3. Hukuk Dairesi 2020/4267 E. , 2020/8224 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl ve birleşen davalarda davacılar, …
**3. Hukuk Dairesi 2020/4267 E. , 2020/8224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl ve birleşen davalarda davacılar, davalı şirket ve diğer davalı ... ile yapılan anlaşma ile bedellerini kredi çekmek sureti ile ödedikleri hayvanların bir kısmının teslim edilmediğini ileri sürerek bu hayvanların bedelinin davalılardan faizi ile müteselsilen tahsilini yahut bu miktarda kredi borcundan mahsunbunu istemişlerdir. Davalılar, asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, bozmaya uygun olarak icra edilen yargılama neticesinde asıl dava ve birleşen 2012/200 esas sayılı davada kabul diğer birleşen davalarda kısmen kabul kararı verilmiş, hüküm, birleşen davaların davacıları ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Asıl ve birleşen dava davacıları, kendilerine teslim edilmesi taahhüt edilen bedelleri de alınan hayvanların bir kısmının teslim edilmemesi nedeni ile eldeki davaları ayrı ayrı açmışlardır. Mahkemece, her bir davacı tarafından açılan bu davalar birleştirilmiş ve tek esas üzerinden yürütülerek görülmüş ve yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen 2012/200 esas sayılı davada kabul diğer birleşen davalarda kısmen kabul kararı verilmiştir. Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkemede, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını, ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472).