1. Hukuk Dairesi 2009/11962 E. , 2009/13307 K. MAHKEMESİ : BALA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 485 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne komşu parsel maliki davalının beş yıldan fazla süredir haksız olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; maliki olduğu 486 parsel say…
**1. Hukuk Dairesi 2009/11962 E. , 2009/13307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BALA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 485 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne komşu parsel maliki davalının beş yıldan fazla süredir haksız olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; maliki olduğu 486 parsel sayılı taşınmaza karşı davalının müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, tarafların kullanımının haksız olduğu gerekçesi ile davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı (karşı davacı) vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl ve karşı dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, her iki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; kayden davacının paydaş bulunduğu 485 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümüne davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahale ettiği keşfen saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının (karşı davacı) bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.Ancak, paylı mülkiyete konu 485 parsel sayılı taşınmazda davacı ve dava dışı kişilerin pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Ne varki, tüm paydaşları bağlayan fiili bir taksim olgusunun ve taşınmazın hangi bölümünün kimin kullanımına bırakıldığının kanıtlanamadığı gözetilerek davacı lehine keşfen belirlenen ecrimisilin tamamına karar verilmiştir. Hal böyle olunca; davacının payı oranında ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının (karşı davacı) bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.