12. Ceza Dairesi 2021/4525 E. , 2025/2999 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/332 E., 2018/503 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki te…
**12. Ceza Dairesi 2021/4525 E. , 2025/2999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/332 E., 2018/503 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığına, menfaat çatışması olan taraf avukatı tarafından temsil edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kusur tespitine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin trafik kazasında kardeşi ...'ı kaybetmiş olduğuna, müvekkili açısından en büyük acı ve ceza kardeşi ...'ı trafik kazasında kaybetmiş olduğuna, müvekkilinin kardeşini kaybettiğinden büyük acı ve ıztırap içinde olduğuna, bu durumun mahkemece göz önüne alınmamış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız iki yönlü yolda, seyri sırasında olay yerine geldiğinde kurallara aykırı biçimde, aracı kullanırken cep telefonu ile uğraşarak, dikkatini yola vermesi gerekirken cep telefonuyla oynayarak dikkatinin dağılmasına neden olduğu, aracın özelliğine göre hızını ayarlayarak yolun kendine ayrılan sağ şeritten seyretmesi gerekirken sanığın şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymama ve aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kurallarını ihlal etmek suretiyle yoldan çıktığı, ardından tekrar yola girerek takla attığı olayda; araç içinde yolcu olarak bulunan ... ile sanığın kardeşi ...'ın öldüğü, şikayetçi olan katılanlar ... ve ...'ün ise yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık ...’in idaresindeki aracı kullanırken cep telefonu ile uğraştığının katılanlar ... ve ... beyanlarından anlaşıldığı, katılan beyanlarına göre sanığın cep telefonu ile ilgilenmesinin bir anlık olmadığı, ölen ... tarafından sanığın uyarıldığı, buna rağmen cep telefonuyla uğraşmaya devam ettiği, sanığın dikkatini cep telefonuna yoğunlaştırması sebebiyle iki kez uyarılmak durumunda kaldığından eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve sanık hakkında TCK'nın 85/2, 22/3.maddelerine göre sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, KARŞI OY: Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan yapılan yargılama sonucunda, araç kullanırken cep telefonu ile uğraştığı ve aracın hakimiyetini kaybettiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi tarafından bilinçli taksir ile öldürme suçundan TCK 22/3 madde uygulanarak karar verilen temel ceza 1/3 oranında artırılmış, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafındanda yerinde görülerek istinaf talebi reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde heyet çoğunluk görüşü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararı onanmıştır. Sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak etmemekteyiz. Şöyle ki; Sanığın direksiyon başında telefonla uğraştığını beyan eden kişiler sanığın aracında yolcu olarak bulunan ve kaza sonucu yaralanıp dosyanın müştekisi ve katılanı olan mağdurlardır. Bu mağdurlar beyanlarında sanığın direksiyon başında telefonla uğraştığını beyan etmişlerdir. Sanık ise savunmalarında telefon ile direksiyon başında uğraşmadığını, karşı yönden gelen bir aracın uzun farlarının gözünü alması sonucu kaza yaptığını beyan etmektedir. Yargılama aşamasında sanığın cep telefonu üzerinde kaza saatinde mesajlaşma yapılıp yapılmadığı, telefonun kullanımda olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda dosyanın tarafı ve katılanı olan yaralanan kişilerin iddiası dışında sanığın savunmasının aksine direksiyon başında telefonla ilgilendiği konusunda herhangi bir delil dosyada bulunmamaktadır. Bu iddia dışında delil olmadığından şüphe oluşmuştur. Öncelikle temin edilebilirse sanığın olay tarihinde kullandığı telefon üzerinde inceleme yaptırılması ve bilinçli taksir uygulaması açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eğer telefon incelemesi mümkün değil ise bu durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiği görüşündeyiz.