T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2601 KARAR NO : 2025/1847 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI : 2019/621 Esas - 2022/540 Karar İHBAR OLUNAN: ... Sigorta Şti. DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 03/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2601 KARAR NO : 2025/1847 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI : 2019/621 Esas - 2022/540 Karar İHBAR OLUNAN: ... Sigorta Şti. DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 03/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Uluslararası Nakliye İhr. ve Tic. Ltd. Şti.nin 28/12/2016-28/12/2017 vade ve ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazanın 11/07/2017 tarihinde, sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki... plakalı kamyon ile kendilerine tahsis edilmiş 3. Havalimanı terminal döküm yolu üzerinde seyir halindeyken girmemesi gereken yola giren önündeki ... Firması'na ait, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun yolda ani fren yapması sebebiyle arka damper kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza tutanaklarından anlaşıldığı üzere davalı sürücü kendi güzergahından çıkıp yanlış yola girdiğini, ani fren yapmasıyla ve ıslak zeminin etkisiyle kendi güzergahında ilerlemekte olan sigortalı aracın önündeki davalı firmaya ait kamyona çarpmış olduğunu, davalı sürücünün 2918 sayılı KTKnun 56. ve 60. maddelerini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin hasar tazminatını ödemesi ve diğer şartların varlığı sebebiyle rücu hakkı doğduğunu, ilgili tazminatın tahsili için 57.003,47 TL hasar tutarının ödenme tarihi olan 23/10/2017 tarihi itibarı ile 3.349,93 TL işlenmiş avans faizinin toplamı 60.353,40 TL tutar üzerinden takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu ifade ederek haksız itirazlarının iptalini, davalı borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, yetkili mahkemenin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının belirtmiş olduğu tazminatın zamanaşımına uğradığını, davanın ... Sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleşmesinin nedeni davalının maliki, ...'nın sürücüsü olduğu aracın seyir halindeyken aniden durması olduğundan, bilirkişi raporunda ...'ya %25 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, arkadan çarpma nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan bu değerlendirmenin hakkaniyete uygun olmadığını, bilirkişilerce dikkate alınan ''arkadan çarpan araç takip mesafesini korumadığı için her zaman kusurludur" genellemesinin yanlış olduğunu, kanuna göre kazaya neden olan ve gereken özeni göstermeyen tarafın hatalı olduğunu, aracın sürücüsünün beyanlarında da önünde seyreden araçların yavaşlaması sebebiyle kendisinin de durduğunu ikrar ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-d. maddesi uyarınca sürücülerin ani durmalarının yasaklandığını, ...'nın eyleminin karşılığı kanunda açık hüküm bulunmasına rağmen, bilirkişi tarafından bu durum dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, somut olayda davalının %100 kusuru esas alınarak müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenen 90.003,47 TL hasar tazminatının yerel mahkeme tarafından davalının %25 kusurlu görülmesi neticesinde 22.500,87 TL olarak hesaplandığını ve takipten önce ... Sigorta Şirketi'ne yapılan başvuru neticesinde müvekkile ödenen 33.000,00 TL'nin bu tutar üzerinden düşülmesi ile herhangi bir talep haklarının bulunmadığına yönelik kurulan hükmün yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin kusur oranından rücu istemine ilişkin itirazın iptali davası olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 11.07.2017 tarihinde davacıya kasko sigortalı araç sürücüsü ... idaresindeki... plakalı kamyon ile 3. Havalimanı terminal döküm yolu üzerinde seyir halindeyken, önündeki ... firmasına ait, sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun, yolda ani fren yapması sebebiyle, arka damper kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, İlk Derece Mahkemesince sigorta uzmanı ve makine mühendisi bilirkişisinden alınan kusur raporunda "arkadan çarpan ... plakalı damperli kamyon sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davalının hukuki sorumluluğunun olmadığı" görüşü bildirilmiş; itiraz üzerine kusurun belirlenmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ise de kazaya ilişkin kroki olmadığından değerlendirme yapılamayacağını bildirilmesine üzerine İTÜ'den seçilen 3 kişilik heyetine tevdii ile kusur raporu alınmıştır. İTÜ bilirkişi heyeti kök raporunda "Davacı vekilinin 18/03/2020 tarihli rapora ... plakalı araç sürücüsü ...'nın KTK'nın 60. maddesinin (Araçların taşıt yolu üzerinde duraklamalarının yasak olması) maddesini ihlal ettiği yönünden itirazlarına katılmanın mümkün olmadığı, zira bu maddede trafik akışı içinde durma değil, sürekli durma halinin ifade edildiği, 16/03/2020 tarihli bilirkişi raporuna KTK'nın 56. maddesi (yolda seyir halinde olan araçları rahatsız edecek veya tehlikeye düşürecek şekilde yavaşlamanın yasak olması) yönünden katılmanın mümkün olmadığı, ... plakalı damperli kamyon sürücüsü ...'nın bu maddenin d bendinde belirtilen kurala uymayıp, gerisindeki aracı tehlikeye atacak şekilde ani olarak yavaşlaması sebebiyle %25 oranında tali kusurlu bulunduğu, bu maddede c bendinde ise güvenli takip mesafesi zorunluluğunun belirtildiği, buna göre ... plakalı damperli kamyon sürücüsü ...'nin KTK 84-d bendi gereği asli %75 oranında kusurlu olduğu" yönünde rapor tanzim edilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine alınan alınan ek raporunda da aynı görüş tekrar edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince üçlü heyet raporu hükme esas alınmıştır. Dosya içerisindeki özellikle kazaya karışan araç sürüleri ile tanık beyanları, kaza mahalli, kaza sonrası inşaat sahası olan kaza mahallinde düzenlenen tutanak içeriği, araçların çarpma noktası ile hasarlı bölgeleri. Bilirkişi raporları ile tüm bilgi ve belgeler nazara alınarak kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Hükme esas alınan üçlü heyet tarafından düzenlenen kusur bilirkişi raporunda ki olayın oluş şekline göre sürücülerin hangi kuralı ihlal ettiği de açılanarak "... plakalı damperli kamyon sürücüsü ..., hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyduramamış, güvenli mesafeyi korumada özen göstermemiş olup, önündeki aracın arkasına çarptığından, KTKnun 84. maddesi d) bendi gereği olayda asli % 75 oranda asli kusurlu bulunmuştur. Sürücü ... ise, seyri sırasında duruşa geçmeden önce yavaşlaması, dörtlü uyarı ışıklarını yakması, banketten yararlanarak duruşa geçmesi gerekirken arkasından gelen araçları uyarmadan, şaşırtacak ve tehlike oluşturacak şekilde aniden durduğundan olayda % 25 oranında tali kusurlu" olduğu yönündeki kusur belirlemesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/11/2025