5. Hukuk Dairesi 2017/18790 E. , 2019/3571 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el…
**5. Hukuk Dairesi 2017/18790 E. , 2019/3571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... İlçesi ... Mahallesi 591 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; 1)Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat istemine ilişkin davalarda da uygulanır. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Dosya kapsamında yer alan iki raporda da aynı emsal incelenmesine rağmen ilk raporda dava konusu taşınmaz emsalin yüzde ellisi değerinde, ikinci raporda ise yüzde otuz yedisi değerinde kabul edilmiş olup bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kesilecek olan düzenleme ortaklık payının araştırılarak bu orana göre düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerekirken, birinci raporda dava konusu taşınmazın bulunan metrekare bedelinden kesilen yüzde 40 düzenleme ortaklık payının denetlenmemesi, ikinci raporda ise kadastral parsel olan dava konusu taşınmazdan imar parseli olan emsalden düşülen düzenleme ortaklık payı oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi de doğru değildir. Bu itibarla rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.