T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/738 KARAR NO : 2025/1692 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.04.2023 NUMARASI : 2022/520 Esas 2023/309 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.04.2023 tarih 2022/520 Esas 2023/309 Karar sayıl…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/738 KARAR NO : 2025/1692 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.04.2023 NUMARASI : 2022/520 Esas 2023/309 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.04.2023 tarih 2022/520 Esas 2023/309 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ...kozmetik şirketi arasında akdedilen sözleşme gereği krediler kullandırıldığını, kredi sözleşmelerine istinaden KGF teminatlı olmak üzere 2009/15197,2015/7331 ve 2016/9538, 2017/9969 sayılı Bakanlar kurulu Kararı gereği , Hazine Destekli kefalet ile davalı borçluya kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak Beyoğlu 24. Noterliğinin 23.01.2020 tarihli ihtarı 2516 ve 52517 nolu ihtarnamesi ile kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında İzmir 1. İcra Md.2022/7837 e.s. dosyası ile takip yapıldığını, davalının 15.06.2022 tarihli dilekçesi ile şirket hakkında adi konkordato sürecinin devam ettiği, konkordato sürecinin bağlayıcı hale gelmesinden konkordato kapsamında ödemeler yapılacağı gerekçeleri ile asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına , borcun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, borçlu şirket hakkında İzmir 2.ATM 2019/487 E, 2021/930 K. 03.11.2021 tarihli kararı ile konkordato talebinin kabulüne ve tasdikine karar verilmişse de İzmir Bölge Adliye Mahk.17.HD'nin 2022/448 e, 2022/1021 k.sayılı 02.06.2022 tarihli kararı ile konkordatonun tasdiki kararının kaldırıldığını, konkordato talebinin reddine , tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini, bu nedenle borçlunun itirazının kabulünün mümkün olmadığını, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, huzurdaki davaya konu icra takibinin borçlunun imzaladığı kredi sözleşmesine dayandığını, alacağın miktarı, faiz ve diğer fer'ilerinde banka kayıtları ile sabit olduğunu,sonuç olarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla , davanın kabulü, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , mahkeme masrafi ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin ödeme emrinde gösterilen kadar borcu bulunmadığını, davalı müvekkilleri bakımından konkordato talebinin kesinleşmediğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatıldığını, sonuç olarak, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, takibin iptaline, davacı aleyhine alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre ; davacı banka ile davalı ...kozmetik şirketi arasında akdedilen sözleşme gereği krediler kullandırıldığı, kredi sözleşmelerine istinaden KGF teminatlı olmak üzere 2009/15197,2015/7331 ve 2016/9538, 2017/9969 sayılı Bakanlar kurulu Kararı gereği , Hazine Destekli kefalet ile davalı borçluya kredi kullandırıldığı, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın Beyoğlu 24. Noterliğinin 23.01.2020 tarihli ihtarı 2516 ve 52517 nolu ihtarnamesi ile kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7837 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığı ve davalının 15.06.2022 tarihli dilekçesi ile şirket hakkında adi konkordato sürecinin devam ettiği, konkordato sürecinin bağlayıcı hale gelmesinden konkordato kapsamında ödemeler yapılacağı gerekçeleri ile asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına , borcun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, borçlu şirket hakkında İzmir 2.ATM 2019/487 E, 2021/930 K. 03.11.2021 tarihli kararı ile konkordato talebinin kabulüne ve tasdikine karar verilmişse de İzmir Bölge Adliye Mahk.17.HD'nin 2022/448 E, 2022/1021 K. sayılı 02.06.2022 tarihli kararı ile konkordatonun tasdiki kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4495 E. 2022/5735 K. Sayılı 08.12.2022 tarihli kararı ile onandığı ve mahkememizce onanan karar ve kesinleşme şerhinin celp edilerek incelendiği, Davalı ...kozmetik şirketinin 06.07.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesinde lehdar sıfatıyla 2.300.000.00 TL'lık imzasının bulunduğu ve bilirkişi tarafından ayrıntılı incelenen kredi sözleşmelerine ve ihtarnamelere göre davacı bankanın İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 14/06/2022 tarihli 2022/7837 sayılı dosyasında davalı .... A.Ş'den alacağının 69.420,14 TL asıl alacak, 83.928,27 TL faiz, 4.196,41 TL %5 BSMV, 6.225,16 TL masraf olmak üzere 163.769,98 TL nakdi kredi borcu olduğu rapor edilmiş, alınan bilirkişi raporu Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görüldüğü anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davalının davacıya belirtilen kadar borçunun olmadığı, davalı yanca talep edilen konkordato kapsamında İzmir 2. ATM'nin 2019/487 esas sayılı dosyası üzerinden taraflar arası ilişki kapsamında borca yönelik ayrıntılı rapor alındığı, konkordato dosyası incelenmeden hazırlanan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, rapordaki hesaplamaların ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiği, icra inkar tazminatının yerinde olmadığı, haksız ve kötüniyetle takip başlatıldığı için davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği, mahkemece bu yönden tazminat hakkında bir karar verilmediği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Her ne kadar davalı yanca davalı şirket hakkında İzmir 2. ATM'nin 2019/487 esas sayılı dosyasındaki konkordato yargılama dosyası kapsamında yapılan incelemeler değerlendirilmeden hazırlanan bilirkişi raporunun eksiklik oluşturduğu belirtilmiş ise de konkordato davasında mahkemenin yaptığı incelemenin gerçek anlamda alacak-borç hesabını içermediği, konkordato yargılamasını yapan mahkemece her bir alacağın miktarının, taraflar arasındaki esas uyuşmazlığın ve alacağın gerçekten var olup olmadığı şeklinde alacağın maddi vakasına yönelik bir inceleme yapılmadığı, bu tarz bir incelemenin konkordato yargılaması kapsamını aştığı, konkordato yargılamasını yapan mahkemece borçlunun borca batık olup olmadığı, ödeyebilme kabiliyeti, projenin gerçekçi ve sürdürülebilir olup olmadığı ve alacakların ise yaklaşık miktarının tespiti suretiyle tasdik için gerekli çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı yönündeki genel mali durumun kontrolü yönünden inceleme ve araştırma yapıldığı göz önüne alındığında alacağın gerçekliği yönünde yapılan tespitlerin maddi vaka tespiti gibi değerlendirilmesi mümkün olmadığından yerel mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu kapsamda rapor hazırlanmasının yerinde ve isabetli olduğu ayrıca konkordato dosyası üzerinden bir incelemenin yapılmasına gerek olmadığı, alacak ve borç durumunun genel ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmek eksiklik olduğu yönünde davalı tarafının itirazlarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı yanca taksitli ticari, spot kredi, business kredi kartı kullandığı ve çek karnesi alarak kullandığı anlaşılmakla, borcun ödenmemesi üzerine hesabın usulüne uygun olarak kat edildiği, kat ihtarına yönelik ihtarname sonrası da bir takım ödemeler yapıldığı, bunun bilirkişi tarafından da tespit edildiği, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun yerinde ve yeterli olduğu gibi denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın nakdi ve gayri nakdi olmak üzere toplam 172.279,98 TL alacağının olduğu, gayri nakdi yönden dört çek karşılığı yaprak bedeli olan 8.120,00 TL'nin taahhüt çıkışı açıklaması ile sona erdiği yönündeki tespitin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla alacak miktarının doğru tespit edilmesine, davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine göre davacı lehine verilen hüküm bakımından; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bu yönden istinaf talebinin yerinde olmadığı ve ancak istinaf talebi ile alacağın kabul edilmeyen bölümü yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de dosya kapsamına kazandırılan bilgi ve belgelere göre davacı yan yönünden kötü niyetli alacak talebinde bulunulduğunun düşünülmesini gerektirecek bir durumun olmadığı değerlendirilerek davalı yanın tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı değerlendirilmekle bu yönden istinaf istemi yerinde değil ise de İDM'ce bu yönden bir değerlendirme yapılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.187,12-TL'den peşin alınan 2.796,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.390,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.