12. Ceza Dairesi 2025/8310 E. , 2026/2221 K. "" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1115 E., 2025/1574K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini ger…
12. Ceza Dairesi 2025/8310 E. , 2026/2221 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1115 E., 2025/1574K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/38 E.,2021/229K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 500TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK 280/1-a maddesi delaleti ile CMK 303/1-a maddesinde ön görülen yetkiye dayanılarak duruşmasız yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak "Sanık ... hakkında 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet etmek suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama neticesinde sanığın savunmalarının aksini gösterir, suç kastı ile hareket ettiğine ilişkin hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın açılan kamu davasından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE, Beraat eden sanık kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairemizin 13.02.2025 tarihli ve 2022/9418Esas ,2025/1554 Karar sayılı ilamıyla "...Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihi itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki 121 ada, 35 parselde bulunan,...Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunu 17/05/1991 tarih ve 1015 sayılı kararıyla 2863 sayılı yasa kapsamında kültür varlığı olarak tescilli Osman Baba Türbesinin sanık tarafından gerekli izinler alınmaksızın yıkılarak yeniden yaptırılması şeklinde gerçekleşen olay bakımından da eylemin hukuka aykırı zeminde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, sanığın ilgili kurul onayı almaksızın tescilli türbeyi yıktırarak yenisini yaptırmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme yazılı şekilde hüküm tesisi, " gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1.1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği;atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkili tarafından sadece maddi yardım sağlandığına, türbenin yapılması sırasında fiilen orada bulunmadığına, Türbenin onarımını yaptıran ve fiilen işlemleri gerçekleştirenin muhtar olduğuna, muhtarın husumet beslemesi nedeniyle şikayetçi olduğuna, müvekkilinin suç işleme kastıyla hareket etmediğine, sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR ...Köyü Muhtarlığının 17.08.2020 tarihli başvurusu ile ... ili, ...ilçesi, ...köyü, sit alanı dışında, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki 121 ada, 35 parselde bulunan,...Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunu 17.05.1991 tarih ve 1015 sayılı kararıyla 2863 sayılı Yasa kapsamında kültür varlığı olarak tescilli Osman Baba Türbesi'nde izinsiz, inşai uygulama yapıldığının bildirilmesi üzerine 17.11.2020 tarihinde yerinde yapılan incelemelerde, eski türbenin tamamen yıkılmış olduğu, ... il Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü'nün yazısında belirtilen talimatlara uyulmayarak, eski türbenin yerine aynı formda, beyaz mermere benzeyen malzemeyle yeni bir türbe yapıldığı, üzerinde prizmatik bir çatıyla kapatıldığı, türbenin iç kasımdaki yatırın aynen korunduğu, Türbenin yan kısmalarındaki 0,5 m yükseklikteki istinat duvarının da yenilendiği ve ayrıca, yeni yapılan türbenin 30-40 m güneybatısında yolun kenarında, 1,5 m yüksekliğinde, 30 cm genişliğinde yeni bir çeşme yapıldığının uzmanlarca tespit edilmesi üzerine sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, Türk Ceza Kanununun 53/1, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası kapsamında; Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; "Sanığın ... ili ...ilçesi ...köyü 1 21... parselde bulunan ve korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Osmanbaba türbesini tamamen yıkmış ve yerine yeniden bir türbe yapmıştır. Sanık dava konusu yerin korunması gerekli kültür varlığı olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, Yargıtayın bozma ilamında da belirtildiği üzere özel mülkiyete ait olmayan hazineye ait olan veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda tescil kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonucu etkili olmayacağı, bu halde failin maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkı elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunun bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine uygun düşmediği şeklindeki değerlendirmesinin gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu yer, kişisel mülkiyete ait olmayıp devletin mülkiyeti ve tasarrufunda olan yerdir. Dolayısıyla bu yere ilişkin kültür varlığı olarak belirlenen eserin, kültür varlığı olarak belirlendiğine dair ilan zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu yere ilişkin keşifteki fotoğraflar incelendiğinde de önceki türbenin tamamen yıkıldığı, yeniden betonarme bir türbenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla önceki tarihi türbe tamamen tahrip olmuştur. Sanık herhangi bir tadilat yapmamış, tamamen yıkım yaptıktan sonra yeni bir bina inşa etmiştir. Böylece önceki kültür varlığından hiç bir eser kalmamıştır. Bu husus göz önüne alındığında sanığın cezası belirlenirken alt sınırdan ayrılarak ceza belirlenmesinde usul ve yasa aykırı bir yönü bulunmamış, belirlenen cezanın hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda dava konusu yerin kamuya ait yer olduğu belirlenmiş, inşaat mühendisi tarafından düzenlenen raporda da yapılan eylemin inşai ve fiziki müdahale olarak değerlendirilmesinin gerektiği" gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemiz bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ...Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise...Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.