12. Ceza Dairesi 2022/3315 E. , 2023/1202 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci…
**12. Ceza Dairesi 2022/3315 E. , 2023/1202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 28.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla 29.07.2016 tarihinde emniyetteki ifadesinin ardından tutuklandığını, 16.12.2016 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye edilmesiyle adli kontrol altına alındığını, 17.08.2018 tarihine kadar süre bu karar nedeniyle seyahat özgürlüğünün kısıtlandığını ve kararın ölçülü olmadığını, yürütülen soruşturma sonunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kararın 19.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, 116 gün uzun süre tutuklu kalan davacının, 2016 eylül ayında emeklilik talebinde bulunması nedeniyle Polis Bakım Yardım Sandığı'ndan ödenmesi gereken alacağın hesapların blokeli olması nedeniyle ödemenin gerçekleştirilmediğini, dolayısıyla bu ödemeyi aldığı 22.03.2017 tarihine kadar işleyecek faizin de maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca erken emeklilik nedeniyle erken kapama tazminatı kesildiğini, kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle 8.500,00 TL avukatlık ücreti ödediğini öne sürerek toplam 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 29.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 12.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, iddiayı ispatlar belge sunulmadığını, talep edilen miktarların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2020/134 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2022 tarih, 2021/59665 sayılı tebliğnamesi ile temyiz sebeplerin esastan reddiyle kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.