Başvuru, imar planında taşınmazın kamu hizmeti alanına ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, imar planında taşınmazın kamu hizmeti alanına ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun maliki olduğu başvuruya konu taşınmaz 16/6/1990 tarihli ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucu, bu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle idareye başvurmuş fakat bu yoldan bir sonuç elde edememiştir. Başvurucu, bunun üzerine imar planında kamu hizmeti alanına ayrılan taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle idare aleyhine tam yargı davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesince (Mahkeme) 31/12/2015 tarihinde başvurucunun maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi 9/11/2016 tarihinde kararın bozulmasına hükmetmiştir. Bozma kararının gerekçesinde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici madde gereğince uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan taşınmazların kamulaştırılması için öngörülen beş yıllık sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 9/11/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Danıştayın bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda Mahkeme 20/2/2019 tarihinde maddi tazminat talebinin kabulü ile 200 TL maddi tazminatın davalı idareden alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Manevi tazminat istemi yönünden ise dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; imar planında kamu hizmeti alanına ayrılan taşınmazın uzunca bir süredir kamulaştırılmadığı, bu durumun mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir şekilde kısıtlanmasına yol açtığı, bu nedenle başvurucunun taşınmazdaki hissesine isabet eden 200 TL maddi tazminatın davalı idarece başvurucuya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar başvurucu ve idare tarafından temyiz edilmiş olup dosyanın hâlen Danıştay temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Başvurucu 6/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.