönünde anılan gerekçeyle kesinleştiği, Kesme regülatörü için de aynı yöntemle hesaplanan 14.608,11-TL yönünden aynı hususların geçerli olduğu, hesaplamanın, önceki yönetmeliğe nazaran davacı şirketin lehine olduğu anlaşılan dava konusu Yönetmelik uyarınca yapıldığı, 15/06/2019 tarihli yeni yönetmelikte de aynı hesaplama yönteminin ve üretim çarpanının korunduğu, Uyuşmazlık konusu "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli"nin hidroelektrik enerji üretim tesislerinden 26/06/2003 tarihli ilk Yönetmelik'ten bu yana tahsil edildiği ve hâlihazırda yürürlükteki Yönetmelik uyarınca da tahsil edilmekte olduğu, dava konusu yönetmelikte öncekine nazaran üretim şirketleri lehine değişiklik yapıldığı ve bedelin daha düşük tutarlarda hesaplandığı, sonradan çıkarılan ve hâlen yürürlükte olan Yönetmelik'te de aynı hesaplama ve tahsil yönteminin sürdürüldüğünün görüldüğü, Dairelerince ilk yönetmelik dönemine ilişkin olarak mezkûr bedelle ilgili esasa dair yapılan incelemede, bedelin 6200 sayılı Kanun'da DSİ'nin gelirleri arasında sayıldığı, her ne kadar Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nda bedele dair bir düzenleme olmasa da, bedele ilişkin şartların yönetmelikte düzenlendiği, burada belirlenen usul uyarınca bedelin tahsil edilebileceğinin tespit edildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca onanarak kesinleştiği; dolayısıyla hidroelektrik enerji üretim tesislerinden davalı DSİ tarafından yıllık olarak tahsil edilen bu hizmet bedelinin alınması gerektiğinde tereddüt bulunmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin bedele ilişkin maddelerinin Dairelerince yetki yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği; bu yönetmelik bakımından mezkûr bedelin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ancak önceki yönetmeliğin 04/07/2012 tarihinde değiştirilen maddelerinin dava konusu Yönetmelikte de aynen korunduğu, hatta tesis sahibi şirketler lehine değişiklikler yapıldığı, yürürlükteki yönetmeliğin de aynı yönde olduğunun görüldüğü; bu bağlamda, hesaplama ve tahsil yöntemi değiştirilmeyen "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli"nin alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bu itibarla, düzenleyici işlem hakkında yetki yönünden verilen iptal kararının, Kanun'da DSİ'nin gelirleri arasında sayılan ve ilk yönetmelikten bu yana aynı usulde tahsil edilmekte olan bedele ilişkin tahsilatları hukuka aykırı hâle getirmeyeceği, aksi yaklaşımın 2016-2019 yılları arasında tahsil edilen tüm bedelleri tartışmalı hâle getirerek çok sayıda dava açılmasına neden olabileceği, açılacak davalarda verilebilecek iptal kararlarının, zaten alınması gereken bedellere ilişkin aynı içerikte yeni işlemler tesis edilerek aynı bedellerin yeniden istenmesi ile sonuçlanacağı, bu hususun usul ekonomisine, hukuki istikrar ve güvenlik ilkeleri ile kamu yararına aykırı olacağı, nitekim talep edilen tutarın Sebil regülatöründeki elektrik üretimi için ödenen 86.161,59-TL'sinin başka bir yargılama sürecinde hukuka uygun bulunduğu, Kesme regülatöründeki elektrik üretimi için ödenen 14.608,11-TL'nin de aynı usule bağlı olarak tahsil edildiği anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenmiş olan 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (yapılan duruşmaya davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin geldiği görüldüğünden) 34.200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İdare hukuku ilkeleri gereğince, dava konusu uyuşmazlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği; iptal kararının tüm sonuçlarıyla birlikte uygulanabilir olması gerektiği ve iptal kararının verilmesiyle birlikte düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğuna ve hukuken geçerliliğini kaybettiğine karar verildiğinden, bu düzenleyici işleme dayanılarak tahsil edilen 100.769,70-TL’nin de davalı idareden tazminine karar verilmesi gerektiği; iptal davasının amacının, dava konusu işlemle hakları ihlal edilen ilgililerin haklarını koruyarak, yargılama neticesinde hak kaybına neden olmaksızın yargı kararıyla hakka ulaşmak olduğu; dava konusu düzenleyici işlemin iptaliyle, bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan işlemin ve dolayısıyla tahsil edilen paranın da hukuki dayanağının ortadan kalktığı; Danıştay Onüçüncü Dairesinin verdiği iptal kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen onama kararıyla birlikte, davalı idarenin tesis ettiği işlemin yasal dayanağının kesin olarak ortadan kalktığı, yasal dayanağı kesin olarak ortadan kalkan işlemin hukuka aykırılığının tartışmasız olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, temyize konu kararda 34,200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiş ise de hüküm altına alınan 34.200,00-TL vekâlet ücretinin sadece kendileri lehine hükmedilmesi gerektiği; söz konusu kararın, bu yönden usul ve esasa aykırı olduğu, kararın bu yönden bozularak, 34.200,00-TL vekâlet ücretinin sadece kendilerine verilmesine karar verilmesi gerektiği; ilk kararı da kendilerinin temyiz ettiği ve yine duruşmaya da sadece kendi vekilince katılım sağlandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacıdan tahsil edilen 100.769,70-TL'nin dayanağı olan dava konusu düzenlemeleri içeren Yönetmelik yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından iptal edildiğinden, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu düzenlemeler uyarınca davacıdan tahsil edilen toplam 100.769,70-TL'nin de yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle davacının temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in, "Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma" başlıklı Ek-1 kısmında yer alan 41. maddesi ile Hizmet Bedelleri başlıklı Ek-2 kısmında ödenmesi istenilen ve Taahhütname başlıklı Ek-5 kısmı uyarınca ödeneceği konusunda taahhüt alınan Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'nin iptali ve anılan düzenlemeler uyarınca davacıdan tahsil edilen toplam 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/02/2021 tarih ve E:2019/2651, K:2021/506 sayılı kararı ile dava konusu düzenlemelerin iptaline, hukuka aykırı tahsil edildiği belirtilen 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan kararın, "Karar Verilmesine Yer Olmadığına" ilişkin kısmının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/10/2022 tarih ve E:2021/2310, K:2022/2951 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davacı şirket tarafından ödenmiş olan 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmiş; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (yapılan duruşmaya davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin geldiği görüldüğünden) 34.200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine hükmedilmiştir. Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 07/11/2023 tarih ve E:2022/4996, K:2023/4574 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmı esas yönünden davacı tarafından, vekalet ücretine ilişkin kısmı ise davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 25. maddesinin (d) bendinde, "Enerji tesislerinde kilovat saat başına tesbit edilecek amortisman bedeli, mecmu masrafın, istihsal olunan enerji miktariyle ödeme müddeti olan sene adedine taksimiyle elde olunur."; 26. maddesinde, “Tesislerin işletmeleri için ihtiyar olunan bilcümle masraflar, (Taşkından ve sellerden koruma ile ıslah ve seyrüsefere elverişli hâle getirme tesisleri hariç) faydalananlar tarafından ödenir.”; 11/10/2011 tarihli ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 55. maddesi ile değişik 38. maddesinde, “DSİ’nin gelirleri şunlardır: ... f) Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek enerji projelerinden sağlanan; fizibilite raporu kontrol ücreti, hidroelektrik kaynak katkı payı, havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol bedeli, hidrolojik veri, rapor inceleme, DSİ tarafından hazırlanan projeler için alınan hizmet bedeli karşılığı gelirler. ...” kuralları yer almıştır. 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve ilgili maddeleri dava konusu edilen Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, konuya ilişkin aynı ismi taşıyan ilk Yönetmelik 26/06/2003 tarih ve 25150 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan ilk Yönetmeliğin "Müracaatların İlanı ve Taahhütname Alınması" başlıklı 7. maddesinde, "Su Kullanım hakkı Anlaşması yapılmak üzere DSİ'ye müracaat eden şirket veya şirketler, Ek-2'de belirtilen ve DSİ ve/veya EİE'ye ödenmesi gereken hizmet bedellerinin ödendiğine ilişkin belgeleri, Ek-5'de yer alan taahhütname ile birlikte DSİ'ye ibraz eder. ..."; "Hizmet Bedelleri" başlıklı Ek-2 kısmında, “... DSİ ile Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalayarak EPDK’dan lisans alan şirket, yukarıda belirtilen hizmet bedellerini ve aşağıda kurulu güçleri belirtilen üretim tesisleri için yıllık toplam enerji üretim miktarının kWh başına 350 TL (üçyüzelli TL) ile çarpılarak hesaplanacak ''Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'ni EK-5 Taahhütname çerçevesinde yıllık olarak DSİ’ye öder. Bu bedeller şirket tarafından, kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesislerinin işletmeye açılmasını müteakip lisans süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanır ve ödenir. Ödenecek bedeller aşağıda tabloda belirtilen üst sınır bedelini aşamaz. ... Yukarıdaki hizmet bedelleri ve 'Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedelleri' DSİ tarafından her yıl Ocak ayı başında güncelleştirilerek internet sayfasında yayımlanır. Bu bedellerin tamamında veya bir kısmında arttırım olması hâlinde, arttırım miktarı TEFE’ye göre hesap edilerek uygulanır. 'Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli' üretim tesisinin işletmeye alınmasını takip eden ilk beş yıl için %50 indirimli uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. 04/07/2012 tarih ve 28343 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile değişik 7. maddesinde, su kullanım hakkı anlaşması yapılmak üzere DSİ’ye müracaat eden şirket veya şirketlerin Yönetmeliğin 2 numaralı ekinde belirtilen ve DSİ’ye ödenmesi gereken hizmet bedellerinin ödendiğine ilişkin belgeleri, 5 numaralı ekinde yer alan taahhütname ile birlikte DSİ’ye ibraz etmesi gerektiği belirtilmiş; 2 numaralı ekinde, “DSİ ile Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalayarak EPDK'dan lisans alan şirket, yukarıda belirtilen hizmet bedellerini ve aşağıda kurulu güçleri belirtilen üretim tesisleri için yıllık toplam enerji üretim miktarının kWh başına 0,07933 Kuruş ile çarpılarak hesaplanacak 'Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'ni EK-5 Taahhütname çerçevesinde yıllık olarak DSİ'ye öder. Bu bedeller şirket tarafından, kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesislerinin işletmeye açılmasını müteakip lisans süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanır ve ödenir. Ödenecek bedeller aşağıda tabloda belirtilen üst sınır bedelini aşamaz.” kuralına yer verilmiş ve ödenecek bedeller ayrıntılı olarak belirtilerek, 2012 yılı için hesaplanan söz konusu bedellerin tamamının, DSİ tarafından her yıl ocak ayı başında bir önceki yılda gerçekleşen ÜFE'nin yıllık değişim oranı çerçevesinde güncellenip internet sayfasında yayımlanacağı, bu bedellerin tamamında veya bir kısmında artış olması hâlinde, artış miktarının ÜFE'ye göre hesap edilerek uygulanacağı, dava konusu bedelin üretim tesisinin işletmeye alınmasını takip eden ilk beş yıl için %50 indirim uygulanacağı belirtilmiş; 5 numaralı ekinin altı numaralı bendinde “Tesis edilecek enerji üretim tesislerinin işletmeye alınmasını müteakip bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanan "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli"ni lisans süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bildirilecek hesap numarasına yatıracağımızı, ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51'inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı uygulanmasını kabul ettiğimizi” ...” kabul ve taahhüt ederiz.” kuralı yer almıştır. Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'ne dair düzenlemeler, dava konusu Yönetmelik ile de korunmuş, "Müracaatların ilanı ve taahhütname alınması" başlıklı 7. maddede, "(1) Su kullanım hakkı anlaşması yapılmak üzere DSİ’ye müracaat eden şirket veya şirketler, Ek-2’de belirtilen ve DSİ’ye ödenmesi gereken hizmet bedellerinin ödendiğine ilişkin belgeleri, Ek-5’de yer alan taahhütname ile birlikte DSİ’ye ibraz eder. ..." kuralına yer verilmiş, üretim tesisi sahipleri lehine olacak şekilde, "Hizmet Bedelleri" başlıklı Ek-2'de mezkûr bedel hesaplanırken üretim miktarının kWh başına çarpılacağı değer düşürülerek 0,0009586-TL olarak belirlenmiştir. Hâlihazırda uygulanmakta olan ve 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik'te, önceki yönetmeliklerde yer alan 7. madde aynı şekilde düzenlenmekle birlikte, "Hizmet bedelleri" başlıklı 18. maddesinde, "(1) DSİ ile Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalayarak EPDK’dan lisans alan şirket, Ek-2’de belirtilen hizmet bedellerini ve tesis edilecek enerji üretim tesislerinin işletmeye alınmasını müteakip bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanan Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedelini Ek-5’te yer alan Taahhütname çerçevesinde yıllık olarak DSİ’ye öder. Bu bedeller şirket tarafından, kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesislerinin işletmeye açılmasına müteakip lisans süresince her yılın Ocak ayı sonuna kadar bir önceki yılda gerçekleşen üretim miktarına göre hesaplanır ve ödenir. Ödenecek bedeller Ek-2’de yer alan tabloda belirtilen üst sınır bedelini aşamaz. ..." kuralı getirilerek, Ek-2'de yer alan düzenleme Yönetmeliğin içerisine de alınmıştır. Bedele ilişkin diğer düzenlemeler önceki Yönetmeliklere uygun şekilde korunmuş ve bazı yeni kurallar getirilmiştir. Uyuşmazlık konusu bedelin hesaplanmasına dair kuralın yer aldığı Ek-2'de ise, mezkûr bedel hesaplanırken üretim miktarının kWh başına çarpılacağı değer 0,0017191-TL olarak belirlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'nin 6200 sayılı Kanun uyarınca DSİ'nin gelirleri arasında olduğu, 26/06/2003 tarihli ilk Yönetmelikten bu yana mezkûr bedelin hesaplama yönteminin düzenlendiği, bu yönetmelikte 04/07/2012 tarihinde yapılan değişiklikle ayrıntılı düzenlemeler getirildiği, dava konusu yönetmelikle, bedele dair düzenlemelerin korunduğu ve üretim şirketleri lehine olacak şekilde kWh başına ödenecek bedelin düşürüldüğü, 15/06/2019 tarihinde yayımlanan ve hâlen yürürlükte olan yönetmelik ile de aynı sistemin sürdürüldüğü, kWh başına ödenecek bedelin ise, dava konusu Yönetmelik uyarınca belirlenen bedelin yıllar içinde gerçekleşen ÜFE'nin yıllık değişim oranında artırılması suretiyle belirlendiği anlaşılmaktadır. Temyize konu dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden uyuşmazlığın; DSİ tarafından Yönetmelik hükümlerine göre her yılın Ocak ayının sonuna kadar tahsil edilen "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" olarak ... tarih ve ... sayılı yazı ile Kesme regülatörü için 14.608,11-TL; ... tarih ve ... sayılı yazı ile Sebil regülatörü için 86.161,59-TL'nin ödenmesi gerektiğinin, aksi hâlde sözleşmedeki hükümlere göre tahsilatın yapılacağının bildirilmesi üzerine davacı şirketçe toplam 100.769,70-TL ödeme yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından, Sebil regülatörü için tahsil edilen 86.161,59-TL'nin fazla olduğu, 145.728,00 TL'nin yarısı olan 72.864,00-TL tahsil edilmesi gerekirken 86.161,59-TL tahsil edildiği iddia edilerek fazla tahsil edilen 13.297,59-TL'nin ödeme tarihi olan 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle ayrıca açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş olup; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Tazminat istemine konu "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" talebine ilişkin mezkûr yazılara bakıldığında, üretim çarpanı olarak (15/06/2019 tarihli yürürlükteki yönetmelikte belirlenen tutarla aynı şekilde) 0,17191-kr'un gösterildiği, 2018 yılı hizmet bedeline ilişkin hesaplamanın buna göre yapıldığı, UYAP üzerinden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin E:... sayılı dosyasının incelenmesinden, güncellenen tutarlara ilişkin DSİ internet sitesinde yayınlanan ekran görüntüsünün dava dilekçesine eklendiği, Sebil regülatörü için hesaplanan tutara dair itirazın yönetmelik uyarınca getirilen %50 indirim uygulamasına yönelik olduğu, fazla tahsil edildiği iddia edilen 13.297,59-TL'nin iadesinin talep edildiği, Sebil regülatörü için hesaplanarak talep edilen tutar (86.161,59-TL) yönünden hukuka aykırılık bulunmayarak, davanın ret yönünde anılan gerekçeyle kesinleştiği, Kesme regülatörü için de aynı yöntemle hesaplanan 14.608,11-TL yönünden aynı hususların geçerli olduğu, hesaplamanın, önceki yönetmeliğe nazaran davacı şirketin lehine olduğu anlaşılan dava konusu Yönetmelik uyarınca yapıldığı, 15/06/2019 tarihli yeni yönetmelikte de aynı hesaplama yönteminin ve üretim çarpanının korunduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusu "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli"nin hidroelektrik enerji üretim tesislerinden 26/06/2003 tarihli ilk Yönetmelik'ten bu yana tahsil edildiği ve hâlihazırda yürürlükteki Yönetmelik uyarınca da tahsil edilmekte olduğu, dava konusu yönetmelikte öncekine nazaran üretim şirketleri lehine değişiklik yapıldığı ve bedelin daha düşük tutarlarda hesaplandığı, sonradan çıkarılan ve hâlen yürürlükte olan Yönetmelik'te de aynı hesaplama ve tahsil yönteminin sürdürüldüğü anlaşılmıştır. Bu itibarla, Daire kararında yer alan "2016-2019 yılları arasında tahsil edilen tüm bedelleri tartışmalı hâle getirerek çok sayıda dava açılmasına neden olabileceği, açılacak davalarda verilebilecek iptal kararlarının, zaten alınması gereken bedellere ilişkin aynı içerikte yeni işlemler tesis edilerek aynı bedellerin yeniden istenmesi ile sonuçlanacağı, bu hususun usul ekonomisine, hukuki istikrar ve güvenlik ilkeleri ile kamu yararına aykırı olacağı" yönündeki gerekçede hukuki isabet bulunmamakla birlikte düzenleyici işlem hakkında yetki yönünden verilen iptal kararının, Kanun'da DSİ'nin gelirleri arasında sayılan ve ilk yönetmelikten bu yana aynı usulde tahsil edilmekte olan bedele ilişkin tahsilatları hukuka aykırı hâle getirmeyeceği sonucuna varıldığından ve talep edilen tutarın Sebil regülatöründeki elektrik üretimi için ödenen 86.161,59-TL'sinin başka bir yargılama sürecinde hukuka uygun bulunduğu, Kesme regülatöründeki elektrik üretimi için ödenen 14.608,11-TL'nin de aynı usule bağlı olarak tahsil edildiği anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenmiş olan 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz istemi yönünden; Uyuşmazlıkta, davalı idarelerin yargılama sürecinde avukatları aracılığıyla temsil edildiği ve yasal süresi içinde idareler adına savunma dilekçeleri verildiği, yargılamanın duruşmalı yapıldığı, duruşma için taraflara önceden bildirilen 16/02/2021 tarihinde, davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin duruşmaya katıldığı; davacı vekilinin ve diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin duruşmaya gelmediği, yapılan yargılama sonucunda kısmen dava konusu düzenlemenin iptaline, kısmen davanın reddine karar verildiği; dolayısıyla, davacı ve davalı idarelerin vekalet ücretine hak kazandığı ancak, davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğünü temsilen duruşmaya katılan olmadığı halde Dairece reddedilen kısım bakımından "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (yapılan duruşmaya davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin geldiği görüldüğünden) 34.200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine," hükmedildiği görülmektedir. Bu durumda, duruşmaya katılmayan davalı idare lehine duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine yönelik söz konusu hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; temyize konu kararın hüküm fıkrasının, "4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (yapılan duruşmaya davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin geldiği görüldüğünden) 34.200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine," şeklindeki kısmının "4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız davalar için belirlenen ücretin yarısı olan 8.550,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğüne; duruşmalı davalar için belirlenen ücretin yarısı olan 17.100,00-TL vekalet ücretinin duruşmaya katılan Tarım ve Orman Bakanlığına davacıdan alınarak verilmesine," şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının ve davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz istemlerinin reddine, 2. Davacı şirket tarafından hukuka aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen ...-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine yönelik Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 07/11/2023 tarih ve E:2022/4996, K:2023/4574 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Anılan kararın hüküm fıkrasının "4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız davalar için belirlenen ücretin yarısı olan ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğüne; duruşmalı davalar için belirlenen ücretin yarısı olan ...-TL vekalet ücretinin duruşmaya katılan Tarım ve Orman Bakanlığına davacıdan alınarak verilmesine," şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava; 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in, "Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma" başlıklı Ek-1 kısmında yer alan 41. maddesi ile Hizmet Bedelleri başlıklı Ek-2 kısmında ödenmesi istenilen ve Taahhütname başlıklı Ek-5 kısmı uyarınca ödeneceği konusunda taahhüt alınan Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli'nin iptali ve anılan düzenlemeler uyarınca davacıdan tahsil edilen toplam 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesi 16/02/2021 tarih ve E:2019/2651, K:2021/506 sayılı kararı ile davacıdan tahsil edilen 100.769,70-TL'nin dayanağı olan dava konusu düzenlemeleri içeren Yönetmeliğin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu belirtildikten sonra dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiş olup; anılan düzenlemelere dayanılarak tahsil edildiği belirtilen 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Anılan kararın, "Karar Verilmesine Yer Olmadığına" ilişkin kısmı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/10/2022 tarih ve E:2021/2310, K:2022/2951 sayılı kararı ile bozulmuştur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/10/2022 tarih ve E:2021/2310, K:2022/2951 sayılı kısmen bozma kararındaki gerekçeler gözönüne alındığında; davacıdan tahsil edilen 100.769,70-TL'nin dayanağı olan dava konusu düzenlemeleri içeren Yönetmelik, yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğinden ve anılan iptal kararı kesinleştiğinden; ayrıca, sonradan Yönetmeliğin yetki maddesinde değişiklik yapılmasının onu hukuka uygun hâle getirmeyeceği de yargı kararlarıyla sabit olduğundan; hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu düzenlemeler uyarınca davacıdan tahsil edilen toplam 100.769,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın davanın reddine yönelik kısmına ilişkin davacının temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, idareler lehine hükmedilen duruşmalı vekalet ücretinde duruşmaya katılım durumlarının dikkate alınmamasına yönelik uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Onüçüncü Dairesince karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle, davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. GEREKÇEDE KARŞI OY XXX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın, davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın, davanın reddine ilişkin kısmının, aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.