İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 17/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2022/161 Esas, 2025/529 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3023 KARAR NO : 2026/324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2022/161Esas 2025/529 Karar DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 17/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2022/161 Esas, 2025/529 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ... ili, ... İlçesi ... mah. 2521 ada 3 parsel de kain zemin ve asma kattan oluşan 15 nolu Bağımsız bölümün sahibi olduğu, mülkiyetini almak üzere şimdiye kadar oldukça fahiş faiz oranları ile ederinin çok üstünde bedel ödemek zorunda kaldığını, davalıya dönem dönem %17 ya da %21 oranlarında faiz işletilerek oldukça fazla ödeme alındığını, alınması gerekli faiz oranının yıllık %5 ya da 6 yı geçemeyeceğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin dönemsel itibari ile ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının tahsil faiz oranları ve ödeme yapıldığı dönemde yapılan ödemenin değer artış güncellemesi dışında bırakılarak müvekkil aleyhine borcun azami ve keyfi faiz uygulamaları neticesinde sürekli güncellenmesi sebepleri ile ödendiği ve kapandığı, tapunun alınması için de mecburen fahiş şekli ile hesaplanan rakam 04-05-06/11/2020 dönemlerinde bile fazladan 165.788,05 TL ödeme yapıldığını, bu durumun haksız ve hukuksuz olup müvekkilin borcunun bu kadar olmadığı, davanın kabulü ile şimdilik fazladan yapılan haksız ve hukuka aykırı ödeme olan 10.000,00.TL'nin kendilerine geri iadesine, ödeme tarihindeki (04.11.2020) itibaren en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın dava tarihi itibariyle kooperatif üyesi olmadığını, davacının 04.11.2020 tarih ve 18200 yevmiye nolu kooperatif hisse devri ile kooperatifteki tüm aktif ve pasiflerini ...'e devir ettiğini, ...'ünde 17.11.2020 tarihinde üyelik kaydının yapıldığını, davacının Üye yapıldığında ödeme taahhüdü imzaladığını, kooperatiin tüm üyelerine geç ödemeden dolayı faiz uygulandığını, tüm üyelerin borçlarını 2013 yılında bitirmesi gerekli iken bu tarihteki sonra ödeme yapanların geç ödemeleri nedeniyle faiz talep edildiğini, her üyeye uygulanan faiz oranının davacıya uygulandığını, imalat bedeli dışında kooperatifin genel giderleri için üyelik aidatı, tapu masrafı ve emlak vergisinin genel kurul kararı ile alındığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2022/161 Esas, 2025/529 Karar sayılı kararı ile; davacı, kooperatif payını 04.11.2020 tarihinde devretmiş, devir 17.11.2020’de yönetim kurulunca kesin olarak onaylandığını, davanın açıldığı 02.03.2022 tarihinde davacı kooperatif ortağı olmadığını, bu durumda: davacının, kooperatife yönelik “fazla faiz tahsilatı” iddiasını ileri sürmeye ilişkin aktif husumet ehliyeti mevcut olmayıp, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığının banka dekontları ile sabit olduğunu, 17.11.2020 tarihinden önce yani müvekkili üye iken ödemelerin yapıldığını, fazla ödemeler yapıldığından, müvekkilin kooperatif üyesi olduğunun unutulmaması gerektiğini, bu nedenlerle; istinaf incelemesi sonucuna kadar hükmün icrasının durdurulması amacıyla tehir-i icra kararı verilmesini, mahkeme kararının bozulmasına yada kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/161 Esas, 2025/529 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava , davalı kooperatife fahiş oranda faiz ödendiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/3. maddesi, “devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer” hükmünü içermektedir. Ortaklığın devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devrinin alacağın temliki yolu ile yapılması, temlikin de BK'nın 163. maddesi maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Üyeliğe bağlı hak ve alacakların borçlusu kooperatif, alacaklısı ise üyeliği devir alan yeni ortaktır. Eğer devir eden ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümleri uygulanır (BK 173 vd), borç devir alana geçer. Ancak, pay devri için resmi şekle bile gerek bulunmamaktadır. Her ne kadar yapı kooperatifinde, ortakları mal sahibi yapmak amacı olsa bile, pay devri, bir satış vaadi de değildir. Bu nedenle, adi yazılı devir dahi geçerlidir. Devredenin borçları, devre ve devrin kabulüne engel değildir, devredenin borçları devir alana geçer ve ödemediği takdirde devralanın ihraç edilme olanağı da her zaman vardır. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder. 17/1. madde hükmünde yer alan yazılı başvuru koşulu, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından sevk edilmiştir. Üyeliği devreden üyelik hisse devir sözleşmesinden dönmemiş veya sözleşmenin herhangi bir nedenle devrin tarafları arasında bağlayıcı olmadığı savunularak sözleşmenin iptali de sağlanmamış ise, devredenin artık dava konusu hisse üzerinde herhangi bir hakkı kalmamıştır. Davacı taraf davalının üyesi iken, üyelik hakkını 04.11.2020 tarih ve 18200 yevmiye numaralı kooperatif hisse devri ile dava dışı ...' e devretmiştir. Devir sözleşmesi incelendiğinde "...kooperatifteki 10 nolu üyelik hakkım ile ilgili olarak tüm hak ve hissemin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ..." isimli kişiye 6.000,00 TL' si bedel mukabilinde devir ettim...” denilmektedir. Davalı kooperatif yönetim kurulu, 17.11.2020 tarih-63 sayılı kararla söz konusu devri oybirliğiyle kabul etmiş; böylece 1163 s. Kooperatifler Kanunu maddesi uyarınca davacının üyeliği bu tarihte sona ermiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacının kooperatif payını 04.11.2020 tarihinde devrettiği, devrin 17.11.2020 tarihinde 63 sayılı yönetim kurulu kararı ile onaylandığı, dava tarihi itibariyle davacının kooperatif ortağı olmadığı, bu durumda davacının, kooperatife yönelik “fazla faiz tahsilatı” iddiasını ileri sürmeye ilişkin aktif husumet ehliyeti mevcut olmayıp, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2022/161 Esas, 2025/529 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 17/02/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır