1. Hukuk Dairesi 2011/1016 E. , 2011/1993 K. "" MAHKEMESİ : SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı babası M.’in maliki bulunduğu 791 ada 161 parselin 8 nolu bağımsız bölümünü davalı gelinine mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescil olmadığı takdirde bedelin tahsili isteğinde bulunmuştur. Davalı, miras bırakanın yüksek tansiyon ve k…
**1. Hukuk Dairesi 2011/1016 E. , 2011/1993 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı babası M.’in maliki bulunduğu 791 ada 161 parselin 8 nolu bağımsız bölümünü davalı gelinine mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescil olmadığı takdirde bedelin tahsili isteğinde bulunmuştur. Davalı, miras bırakanın yüksek tansiyon ve kalp hastası olduğunu, bakıma ihtiyacı olduğunu, boşandıktan sonra da murise bakmaya devam ettiğini ve taşınmazın kendisine satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakan tarafından davalıya yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacının miras payı oranında tapunun iptali ve tesciline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal tescil olmadığı taktirde bedelin tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan M.’in maliki bulunduğu 791 ada 161 parselde bulunan 8 nolu bağımsız bölümü 05.07.2006 tarihinde satış suretiyle oğlunun boşandığı eşi olan davalıya temlik ettiği görülmektedir. Davacı, miras bırakan tarafından yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere,Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.