İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/12/2025 YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava hukuki niteliği itibarıyla haklı sebebe dayalı şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise, mahkemece verilen, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine da…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2922 - 2025/2906 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2922 KARAR NO : 2025/2906 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/12/2025 YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava hukuki niteliği itibarıyla haklı sebebe dayalı şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise, mahkemece verilen, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararların kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ... tarihli ara karar ile davacının, davalı şirkete kayyum atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen ... tarihli ara karar ile davacının, davalı şirkete kayyum atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebi ile davalının, davacıya ait adli sicil kaydının dosya arasına alınıp, davalıya elden takip yetkisi verilerek ... Gümrük Müdürlüğü'ne teslimi hususundaki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ara karara karşı davacı vekili, ... tarihli ara karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 1-Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden; Somut olayda, davacı tarafından, şirket işleyişi ile ilgili bilgi alamadığı, şirket tarafından kar payının eksik ödendiği, kendisinden habersiz şirket yönetim kurulunca kararlar alındığı, şirket müdürünün şirket üzerinden haksız kazanç sağladığı, bu hususta soruşturma bulunduğu iddia edilerek, şirkete kayyum atanması talep edilmiş, mahkemece, talebin reddine karar verilmiştir. Geçici hukuki koruma türlerinden olan İhtiyati Tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi" olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638/2. maddesinde de; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nda, sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK'da bulunan tek madde 617. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412. maddesidir. Burada; genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK'nun, 636/2 maddesi, limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nun 1. maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu,Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türü düzenlenmiştir. TMK'nun 427/4. maddesinde; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir. Ayrıca limited şirketlerde müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayılmıştır. (TTK.nun 616/1-b maddesi) Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, HMK'nun 389. maddesi anlamında, davalı şirkete kayyum atanmasını gerektirir bir durumun varlığı, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediği, davacının varsa, 6102 sayılı TTK'nun 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanmasını talep edebileceği, somut olayda böyle bir talebin de olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince, davalı şirkete tedbiren kayyum atanması talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. 2-Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden; Davalı tarafından, davacının "adli sicil kaydının dosya arasına alınarak. Bu kaydında taraflarına elden takip yetkisi verilerek...Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilebilmesi" yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de, bu hususun ortaklıktan çıkmaya yönelik davada uyuşmazlık konusu olmadığından, davacının kişisel verilerinin davalıya verilmesi yönünde bir tedbir kararı verilemeyeceği, mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararların usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından davacıdan yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, b)- 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 09/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır