11. Ceza Dairesi 2021/39239 E. , 2024/6940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1208 E., 2021/396 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
**11. Ceza Dairesi 2021/39239 E. , 2024/6940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1208 E., 2021/396 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 5.Asliye Ceza mahkemesinin 03.09.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine, Kocaeli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2018/284 Esas, 2019/267 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanması suretiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/1208 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılması ile suç vasfının değiştirilmesi suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 üncü maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı tutularak neticeden 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılarak, gerekçeli kararda aldatma niteliğini taşıyıp taşımadıkları tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle bozma görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz talebi, " sanığın beraatine karar verilmesi ile aleyhe bozma yasağına aykırı olarak başka bir suçtan ceza verilmesi, cezanın ertelenmesi ya da seçenek yaptırımlar yoluna gidilmemesine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın Körfez Vergi Dairesi Müdürlüğünde memur olarak çalışırken 1995 senesinde emekli olduğu ve özel bir firmada muhasebecilik yapmaya başladığı, ...'in iş yeri açması nedeniyle, mali işlemlerini yürütmek üzere sanıkla sözlü anlaştığı, sanığın ...'in *********** ve 6830049049 numaralı iş yerlerine ilişkin vergi levhalarının sanık tarafından sahte olarak oluşturulduğu iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık belgeleri düzenlediğini, sahtecilik kastının bulunmadığını beyan etmiştir. 3. Gelir İdaresi Başkanlığı yazıları, Adli Tıp Kurumu raporları, belge asılları ve tüm dosya kapsamından sanığın zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın kamu kurumu olan Vergi Dairesi Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan vergi levhasında sahtecilik yapması nedeniyle eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunu, ilk derece mahkemesince suç vasfının hatalı tayin edildiğini kabul ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak sanığın kazanılmış haklarını korumak suretiyle ile zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı vermiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suça konu vergi levhaları üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde, sahteliğin ilk bakışta fark edilmediği, aldatıcılık niteliğini haiz oldukları belirlenerek yapılan incelemede; A. Tebliğname yönünden, Aslı dosya arasında bulunan suça konu vergi levhalarına ilişkin Heyet gözlemi ile Gelir İdaresi Başkanlığının suça konu vergi levhaları üzerinde gerçekleştirilen sahteciliğin ilk bakışta farkedilemeyeceği, vergi dairesi müdürlüklerince yapılan inceleme ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğuna ilişkin 23.07.2015 tarihli cevabi yazısı karşısında bu yönden eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden, 1. Suç tarihinin sahte vergi levhalarının Vergi Dairesine sunulduğu 06.07.2009 tarihli olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, suça konu iki vergi levhasının da 06.07.2009 tarihinde Vergi Dairesine sunulduğu, bu iki belgenin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair de delil bulunmadığı anlaşılmakla, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/1208 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 321 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan, "5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin" paragrafların tamamen çıkartılarak yerine "Sanığın yargılamadaki iyi hali, suçunu ikrarı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.