10. Hukuk Dairesi 2011/9713 E. , 2012/14752 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :309-281 Asıl dava ve birleşen davalarda; davacı ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyad
**10. Hukuk Dairesi 2011/9713 E. , 2012/14752 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :309-281 Asıl dava ve birleşen davalarda; davacı ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Yasa’nın 108/c maddesi gereğince 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren aynı Yasanın 88/18. maddesinde, Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezaların Kurum hakkında uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak, devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 88/18. maddesinin somut ihtilafa uygulanacağının kabulü gerekmekte olup, mahkemece, kötüniyet tazminatı ile ilgili istemin; anılan Yasa maddesi gereğince Kurum hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından Kurumun kötüniyetli olduğu ispatlanamamadığından bahisle reddine karar verilmesinin sonuca etkili bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.